Pablo Escobar’ın Kayıp Milyonları Nerede?

 
 
 

Pablo Emilio Escobar Gaviria (1 Aralık 1949, Kolombiya – 2 Aralık 1993, Medellín, Kolombiya), Kolombiyalı uyuşturucu baronu ve Medellín Karteli’nin kurucusudur.

Escobar, başta DEA olmak üzere çeşitli kurumlar tarafından ilk ve en ünlü “narko-terörist” olarak tanımlanmaktadır. Yapmış olduğu uyuşturucu ticaretinin en parlak döneminde Dünya’nın en zengin 7. insanı olmuştur.

“Kokain Kralı” olarak da adlandırılan Escobar’ın, öldüğü zaman servetinin yaklaşık 30 milyar dolar (2019 enflasyonuyla 58,7 milyar dolar) olduğu tahmin edilmektedir. Uyuşturucu sektöründe farklı uyuşturucu kartellerini bir araya getirerek kokain ticaretini tekelleştirmesi, devrim niteliğinde bir etki yaratmıştı. 1980’lerden 1991’e kadar lideri olduğu Medellín Karteli; başta Amerika Birleşik Devletleri ve Güney Amerika olmak üzere birçok bölgede büyük çaplı uyuşturucu ağları oluşturmuştur. Uyuşturucu kaçakçılığının yanı sıra Kolombiya Hükümeti’ne savaş ilan etmiş; güvenlik birimlerine, kamu çalışanlarına ve sivillere karşı bombalı ve silahlı eylemler gerçekleştirmiştir. Escobar, en az 4000 kişinin ölümünden sorumlu tutulmaktadır. Ayrıca M-19 gibi yasa dışı örgütler ve Küba için kaçak silah ticareti yapmış, kara para aklamıştır.

İlk yılları

1949’da Kolombiya’nın Rionegro şehrinde yaşayan çiftçi bir baba ile ilkokul öğretmeni bir annenin yedi çocuğundan biri olarak dünyaya gelen Escobar, doğumundan kısa bir süre ailesi ile beraber Medellín’e taşındı. Yoksul bir ailenin evladı olan Escobar, Çocukluk ve gençlik yıllarını burada geçiren Escobar’ın suç hayatı ergenlik çağında başladı. Yaptığı ilk yasa dışı faaliyetleri stereo ekipman kaçakçılığı yapmak ve mezar taşlarını çalıp satmaktı. Medellín Universidad Autónoma Latinoamericana’da eğitim gördü ancak mezun olmadan üniversiteyi bıraktı. 1970’lerin başında, hırsızlık yapmaya devam eden Escobar, Medellínli bir yöneticiyi kaçırmış ve kişiyi serbest bırakmasının karşılığında fidye olarak 100.000 dolar kazanmıştır.

Hayatı

1976’da Escobar, kokain işine girmeye karar vermiş, Fabio Restrepo gibi rakiplerini öldürmüş ve bölgede uyuşturucu kaçakçılığı yapan çeşitli kişiler ile Medellín merkezli Medellín Karteli isimli uluslararası faliyet gösteren yasa dışı bir suç örgütü kurmuştur. 1976 yılında Escobar ve çok sayıda adamı Ekvador’da 18 kg uyuşturucu madde ile yakalanmıştır. Açılan dava süresince hâkimlere rüşvet teklif etmiştir fakat davadan beraat edememiştir. Aylar süren yasal süreçten sonra kaçakçılığına tanıklık eden 2 memur Escobar tarafından öldürülünce dava düşmüştür.

1980’lere kadar Escobar’ın aylık 70 ila 80 ton arasında uyuşturucu sevkiyatı gerçekleştirdiği tahmin edilmektedir. 1980’li yıllarda ise hava yolu desteği ile Florida üzerinden özellikle Amerika’ya yasa dışı yollarla uyuşturucu ticareti gerçekleştirmeye başlaması ile kazancı hızla artmıştır. Amerika’nın uyuşturucu trafiğinin yüzde 80’i bu dönemde Medellin kartelinin eline geçmiştir. Yine aynı dönemde günlük 60 milyon dolardan fazla kazanç elde etmiştir, ayrıca bu rakamlarla Medellín’i kokain kaçakçılığının başkenti haline getirmiştir. 1980’lerin ortasında uyuşturucu trafiğinden elde ettiği para sayesinde hızla dünyanın en zengin insanlarından biri hâline geldi. 1990’lı yılların başında ise liderliğideki Medellín Karteli’nin gücü zayıflamış ve Escobar’ın ölümüyle kartel tamamen dağılmıştır.

Uyuşturucu ticaretinden kazandığı para ile 1978 ila 1982 yılları arasında Kolombiyalıların desteğini kazanmak amacıyla fakir kesimler için hastane, stadyum ve konutlar inşa ettirmiş, çeşitli spor takımlarına ve kurumlara sponsor olmuştur. Yaptığı bu yardımlardan dolayı halkın bir kesimi tarafından “Robin Hood” lakabı takılan Escobar 1982 yılından halktan aldığı oylar ile Kolombiya Liberal Partisi’nin adayı olarak Kolombiya Meclisi’ne seçilmiş fakat seçildikten iki yıl sonra işlediği suç faliyetlerinin ifşa edilmesi sonucu istifa etmek zorunda kalmıştır. Escobar’ın işlediği suçların ortaya çıkarılmasında önemli rol oynayan dönemin Kolombiya Adalet Bakanı, Escobar’ın istifası sonrası suikaste uğramış ve öldürülmüştür.

Pablo Escobar; başta Cali Karteli olmak üzere yerli ve yabancı rakip kartellerle savaşarak birçok insanın ölümüne sebep olmuştur. Uyuşturucu kaçakçılarının Amerika’ya yollanma kararını protesto eden Escobar, devletin aldığı bu karardan dolayı Kolombiya Hükümeti’ne savaş ilan etmiş; aralarında gazeteciler, siyasiler ve kamu çalışanları da olmak üzere birçok insanı kaçırıp rehin tutmuştur. Güvenlik güçlerine silahlı saldırılar düzenleten Escobar, aralarında yolcu uçağı da olmak üzere sivillere karşı bombalı ve silahlı eylemler düzenlenmesini emretmiştir. Escobar’ın silahlı ve bombalı eylemleri doğrultusunda en az 4000 insanı öldürdüğü düşünülmektedir. Ayrıca Kolombiya’da faliyet gösteren Ulusal Kurtuluş Ordusu gibi yasa dışı silahlı örgütleri Kolombiya’da bombalı saldırılar yapmaları için desteklemiştir. İşlediği uyuşturucu kaçakçılığına dair suç kayıtlarını sildirmek için, Kolombiya’da faaliyet gösteren ayrılıkçı M-19 adlı silahlı örgütü finanse etmiş ve örgütün başkent Bogota’da bulunan Adalet Sarayına saldırıp, üst düzey yargıç ve hakimleri rehin alıp, öldürmesine ön ayak olmuştur. Kolombiya’da gerçekleştirdiği silahlı ve bombalı eylemler yüzünden Forbes dergisi Kolombiya’yı dünyanın cinayet başkenti ilan etmiştir. Öte yandan Escobar, Kolombiya halkına karşı yaptığı hiçbir saldırı eyleminin sorumluluğunu üstlenmemiştir. Gerçekleştirdiği eylemlere rağmen birçok Medellínli tarafından sevilmektedir.

Kardeşim Escobar Kitabı

“Kardeşim Escobar” adlı kitapta, Pablo’nun kardeşi ve muhasebecisi Roberto Escobar, Pablo’nun orta sınıfken nasıl milyarder biri olduğunu anlatır. Gücünün zirvesindeyken kokain satışlarından günde yarım milyon Amerikan doları kazandığını, para destelerini bir arada tutmaya yarayan lastikler için haftada 2500 dolar civarı para ödediğini; ayrıca kazandığı paraların %10’a yakın kısmını farelerin yediği ve ıslaklıktan dolayı paraların çürüdüğü yazmaktadır.

Kişisel hayatı

1976 yılının Mart ayında 27 yaşında iken Escobar, 15 yaşındaki Maria Victoria ile evlendi ve çiftin Juan Pablo (şimdiki adı Juan Sebastian Santos Marroquín) ve Manuela adında iki çocuğu oldu.

Ölümü ve sonrası

2 Aralık 1993 tarihinde Pablo Escobar’a karşı yapılan operasyonda Pablo Escobar arama ekibinden kaçarken radyo dalgaları teknolojisi kullanarak Kolombiya elektronik gözetleme ekibi tarafından yeri tespit edildi; Tuğgeneral Hugo Martínez tarafından yönetilen operasyonla Medellin’de orta sınıf bir daire içinde saklanırken bulundu. Uzun çatışma sonrası DEA ve Kolombiya güvenlik güçleri tarafından öldürüldü. Ölümünden sonra akrabaları tarafından Escobar’ın öldürülmek yerine intihar ettiği de iddia edilmiştir.

Cenaze törenine yaklaşık 25 bin civarı seveni katıldı. Yine akrabaları tarafından Pablo Emillo Escobar Gavirya’nın sol kulağına ateş ederek intihar ettiği ve Medellín’de ölmeyi Amerika’da hapiste geçirmeye tercih edeceğini söylemiştir. Oğlu Juan Pablo Escobar veya şu anki adı ile Sebastián Marroquín ise telefondaki konuşmalarını anlatırken babasının “intihar edeceğini ve teslim olmayacağını defalarca kez dile getirdiğini” söylemiştir.

Bu Yazıyı Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.