<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık - Nasıl Yapılır?</title>
	<atom:link href="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/saglik/</link>
	<description>Merak Ettiğiniz Herşey Burada.!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 May 2022 14:13:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2018/06/cropped-favicon-150x150.png</url>
	<title>Sağlık - Nasıl Yapılır?</title>
	<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/saglik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Parmak Çıtlatmanın Zararları Nelerdir?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/parmak-citlatmanin-zararlari-nelerdir/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/parmak-citlatmanin-zararlari-nelerdir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Apr 2020 09:30:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=7137</guid>

					<description><![CDATA[Günlük hayattaki stres içerisinde birçok kişi sinir halinde iken panik içerisinde iken veya ortada hiçbir <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Günlük hayattaki stres içerisinde birçok kişi sinir halinde iken panik içerisinde iken veya ortada hiçbir durum söz konusu değil iken alışkanlık haline getirerek parmaklarını çıtlatmaya başlar. Bu eylem parmağını çıtlatan kişiye rahatlık verir iken etrafındaki kişileri rahatsız edebilir veya parmak çıtlatmanın bazı yan etkileri meydana gelebilir. Bu makalede sizlere parmak çıtlatmanın zararları parmak çıtlatma alışkanlığının nasıl bırakılabileceği ve parmak çıtlatma sonucunda meydana gelebilecek yan etkilerin neler olduğu konusunda bilgi paylaşımında bulunacağız. </p>



<p>Her ne kadar bazı kaynaklarda parmak çıtlatmanın çok ciddi problemlere sebebiyet vermeyeceği söylense dahi ihtimaller olarak oluşabilecek bazı zararları belirtmekte fayda vardır diye düşünmekteyiz. Parmak çıtlatma sonucunda bazı problemler meydana gelmektedir. Parmak çıtlatmak bağların zarar görmesine neden olabilmektedir. Uzun yıllar boyunca parmak çıtlatmak parmakların zayıflamasına ve ellerin gücünün azalmasına yol açabilmektedir. Yapılan başka bir araştırmaya göre ise parmakları çıtlatmak eklem şişkinliklerine neden olabilmekte ve eklem kapsüllerinde yumuşak doku hasarına neden olmaktadır. Kemikleri birbirine bağlayan yumuşak dokularda ise hasar meydana gelebilmektedir. Parmak çıtlatan kişilerin kavrama yetenekleri parmak çıtlatmayan kişilere nazaran daha düşük olabilmektedir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="620" height="310" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/parmak-citlatmak-zararli-midir.jpg" alt="" class="wp-image-7155" srcset="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/parmak-citlatmak-zararli-midir.jpg 620w, https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/parmak-citlatmak-zararli-midir-300x150.jpg 300w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading">Parmakları Neden Çıtlatıyoruz</h2>



<p>Çok uzun süre zarfında yazı yazmakta olan inşalar yazıcı krampı denilen sorun sonucunda ise parmaklarına rahatlık kazandırmak amacıyla parmaklarını çıtlatmaktadırlar. Stresli olunan anlarda özellikle önemli bir sınav öncesinde veya uzun süre ellerin kullanılması ile ellerdeki ağrıları hafifletmek amacıyla parmak çıtlatılmaktadır. Bazen de belirgin hiçbir sebep olmaksızın sadece alışkanlıktan ötürü veya gevşeyip rahatlamak amacıyla parmaklarımızı çıtlatabilmekteyiz.</p>



<p>Bu alışkanlıktan kurtulmak çok kolay olmasa da elleri başka bir şey ile meşgul ederek bir süre sonra bu alışkanlıktan kurtulabiliriz. Örneğin ele kalem ya da bozuk para alarak eli bir şey ile meşgul ederek bir süre sonra kendinize zarar vermeyecek bir alışkanlık kazanılarak parmakların gücünü ve koordinasyonunu artırabiliriz. Hem parmaklar ve hem de zihni meşgul edecek bir hobi edinilebilir. Örneğin resim yapılabilir, yazı yazılabilir, boya yapılabilir veya yeni bir puzzle oyununa başlanarak bu alışkanlığı unutabilirsiniz. Çantada bulundurulacak olan el kremi ile parmak çıtlatılmak istendiğinde hemen çantadaki krem çıkarılarak ellere sürülebilir. Bu durumda ellerin meşgul olması sağlanır ve aynı zamanda yumuşak ve nemli ellere sahip olunabilir.</p>



<p>Etrafınızda bulunan yakın arkadaş veya aile bireyleri tarafından parmaklarınızı çıtlatmaya başladığınızda ise sizi devamlı uyarmalarını isteyebilirsiniz. Genel olarak etrafınızdaki insanlar parmak çıtlattığınızdan sizden daha çok farkında olurlar. Stres topu kullanarak parmak çıtlatmanın size vereceği geçici ve zararlı olan rahatlamayı stres topu ile giderebilirsiniz. Parmakları çıtlatma pozisyonuna getirerek çıtlatmadan hafifçe esneterek parmak germe egzersizlerini de uygulayabilirsiniz.</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Parmak çıtlatma erkeklerde kadınlardan daha fazla görülür.</li><li>Hangi araştırmayı okuduğunuza bağlı olarak insanların %25 ila %54’ü parmaklarını çıtlatır.</li><li>Parmaklarınızı bir kez çıtlattıktan sonra yaklaşık 15-20 dakika boyunca aynı parmağı bir daha çıtlatamazsınız. Çünkü açığa çıkan gazların tekrar eklem sıvısına karışması belirli bir süre gerektirmektedir.</li><li>Parmak çıtlatmanın ellerde titremeye yol açmadığı söylenmektedir. Eğer ellerinizde titreme varsa bunun arkasında muhtemelen başka bir nörolojik neden vardır ve doktora görünmeniz gerekir.</li><li>Bazı kişiler parmaklarının ucundan çekerek, bazıları ise ellerini yumruk yaparak ya da parmaklarını geriye iterek parmaklarını çıtlatırlar. Ama çıtlatma sesi hepsinde aynı çıkacaktır.</li><li>Tam parmaklarınızı çıtlattığınız anda röntgen çektirecek olsanız hava kabarcıklarını görmeniz mümkün olacaktır.</li><li>Parmak çıtlatmak her ne kadar çıtlatan kişiyi rahatlatsa da, etraftakilerin sinirini bozabilmektedir.</li></ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/parmak-citlatmanin-zararlari-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kan Bağışı Nasıl Yapılır?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/kan-bagisi-nasil-yapilir/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/kan-bagisi-nasil-yapilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2020 09:16:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gerekli Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=7134</guid>

					<description><![CDATA[Kan bağışı yapmak hem veren hem de ihtiyacı olan için çok önemlidir. Veren için neden <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kan bağışı yapmak hem veren hem de ihtiyacı olan için çok önemlidir. Veren için neden önemli diye soracaksınız muhtemelen. Kısaca bu konuda sizlere bilgi verelim. Mutlaka bilenleriniz vardır ancak biz gene de kısaca bir açıklama yapalım. Yılda en az 2 kez kan vermek insan vücudunun yenilenmesine yardımcı olmaktadır. Organlarımız içinde ki kanın yenilenmesi için de kan bağışı çok önemlidir. Bu sayede yeni kan üretimi yapılacaktır. Sadece fiziksel olarak değil psikolojik olarak da rahatlamamıza yardım edecektir. Ayrıca gönüllü kan bağışı yapanların kanlarının daha temiz olduğu bir gerçektir. Sizin de bir gün kana ihtiyacınız olabileceği gerçeği vardır. Bu nedenle hem kendiniz hem de etrafınız da ki insanları kan vermek için teşvik etmeniz iyi olacaktır. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img decoding="async" width="620" height="255" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/kan-bağışı-yapımı.jpg" alt="" class="wp-image-7146" srcset="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/kan-bağışı-yapımı.jpg 620w, https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/kan-bağışı-yapımı-300x123.jpg 300w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure></div>



<p>Eğer kan vermek istiyorsanız belirli prosedürleri yerine getirmeniz gerekiyor. Yasal bir sürecin işlemi gerekiyor. Bu sürecin işlemesi için ilk olarak kimlik bilgilerinizin ve ikametinizin Türkiye’de olması gerekiyor. Türkiye vatandaşı olmayanlardan kan bağışı bilgileri izlenemediği için alınmıyor. Kan bağışı yapmak için ilk olarak Donör sorgulama forumunu doldurmanız gerekiyor. Bu kan bağışının temel ilkeleri arasında ilk sırada yer alıyor. Bu formda bir çok soru bulunuyor. Kan bağışı yapmak isteyen kişi bu soruları okuyacak ve sorgulama formunu eksiksiz olarak doldurması gerekiyor. Doldurma işlemi bittikten sonra el yazısı ile isim ve soy ismi yazmalı ve imzası bulunmalıdır.</p>



<p>Bu formu doldurduktan sonra kan verecek kişinin tüm bilgileri gerektiği şekilde doldurularak sisteme kaydı yapılmalıdır. Kan değerlerinizin incelemesine sıra gelecektir. Bu işlemi yapmak için herhangi bir hastaneye ve kan bağış merkezine gitmeniz gerekiyor. Kan sayımızın yapıldıktan ve sonuçlar çıktıktan sonra gerekli seviyede kanınız varsa kanınız gerekli personel tarafından alınacaktır. Kan alma işlemi bittikten sonra kendinizi toplamanız için size yiyecek ve içecek verilecektir. Çünkü verdiğiniz kanı vücudunuz tekrar üretmesi biraz zaman olacaktır. Kanınız test edilmek için kan veri merkezine gönderilecektir. İncelemeler sonucunda eğer bir sorununuz ortaya çıkarsa kısa süre içerisinde size ulaşılacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/kan-bagisi-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nasır Nasıl Tedavi Edilir?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/nasir-nasil-tedavi-edilir/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/nasir-nasil-tedavi-edilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Apr 2020 09:08:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=7133</guid>

					<description><![CDATA[Nasır kelimesi ile karşılaştığımızda aklıma gelen ilk detay emekçi insanlar olmaktadır. Geleceği ve ailesi için <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Nasır kelimesi ile karşılaştığımızda aklıma gelen ilk detay emekçi insanlar olmaktadır. Geleceği ve ailesi için sürekli çalışan bu insanların ellerinde oluşan nasırlar göz önüne gelmektedir. Ancak günümüzde birçok insan farklı nedenlerden ötürü el ve ayaklarında nasıl sorunu ile karşılaşabilmektedir. Nasır el bölgesinde, diz kapağı ve çevresinde oluşmaktadır. Özellikle ayaklarda sıklıkla görülen bir sorundur. Nasır sürtünme ve basınç gibi derinin kalınlaşması sonucunda ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Ayaklarda nasırın oluşmasının en önemli neden ise yanlış ayakkabı seçimi ve yürüme alışkanlığının olmasıdır. </p>



<p>Nasırlar genel olarak ikiye ayrılmaktadır. İltihaplı ve iltihapsız olarak ayrılan nasırlar doğru şekilde tedavi edilerek kurtulabilir. Bu sorunun çözümü için çeşitli ilaç ve losyonlardan yararlanabilirsiniz. Ayrıca doğal ürünler ile de farklı tedavi yöntemleri bulunuyor. Tabi tedavi sürecinin başlamasından önce bu sorunun neden ortaya çıktığını bulmanız gerekiyor. Örneğin ayaklarda oluşan nasırın oluşmasına genelde yanlış ayakkabı tercihi başlıca etkendir. Bunu değiştirmeden tedaviye başlamanız yanlış olacaktır. Gerekli nem düzeyine ve temizliğe sahip olmadığı için dikkat edilmesi gereken önemli bir detaydır.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img decoding="async" width="620" height="258" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/nasır-nedir.jpg" alt="" class="wp-image-7144" srcset="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/nasır-nedir.jpg 620w, https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/nasır-nedir-300x125.jpg 300w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading">Nasırı Tedavi Eden Doğal Ürünler</h2>



<p><strong>Topuk taşı</strong>, ponza olarak da bilinmektedir. Bu nasırın iyileşmesinde kullanılan en etkili yöntemlerden birisidir. Nasırın etrafında bulunan ölü deriyi kaldırması ile birlikte nasır nedeniyle oluşan şiddetli ağrılardan kurtulma konusunda size yardımcı olacak bir detaydır. Ilık suda bekletildikten sonra uygulanması doğru bir tedavi süreci için dikkat edilmesi gereken bir detaydır. 5 dakika işlem yapıldıktan sonra Hint yağı ile bu bölge kapatılmalıdır. Hızlı bir çözüm için bu yöntem sıklıkla tercih edilmektedir.</p>



<p><strong>Badem Yağı</strong>, E vitamini sayesinde cilt üzerinde oluşan problemleri giderme konusunda etkili olmaktadır. Bu yağ nasır bölgesini yumuşatarak zaman içerisinde nasırın kaybolmasına yardımcı olmaktadır. Nasırın olduğu noktaya fazla bastırmadan masaj yaparak kullanılması temizlik konusunda yardımcı olmaktadır. Ayrıca bu bölgede nasır nedeniyle oluşan ağrıdan kurtulma konusunda da yardımcı olmaktadır.</p>



<p><strong>Beyaz sirke</strong>, günde bir kez kullanmak yeterli olacaktır. Bir bardak su içerisinde bardağın içindeki suyun üçte biri kadar beyaz sirke koymak gerekiyor. Bu maddenin içerisinde bulunan asitler nasır bölgesinde ki enfeksiyonu tedavi etmesi ve tedavi etmesi konusunda yardımcı olmaktadır. Özellikle bu bölgeye beyaz sirke uyguladıktan sonra bir gün bekletip ardından ponza taşı ile temizlik yapmak nasırı daha hızlı bir şekilde tedavi etme konusunda size yardımcı olacaktır.</p>



<p><strong>Sarımsak</strong>, bin bir derde deva bu mucizevi ürün aynı zamanda içinde bulunan antioksidan sayesinde nasırı tedavi etmek için de kullanılabilir. Bunu yatmadan önce kullanmanız gerekiyor. Nasırlı bölgeye sarımsak sürülmeli ve sabaha kadar kurumaya bırakılmalıdır. Bu bölge sabah ılık su ile yıkanmalıdır. Sarımsak tek kullanılabileceği gibi istenirse sirke ile de kullanılabilir. Tabi sirke ile kullanırsanız sarımsak sürüldükten iki ya da üç saat sonra temizliği yapılmalıdır. Sabaha kadar bekletmek zararlı olabilir.</p>



<p>Nasırdan kurtulmak için bu yöntemleri doğal yollar olarak kullanabilirsiniz. Farklı yöntemleri bantları ve losyonları da kullanarak da nasır illetinden kurtulabilirsiniz. Özellikle ayak bölgesinde çıkan nasırlar insana ciddi ağrılar çektirmektedir. O nedenle size tavsiyemiz doğal&nbsp; yöntemleri ya da nasır bantlarını kullanarak bu illetten en kısa sürede kurtulmanız olacaktır. Tamamen kurtulabilmeniz için en önemli detay ise bu sorunun oluşmasına neden olacak sorunun belirlenerek, ortadan kaldırılması önemli olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/nasir-nasil-tedavi-edilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kürtaj Nasıl Yapılır?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/kurtaj-nasil-yapilir/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/kurtaj-nasil-yapilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2020 09:38:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=7131</guid>

					<description><![CDATA[Kürtaj basitçe, tıbbi yöntemlere dayalı olarak rahim içerisindeki gebeliğin vaktinden önce sonlandırılması anlamına gelir. Daha <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kürtaj basitçe, tıbbi yöntemlere dayalı olarak rahim içerisindeki gebeliğin vaktinden önce sonlandırılması anlamına gelir. Daha sık olarak istenmeyen gebelikler için uygulanır ancak bebekte ya da annede bulunan bir sağlık sorunu,&nbsp;düşük&nbsp;gibi nedenlerle de kürtaj işlemi yapılır.</p>



<p>Kürtaj işlemi dendiğinde akıllara önce evlilik dışı ilişkiler sonucunda yaşanan hamileliklerin sonlandırılması geliyor. Ancak kürtaj, halihazırda zaten anne olan kadınlar tarafından da zaman zaman tercih edilebiliyor. Özellikle;</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Daha fazla çocuğa bakacak durumu olmayan,</li><li>Yeni bir çocuk büyütmeye hazır olmayan,</li><li>Kariyer planı yapan,</li><li>Evliliğinde problemleri olan,</li><li>Psikolojik ya da fiziksel olarak kendini hazır hissetmeyen anneler, yeni hamileliklerini kürtaj ile sonlandırmayı düşünebiliyorlar.</li></ul>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" width="620" height="310" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/kürtaj.jpg" alt="" class="wp-image-7138" srcset="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/kürtaj.jpg 620w, https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/kürtaj-300x150.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading">Kürtaj Nasıl Yapılır?</h2>



<p>Öncelikle işlemi gerçekleştirecek doktorun, seni hem fiziksel hem de psikolojik olarak inceleyecektir. Durum ne olursa olsun herhangi bir aksilik olmaması için;</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Kan sayımı,</li><li>Kan grubu teşhisi,</li><li>Kan pıhtılaşması tahlilleri istenir. Ayrıca muhakkak&nbsp;ultrason incelemesi&nbsp;de yapılır.</li></ul>



<p>Genital bir enfeksiyon olup olmadığı da kontrol edilir. Eğer varsa antibiyotik tedavisine başlanır ve enfeksiyon ortadan kalktıktan sonra kürtaj işlemi yapılır.</p>



<p>Kürtaj için hem genel hem de lokal anestezi seçeneği mevcuttur ancak genel anestezi daha çok tercih edilir. Anestezi ile uyutulduktan sonra küçük bir jinekolojik muayene yapılır ve enfeksiyon durumu olmaması için rahim ağzı antiseptik solüsyonlarla yıkanır. Ardından dilatasyon denen rahim ağzını açma işlemi gerekirse uygulanabilir.</p>



<p>En çok tercih edilen yöntem vakumlu kürtajdır. Plastik kanüller yardımıyla rahim içinin kazınması şeklinde yapılır. Bu kanüller pipetlere benzer, uçlarında enjektör benzeri bir alet bulunur. Kanüller dışarıdan bir vakum cihazına bağlanır ve rahim içine sokularak parçaların alınması sağlanır. Vakumun cinsi gebelik haftasına göre değişir. 10 haftadan küçük bebekler için şırınga büyüklüğü yeterliyken, daha büyük bebekler için elektrikli bir vakum gerekebilir.</p>



<p>Temizleme işlemi rahim içinde parça kalmadığından emin olunana kadar yapılır. Ardından kanüller rahim içinden çıkarılır ve tekrar antiseptik solüsyonla yıkanır. Eğer kanama mevcutsa durdurulması sağlandıktan sonra, hastanın uyanması beklenir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kürtaj Nerede Yapılır?</h2>



<p>Kürtaj lisanslı özel hastane-kliniklerde ve devlet hastanelerinde yapılır. Bu sağlık kuruluşlarının tam teşekküllü ve hijyen bakımından temiz olmaları, modern tıbbi cihazlar kullanmaları önemlidir. İşlem genellikle uzman-tecrübeli jinekolog cerrahlar tarafından gerçekleştirilir. Dahiliye cerrahları da kürtaj ruhsatına sahiptir. Pratisyen hekimler eğitim programlarına katılıp lisans alarak kürtaj yapabilirler.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kürtaj Yasal mı?</h2>



<p>Kürtaj konusu bir dönem ülkemizde ciddi tartışmalara yol açtı. Bu nedenle isteğe bağlı gebelik sonlandırma, Türk Medeni Kanunu içerisinde bulunan maddelerle düzenlendi ve hamileliğin belli süreleri içerisinde, belli şartlarla kürtaj yapma izni sağlandı. Yani kürtaj yasal süresi, kanunlar tarafından belirlenen bir durum.</p>



<p>Ülkemizde kürtaj konusunun bu kadar tartışmalı olma sebebini anlamak için Türk Medeni Kanunu’nun 28. Maddesini inceleyebiliriz. Bu madde;</p>



<p><strong><em>“Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer. Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder.”</em></strong>&nbsp;şeklinde düzenlenmiş. Buna göre anne karnındaki bebeğin hayatının sonlandırılması kimi çevrelerce “cinayet” olarak adlandırılıyor.</p>



<p>Bunun dışında Türk Ceza Hukuku Kanunu’nda “çocuk düşürtme” ve “çocuk düşürme” konularını işleyen maddeler de bulunuyor. Bu maddelere göre belirtilen zamandan önce rızaya dayalı olsa bile çocuk aldıran kişilere hapis ve para cezası kesilebiliyor. Bu arada belirtilen süre öncesinde yapılacak kürtaj işleminin yeterli donanıma sahip ve uzman kişilerce yapılması şart koşuluyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kürtaj Riskleri</h2>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>Enfeksiyon:</strong>&nbsp;Rahim enfeksiyonu sık rastlanır ve eksik kürtaj, cinsellikle bulaşan mikrop vb. nedenlerden kaynaklanabilir. Tipik belirtisi yüksek ateştir. Acil tedavi edilmezse kısırlık nedeni olabilir. Kronik bir enfeksiyon olan pelvik inflamatuar hastalık (PID) gelişebilir. Önlem olarak işlem öncesi-sonrası&nbsp;antibiyotik&nbsp;reçete edilebilir.</li><li><strong>Aşırı kanama:</strong>&nbsp;Kürtajın tamamlanmadığına işaret olabilir. İkinci bir küretaj ve nadiren kan nakli gerekebilir.</li><li><strong>Rahim hasarı:</strong>&nbsp;Kürtajda kullanılan cerrahi aletler bazen rahmi delebilir. Bu da nadiren karın enfeksiyonuna (peritonit) ve ciddi kan kaybına yol açabilir.Hemen fark edilip tedavi edilebilir.</li><li><strong>Rahim ağzı yaralanması:</strong>&nbsp;Serviks genişletme işlemleri yoğun uygulanırsa serviks zayıflayabilir ve buna ‘yetersiz’ serviks denir. Kürtaj sonrası hamileliklerde düşük riskini artırır.</li></ul>



<h3 class="wp-block-heading">Eğer aşağıdakileri yaşıyorsanız <strong>zaman kaybetmeden doktorunuzu arayınız!</strong></h3>



<ul class="wp-block-list"><li>*İşlem sonrası fenalık, baygınlık, kendinden geçme hissi yaşarsanız.</li><li>Kanamanız çok fazla ise ve gittikçe şiddetleniyorsa</li><li>Kürtaj uygulamasının üzerinden 12 20 gün geçmesine rağmen adet sancıları ve kanamalarına benzeyen kanamaların devam etmesi</li><li>Sancılı ve kramp tarzı şiddetli ağrılarınız varsa</li><li>Yüksek ateş ve kötü kokulu akıntılarınız varsa</li><li>Gebelik belirtilerinin hala devam ettiğini düşünüyorsanız</li></ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/kurtaj-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüp Bebek Nasıl Yapılır?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/tup-bebek-nasil-yapilir/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/tup-bebek-nasil-yapilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2020 09:22:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=7117</guid>

					<description><![CDATA[Son yıllarda gelişen medikal teknolojiler ile birlikte&#160;tüp bebek tedavilerinde başarı oranı artmış, çocuk sahibi olabilmesine <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p> Son yıllarda gelişen medikal teknolojiler ile birlikte&nbsp;tüp bebek tedavilerinde başarı oranı artmış, çocuk sahibi olabilmesine imkansız gözü ile bakılan pek çok çift bu tedavi sayesinde sağlıklı bir şekilde çocuk sahibi olabilmiştir. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Tüp Bebek Nedir?</h2>



<p>Tüp bebek&nbsp;tedavisi günümüzde en sık kullanılan yardım ile üreme tedavisidir. Teknik olarak tanımlamak gerekir ise, tüp bebek tedavisi kadın yumurta hücresi (oosit) ile erkek meni hücresinin (sperm) vücut dışında, özenle hazırlanmış laboratuvar koşullarında döllenerek, döllenmiş olan yumurta hücrelerinden (embriyo) belirli bir sayıda seçilmesi ve rahim içerisine yerleştirilmesidir.</p>



<p>1971 yılından itibaren tüp bebek ile ilgili olarak yapılan tüm uygulamalar günümüz tüp bebek tekniğinin temelini oluşturmaktadır. Tüp bebek tedavisinin modern kurucusu Robert G. Edwards’dur. Tüp bebek ile doğan ilk bebek (Louise Brown), 1978 yılında İngiltere’de dünyaya gelmiştir. Üreme sağlığında gerçekleşen bu devrimden sonra dünyada tüp bebek alanındaki çalışmalar hız kazanmış ve yaygınlaşmıştır. Türkiye’de 1989 yılında Ege Üniversitesi’nde ilk tüp bebek doğumu gerçekleşmiştir.</p>



<p>Birden fazla tedavi çeşidi bulunmaktadır.</p>



<p>Sizin ve bebeğinizin sağlıklı ve mutlu bir geleceğe sahip olması için, sizinle birlikte bu yolda yürümeye hazırız.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" width="620" height="347" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/tüp-bebek-nasıl-yapılır.jpg" alt="" class="wp-image-7118" srcset="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/tüp-bebek-nasıl-yapılır.jpg 620w, https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/tüp-bebek-nasıl-yapılır-300x168.jpg 300w, https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/tüp-bebek-nasıl-yapılır-360x200.jpg 360w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading">Tüp Bebek Nasıl Yapılır?</h2>



<p>Tüp bebek tedavilerinin türlerine göre süreleri de değişim gösterebilse de, en yaygın olarak uzun protokol uygulanmaktadır. Uzun protokolde tedavi basamakları şöyledir:</p>



<p><strong>1. Yumurtalıkların Uyarılması</strong></p>



<p>Yeni adet döneminin 3. gününde, yumurtalıkların uyarılması amacıyla iğne şeklinde hormon içeren ilaçlara başlanır. Bu ilaçların kullanılmasındaki amaç, birden fazla yumurta hücresinin gelişmesine yardımcı olarak gebelik ihtimalini arttırmaktır. Yumurtalıkların uyarılma süreci yaklaşık olarak 12 &#8211; 14 gündür fakat bu süreç yumurtalıkların ilaca olan cevabıyla belirlendiğinden, kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bu süreç esnasında 2-3 günde bir ultrason ile de yumurta gelişimi yakından takip edilmektedir.</p>



<p>Bu tedavi protokolünde ilacın kullanımının 6. gününde foliküllerin erken çatlamasını engellemek amacıyla koruyucu olarak gonodatropin-releasing hormon antagonisti verilir. Bu ilaç göbekten yapılmaktadır.</p>



<p><strong>2. Yumurta Toplanması</strong></p>



<p>Yumurtalar belirli bir olgunluğa ve boyuta ulaştıkları zaman, yumurta hücrelerinin çatlaması amacıyla farklı bir hormonal iğne kullanımına başlanır. Bu iğnenin yapımından yaklaşık olarak 34-36 saat sonra ise yumurta toplama işlemi gerçekleştirilir. Bu işlemin hassasiyeti açısından, iğnenin yapılış zamanı çok büyük önem taşımaktadır.</p>



<p>Yumurta toplama işlemi: Hasta sabah aç karnına kabul edildikten sonra uyutulup, yaklaşık olarak 15-20 dakika arasında süren yumurta toplama işlemi gerçekleştirilir. Hastanın uyuması sebebiyle bu işlem ağrısız bir işlemdir. IVF için yumurtalara vajinal yolla ulaşılır. Bu işlem için, yumurtaları dışarı doğru emen, ultrason yardımıyla yönlendirilen bir iğne kullanılmaktadır. Hasta başına 10-12 civarında olabilse de, yumurta sayısı değişkendir, ve bu sayı 1 ile 40 arasında değişim gösterebilir. Çok nadir de olsa hiç yumurta toplanamadığı durumlar görülebilmektedir. İşlemin hastanede kalmayı gerektirmemesi sayesinde hastalarımız birkaç saat sonra evlerine gidebilmektedirler.</p>



<p><strong>3. Yumurtaların Döllenmesi</strong></p>



<p>Elde edilmiş olan yumurta hücreleri, laboratuvar şartlarında ve sperm hücre kalitesine göre, klasik tüp bebek (IVF) ya da mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemi kullanılarak döllenir. Bu döllenme sayesinde anne karnında gelişen bebeğin temel taşı olan embriyo oluşmaktadır. Mikroskop altında tespit edilen döllenme, yaklaşık olarak 12 ile 15 saat arasında bir süreçte oluşmaktadır. Bu oluşumun sonucu hastaya bildirilir ve embriyo transferinin yapılması için bir gün kararlaştırılır.</p>



<p><strong>4. Embriyo Transferi</strong></p>



<p>Döllenmiş embriyoların (Pre-embriyo ya da zigot adı verilir) toplanmasından 48-72, hatta duruma bağlı olarak 120 saat sonra transfer yapılır. Bu transfer yapılma zamanı embriyonun kalitesine göre belirlendiğinden süreler değişiklik gösterebilir. Embriyolar, ince plastik bir boru şeklinde olan kateter yardımıyla rahim ağzından nazikçe geçilerek rahim içerisine transfer edilir. Transfer edilecek embriyoların sayısı 35 yaşın altındaki hastalarda ilk iki tedavide 1, diğer tüm hastalarda en fazla 2’dir. İşlemin basit ve ağrısız olması sebebiyle hasta hemen taburcu edilir. Progesteron dediğimiz, vajinal yoldan veya enjeksiyon olarak uygulanan hormon, yaklaşık olarak iki hafta sonrasında yapılacak olan gebelik testine kadar hastaya verilir. Gebelik testi sonucu pozitif olan hastanın, gebelik testi tarihinden 10 gün sonrasında gebelik kesesini görmek için ultrason yapılmaktadır.</p>



<p><strong>5. Gebelik Testi</strong></p>



<p>Transfer işleminden 12 gün sonra gebelik testi yapılır. Gebeliğin oluşup oluşmadığı öğrenilir. Bu test açlık ve tokluk gerektirmeyen kanda betaHCG dediğimiz bir kan testidir.</p>



<p>Gebelik testi olumlu sonuç verip gebelik gerçekleştikten 10 gün sonrası için ultrason kontrolü yapılır. Şehir dışı veya yurtdışındaki hastalarımız ise bulundukları yerde kontrollerini yaptırıp bilgi verirler.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/tup-bebek-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayak Kokusu Nasıl Giderilir?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/ayak-kokusu-nasil-giderilir/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/ayak-kokusu-nasil-giderilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2020 09:20:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=7099</guid>

					<description><![CDATA[Ayaklarda yaşanan kokunun sebebini araştıran birçok insan “Ayak kokusu neden olur” sorusunu da emin olun <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ayaklarda yaşanan kokunun sebebini araştıran birçok insan “Ayak kokusu neden olur” sorusunu da emin olun çokça sormuştur ya da konu hakkında araştırma yapmıştır.&nbsp;Ayak kokusunun nedeni&nbsp;olarak sadece bir sebep sunmak yeterli olmayacaktır. Ayak kokmasının genetiklikten tutun da&nbsp;stres&nbsp;ve&nbsp;şeker hastalığına&nbsp;kadar birçok sebebi olabilir.<br>İçeriğimizin bu bölümünde sizlere ayak kokusunu nedenleri maddeler halinde yazdık; İşte,&#8221;ayak kokusu nedenleri&#8221;…</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Aileden gelen bir genetik yapıdan dolayı ayak kokması gerçekleşebilir.</li><li>Az su için insanlarda ayak kokma sorunu yaşanır</li><li>Ter bezlerinin çok fazla çalışmasından dolayı ayak kokması yaşanabilir.</li><li>Mantar enfeksiyonu ayak kokmasının başlıca sebeplerindendir.</li><li>Başka bir hastalık için kullandığınız ilaçlar ayak kokmasına sebep olabilir.</li><li>Stres</li><li>Şeker hastalığı</li><li>Troid bezi hastalığına yakalanan insanlarda ayak kokusu yer almaktadır.</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading">Ayak Kokusuna Kesin Çözüm Önerileri</h2>



<p>Ayak kokusuna çözüm önerileri&nbsp;arasında sizlere kesin çözümlere yakın önerilerden bahsedeceğiz. Aşağıda yer alanları uyguladığınız takdirde&nbsp;ayak kokusuna kesin çözüm&nbsp;bulabilirsiniz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Temizlik</h2>



<p>İlk dikkat edeceğiniz şey temizliktir. Ayağınızın ve çorabınızın temiz olmasına özen gösterin. Her gün ayağınızı yıkayın ve temiz çorap kullanın. Çoraplarınızı ertesi gün giydiğinizde ayağınız temiz dahi olsa çoraptaki bakteriler daha hızlı üreyecek ve koku oluşumu hızlanacaktır. Ayrıca gün içinde ayağınızı yıkıyorsanız, iyi kurulamaya özen gösterin. Islak bıraktığınız ayak, özellikle parmaklarınızın arası koku oluşumunu arttırır. Ayakkabılarınızı da temiz tutmalısınız. Koku yerleşmişse mutlaka onu yıkamalısınız. Çamaşır makinesinde düşük ısılarda spor ayakkabılarınızı yıkayabilirsiniz. Eğer klasik bir ayakkabıysa ya da yıkanamıyorsa tabanlığını mutlaka değiştirmelisiniz. Yılda 2 kere iç tabanlığını değiştirdiğiniz ayakkabınızın koku sorunu olmadığını göreceksiniz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Çorap Seçimi</h2>



<p>Giydiğiniz çoraplarınıza özen göstermeniz ve dikkatlice seçmeniz gerekiyor. Ayak terinizi emebilecek özellikte yani pamuk çoraplar tercih etmelisiniz. Pamuk yapısı gereği daha çok nem tutar ve havalanma sağlar. Naylon malzemeler daha çok terlemeye sebep olur. Eğer naylon ve türevi çoraplar giyerseniz kokunun arttığını zaten fark edersiniz. Bu yüzden kesinlikte tercihiniz pamuktan yana olmalıdır. Ayak kokunuz için antibakteriyel özellikli çoraplar da mevcut. Bakteri oluşumunu önleyeceği için koku oluşumunu en aza indirecektir ve kullanmanız fayda sağlayacaktır. Ayrıca kokulu çorap diye geçen koku içeren çoraplar da yardımcınız olabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ayakkabı Seçimi</h2>



<p>Aynı çorap gibi seçeceğiniz ayakkabının ayaktaki nemi uzaklaştırabilecek özellikte olmalıdır. Deri en sağlıklı seçimdir. İç yapısı naylon içeren malzemelerden imal edilen ayakkabılardan uzak durmalısınız. Ayakkabılarınızı akşam çıkardığınızda iyi havalandırmalısınız. Eğer imkanınız varsa 2 çift ayakkabı kullanmak ve aynı ayakkabıyı gün aşırı giymek daha iyidir. Eğer yoksa, günlük ayakkabınızı iyi havalanmasını ve içindeki nemin uçmasını sağlamalısınız. Spor ayakkabı seçerken hava geçirgenliğinin olmasına dikkat edin. Özellikle spor ayakkabılarda koku sorunu daha çok olur. Günlük kullanımda spor ayakkabı kullanıyorsanız ve hava geçirgenliği iyi olmayan bir model seçmişseniz, koku probleminin daha çok olduğunu görürsünüz. Spor ayakkabılarda daha çok naylon kumaşlar kullanıldığı için dikkat etmelisiniz. Ayakkabılar teknolojik anlamda çok gelişti. Şu an alacağınız klasik ayakkabıların iç havalandırmaya sahip olanları ya da nemi uzaklaştırıp su geçirmeyen spor ayakkabıları gibi birçok seçenek mevcut. Alacağınız ayakkabıda buna dikkat etmeye özen gösterin. Bir de kesinlikle çorapsız ayakkabı kullanmayın. Çorap olmadan ayaklarınız daha çok terleyecektir. Bu teri emecek çorap da olmayınca ter doğruca ayakkabı tarafından emilecek ve daha uzun sürede kuruyacaktır. Uzun süre ıslak kalan ayakkabılar bakterilerin en sevdiği ortamlardır. Bakterilerin ayakkabıya yerleşmesiyle o ayakkabı, ayağınız ve çorabınız temiz dahi olsa kokmaya sebep verecektir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" width="620" height="325" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/ayak-kokusu.jpg" alt="" class="wp-image-7101" srcset="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/ayak-kokusu.jpg 620w, https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/ayak-kokusu-300x157.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading">Ayak Kokusu Nasıl Giderilir?</h2>



<p>

Giydiğimiz ayakkabılar veya ayaklarımızda bulunan çeşitli hastalıklardan dolayı bazen ayak kokusu kaçınılmaz oluyor. Ayak kokusu bir çok nedene dayalı olarak ortaya çıkabiliyor aslında çok pratik çözümlerle ayak kokusundan kurtulabiliriz. Ayak kokusundan kurtulmanın pratik yollarını sizler içim hazırladık

</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Pudra</strong> ile;</h2>



<p>Pudra&nbsp;nemi emdiği için kokuyu önler. Ayaklarınızı yıkayıp güzelce kuruladıktan sonra pudralarsanız kokudan kurtulmanıza faydası olacak aynı zamanda ayaklarınıza bakım yaparak yumuşatacaktır. &nbsp;Yine ayakkabılarınızın içine de çoraplarınızı giymeden de hafifçe kullanırsanız&nbsp;nem oluşumunu ve kokuyu&nbsp;önlemiş olursunuz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Karbonat ile;</h2>



<p>Mutfaklarda kullandığımız karbonat, aslında ayak kokusu yapan bakterileri yok etmek de birebirdir aynı zaman da pH seviyesini de dengeler. Çoraplarınızı giydiğimiz dönemler de çoraplarımızın içine bir miktar karbonat dökmek iyi bir çözüm yoludur. Çorap giymediğimiz zamanlar da akşamları bir paket kadar karbonatı ılık&nbsp; suya koyuyoruz 10-15 dakika kadar bekletip ayaklarımızı duruluyoruz farkı hissedeceksiniz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Lavanta Yağı ile;</h2>



<p>Doğal anti-fungal özelliğini taşıyan Lavanta yağı sadece güzel kokmaz aynı zaman bakterilerin de en büyük düşmanıdır. Çoraplarınızın yada ayakkabınızın içine 2-3 damla Lavanta yağı damlatarak sorununuzu çözebilirsiniz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Siyah Çay ile;</h2>



<p>Ayak kokusunda ve bakterileri yok etmek de uzman siyah çay. Siyah çay aynı zaman da terlemeye de çok iyi gelir yapmanız gereken iki adet poşet çayı dört bardak sıcak&nbsp; suyla karıştırmak soğumasını beklemek eğer su az geldiyse üzerine biraz soğuk su ekleyebilirsiniz ayaklarınız 10-15 dakika suyun içerisinde tutup durulamak.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Elma Sirkesi ile;</h2>



<p>Ayak kokusun da etkili olan elma sirkesi kokusu daha az keskin olduğundan tercih edilir her sirke aynı çözümü sunacaktır. Sirkemizi soğuk suyla karıştırıyoruz 10- 15 dakika ayaklarımızı suda bekletiyoruz sirke kokusundan kurtulmak için bol sabunlu suyla ayaklarımızı duruluyoruz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Zencefil ile </h2>



<p>Zencefil ayak kokularına iyi gelen bir bitkidir. Ayak kokumuza iyi gelmesi için zencefil kökünden püre yapıyoruz&nbsp; bir su bardağı sıcak suda 10-15 dakika bekletiyoruz. Sudan çıkardıktan sonra iyice süzüyoruz. Süzdükten sonra kalan suyu ayaklarımıza masaj yapmak için kullanıyoruz. Zencefil suyuyla yapılan bu uygulamadan sağlıklı çözüm almak için iki hafta kadar yatmadan önce her akşam uyguluyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/ayak-kokusu-nasil-giderilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Botoks Nasıl Yapılır?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/botoks-nasil-yapilir/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/botoks-nasil-yapilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 2020 09:13:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=7092</guid>

					<description><![CDATA[Botoks (Botulinum toksini), Clostridium botulinum adı verilen bakterilerden elde edilen bir tür toksindir. Yüzdeki mimik <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Botoks (Botulinum toksini), Clostridium botulinum adı verilen bakterilerden elde edilen bir tür toksindir.</p>



<p>Yüzdeki mimik kaslarının etkisini azaltan veya dondurarak etki eden Botoks, bakteriden üretilen bir toksindir. Gözlerin kısılması, gülme, şaşırma, kızma etkenleri yüzdeki mimik kaslarının çalışmasını ve bu çalışmalar da ciltte yıllar içerisinde çizgiler oluşmasına neden olmaktadır. Botoks, bu çizgileri gidermeye yönelik yapılır. Devamlı surette yapılan mimikler, oluşan kırışıklık ve çizgilerin kalıcı olmasına neden olur.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Botoks Hangi Durumlarda Yapılır ?</h2>



<p>Botoksun kullanım alanı oldukça fazladır dermatoloji , aşırı terleme sorunları ,cilt kırışıklıkları ve hekiminizin sizin için uygun bulduğu semptomlar da kullanılmaktadır.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" width="620" height="306" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/botoks-nasıl-yapılır.jpg" alt="" class="wp-image-7094" srcset="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/botoks-nasıl-yapılır.jpg 620w, https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/botoks-nasıl-yapılır-300x148.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading">Botoks hangi bölgelere uygulanır?</h2>



<p>Kırışıklıkların büyük çoğunluğu kaş arası, göz kenarları, alın ve ağız çevresinde görüldüğünden botox daha çok bu bölgelere uygulanır.</p>



<p>Botoks’un yan etkisi yok denecek kadar azdır. Uzmanlık eğitimi almış kişiler tarafından yapılmadığında asimetrik bir görünüm ve geçici göz kapağı düşüklüğü gibi problemler yaşanabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Botoks Nasıl Etki Eder?</h2>



<p>Dinamik çizgiler, yüz ifade çizgileridir; mimik hareketleri sırasında (kaş çatma, konuşma, gülme…) cilt altındaki küçük kasların kasılmalarıyla oluşur. Bu kasların kasılması zamanla cilde yerleşerek kalıcı çizgi ve kırışıklıkları oluşturur.</p>



<p>Botox, enjeksiyon yapılan bölgede sinirlerdeki geçişi bloke edip &#8220;kas kasılmasını engelleyerek&#8221; buradaki derinin gerginliğini sağlar</p>



<p>Bu çizgiler erken dönemde botox tedavisiyle düzeltilebilir. Zamanla çizgiler derinleşir tek başına botoks tedavisi yeterli düzelmeyi sağlayamaz başka ek tedaviler uygulanır.(lazer, peeling, dolgu maddesi enjeksiyonu…)</p>



<h2 class="wp-block-heading">Botoks Kimlere Uygulanabilir?</h2>



<p>18-65 yaş arası herkese uygulanabilir. Özellikle yüz ve boyundaki kırışıklıkların tedavisinde kullanılır. Gebe ve emzirenlerde ise uygulanması önerilmez.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Botoks Nasıl Yapılır?</h2>



<p>Botox işlemi öncesi hekiminizin kararına bağlı olarak lokal anestezik losyon kullanılabilir .Tedavi uygulanılacak kişinin kas yapısına bağlı olarak kırışıklık olan bölgelere ince uçlu enjektörlerle az dozlarda enjekte edilir. Botox tedavisi genel olarak 15 –20 dk arasın da sürebilir uygulama sırasında çok az da olsa rahatsızlık hissi alınabilir.Tedavi uygulandık’ dan 1.5 -2 hafta .içerisin de etkisini belirgin bir sekil de göstermeye başlar aynı zaman da yapılan enjeksiyon sadece uygulanan bölgede reaksiyon gösterir genel kan dolaşımına karışmaz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Botoks Uygulamasının Riskleri Nelerdir?</h2>



<p>Bu konuda eğitim almış uzman kişiler tarafından uygulandığında işlemin riskleri yok denecek kadar azdır.</p>



<p>Uygulama bölgesinde hafif morarma ve kızarıklık, baş ağrısı, nadiren grip benzeri şikayetler olabilir. Tedavi sonrası uygulama yapılan bölge ovuşturulmamalı, baş dik tutulmalı, ağır egzersizden kaçınılmalıdır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Botoks İşleminin Maliyeti Nedir?</h2>



<p>İşlemin maliyeti yapılacak bölge genişliğine göre ve merkezden merkeze 500 ile 1000 TL arasında değişir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/botoks-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kilo Nasıl Verilir?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/kilo-nasil-verilir/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/kilo-nasil-verilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2020 09:00:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=7088</guid>

					<description><![CDATA[Bir çok kişi fazla kilolarından şikayetçidir. Dış görünümün en önemli öğe olduğu günümüzde kilo sorunu <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bir çok kişi fazla kilolarından şikayetçidir. Dış görünümün en önemli öğe olduğu günümüzde kilo sorunu da paralel olarak önemli bir faktördür. Baharın gelmesiyle de artık kendimize çeki düzen vermenin vakti geldi. Öncelikle vermek istediğiniz hedef kilolunuzu belirleyin. Ve kendinize kilo vermenizi sağlayacak ya da kilolunuzu koruyacak bir liste oluşturun. Arasında tabi ki de yağlı yiyeceklerin olmadığı tamamen sağlıklı bir liste oluşturmalısınız. Vücut kitle endeksinizi hesaplayarak, yaş, cinsiyetiniz ve boyunuza göre ideal kilonuzu hesaplayabilirsiniz.</p>



<p>Diyetinizi öncelikle porsiyonlarınızı aza indirerek başlatabilirsiniz. Zararlı yiyeceklerden uzak durun. Aşırı yemek yeme duygusu bir çoğumuz da bilmektedir ki duygusal açlıktan dolayı ortaya çıkmaktadır. Tok olduğunuz halde bir şeyler atıştırma gereği duyuyorsanız ve bir türlü bu duyguyu bastıramıyorsanız aslında en büyük sorununuz biriktirdiğiniz stres, üzüntü, yalnızlık ve negatif düşüncelerdir. Bu nedenle öncelikle duygusal açlığınızın nedenini belirleyin ve çözümü için gerekirse psikolojik destek alın.</p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="620" height="323" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/kilo-nasıl-verilir.jpg" alt="" class="wp-image-7089" srcset="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/kilo-nasıl-verilir.jpg 620w, https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/kilo-nasıl-verilir-300x156.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure>



<p>Tabi ki de hareket. İlla bir spor salonuna yazılmak zorunda değilsiniz. Her gün 30 dakikalık tempolu yürüyüşler yapın. Hem stresinizi azalacak hem de fazla yağların yakılmasına yardımcı olacaktır.  Doğayla iç içe yapılan yürüyüş ise hem kilo vermenize yardımcı olacak hem de stresini azaltacaktır.Su içmek vazgeçilmezimiz olmalı. Su, canlıların yaşaması için en gerekli içecektir. Az su içenlerde yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve odaklamama gibi bir çok soruna sebep olmaktadır. Su içmek için susamayı beklemeyin. Uzmanların belirttiği gibi günde en az 2 litre su tüketmeliyiz. Bu da yaklaşık 8 su bardağına denk gelmektedir. Günlük su ihtiyacınızı meyve suyu, çay, kahve gibi içecekler yerine sadece su içerek karşılayın. Kafeinli içecekler tükettiğiniz takdirde kilo vermek yerine artışa sebep olursunuz. Açlık hissinizi de suyla yatıştırabilirsiniz.Bizler yemek pişirecek vakit bulamadığımızdan yakınırız. Bunun için fast food ürünlerine yöneliriz.</p>



<p> Buralarda kaybettiğimiz zaman aslında evde hazırlayabileceğimiz süreden daha fazladır. Obezite yollarını açan bu sağlıksız yiyecekler yerine evde en fazla bir saat içinde hazırlayabileceğiniz bir çok sağlıklı yemekler yapabilirsiniz. Fırın, ızgara ya da haşlama yöntemleri ile leziz ve amacınıza uygun bir çok lezzete yer verebilirsiniz. Ara öğünlerinizi de Ceviz, fındık, badem gibi sizi tok tutacak kuruyemişlerle kilo kontrolünüzü sağlayabilirsiniz. Tabi ki de aşırı tüketmemek şartıyla.Bir diğer dikkat etmeniz geren husus uyku düzeni. Düzensiz uyku gereksiz besin tüketimini tetiklemektedir. Bunun için yatacağımız odanın ışık almamasına dikkat edin. Yatmadan okuyacağınız kitap ile vücudunuza uyku sinyalleri gönderebilirsiniz. Ve asla tok uyumamalıyız. Özellikle akşam 7’den sonra yeme alışkanlığımızı bırakmalıyız.Sürekli tartılmayın. Haftalık tartılarak kendinizde ki değişimi daha iyi fark edeceksiniz. Kilolu fotoğraflarınıza görebileceğiniz yerlere koyun. Bu sizi kilo vermeniz adına daha iyi motive edecektir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/kilo-nasil-verilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hafıza Nasıl Güçlendirilir?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/hafiza-nasil-guclendirilir/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/hafiza-nasil-guclendirilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2020 09:51:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=7068</guid>

					<description><![CDATA[Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar hafıza geliştirmenin mümkün olduğunu; fakat bunun tek bir yönteme bağlı <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar hafıza geliştirmenin mümkün olduğunu; fakat bunun tek bir yönteme bağlı olmadığını ortaya koymaktadır. Kişinin hafızanın sahip olduğu kapasiteyi tam anlamı ile kullanabilmesi için her şeyden önce beynin ve vücudun sağlıklı olması gerekmektedir. Yani beyinde yapısal olarak bir sorun olmaması, ayrıca hafızayı dolaylı olarak etkileyecek kronik bir hastalığın bulunmaması gerekmektedir.</p>



<p>Haftada en az 2 kez balık tüketimi, K vitamininden zengin ıspanak, kuşkonmaz ve brokoli gibi sebzeler beyin gücünü artırarak hafızayı güçlendirdiği bilinmektedir. Antioksidan bakımından zengin olan yaban mersini, çilek gibi besinler ise hücre hasarına neden olan &#8220;serbest radikal&#8221; olarak bilinen maddeleri vücuttan uzaklaştırarak beynin korunmasına yardımcı olmaktadır. </p>



<p> Düzenli uyku, öğrenmeyi kolaylaştırmakta ve belleği güçlendirmektedir. Aşırı stres konsantrasyon bozukluğuna neden olarak hafızayı zayıflatmaktadır. Depresyon ve anksiyete durumunun ise doktor tarafından tedavi edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle düzenli ve huzurlu bir yaşam önemlidir. </p>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="620" height="300" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/hafiza-teknikleri.jpg" alt="" class="wp-image-7070" srcset="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/hafiza-teknikleri.jpg 620w, https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/hafiza-teknikleri-300x145.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading">Hafıza, genellikle ne zaman gerilemeye başlıyor? </h3>



<p> Araştırmalar insan beyninin yirmi yaş civarında en yüksek seviyesine ulaştığını, daha sonra nöronlardaki eksilmeye bağlı olarak, giderek ağırlığının azaldığını gösteriyor. 60-70 yaşlarında insan beyni, maksimum ağırlığının yüzde onluk bir bölümünü yitirmiş olabiliyor. İnsanlar yaşlandıkça hatta 50 yaşından itibaren bellek fonksiyonlarında hafif olsa da bir azalma hissederler. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Hafızayı canlı tutmak için;</h2>



<ul class="wp-block-list"><li>Hesap makinesi kullanmayın, hesaplarınızı elle yapın.</li><li>Şiir veya şarkı sözü ezberleyin.</li><li>Telefon numaralarını ezberlemeye çalışın.</li><li>Kağıt oyunları oynayın.</li><li>Benzer olmayan nesneler arasında bağlantılar kurun.</li><li>Çapraz bulmaca çözün.</li><li>Cep telefonu konuşmalarınızı azaltın.</li><li>Yağlı yemeklerden uzak durun.</li><li>Aşırı alkol tüketmeyin.</li><li>Sigara içmeyin ve düzenli spor yapın</li></ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/hafiza-nasil-guclendirilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>El Nasıl Yıkanır?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/el-nasil-yikanir/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/el-nasil-yikanir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2020 04:01:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=7038</guid>

					<description><![CDATA[Ellerimiz, dünyayla temas halinde olduğumuz en önemli parçamız. Her gün farkında olarak ya da olmayarak <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ellerimiz, dünyayla temas halinde olduğumuz en önemli parçamız. Her gün farkında olarak ya da olmayarak birçok yere dokunuyoruz ve bir yerlere dokunduktan sonra ağzımıza, yüzümüze ya da vücudumuza dokunuyoruz. Özellikle korona virüs sebebiyle elleri en doğru şekilde yıkamak oldukça önemli bir konu haline geldi. Özellikle toplu alanlarda etrafa temas ederek mikro ve virüslerle etkileşim haline giriyoruz. Bu nedenle de vücudumuzda en çok mikrop barındıran organımız ellerimiz oluyor.</p>



<p>Ellerin düzenli yıkanmasıyla dünya genelinde her yıl bulaşıcı hastalık yüzünden bir milyon çocuğun hayatının kurtarılabileceğine işaret eden uzmanlar, enfeksiyonların da yüzde 50 azalabileceğini vurguluyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ellerimizi Ne Zaman Yıkamalıyız?</h2>



<ul class="wp-block-list"><li>Öksürdükten-hapşırdıktan sonra hiçbir yere ve kişiye temas etmeden mutlaka eller yıkanmalıdır.</li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li>Hastalık mukoza yoluyla bulaştığı için diş, ağız, yüz, göz temizliğinden önce eller mutlaka yıkanmalıdır.</li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li>Yemek hazırlamadan ve yemeden önce eller ılık suyla yıkanmalıdır.</li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li>Tuvalete girmeden önce-tuvaletten çıktıktan sonra eller bulaşıcılığı önlemek için mutlaka yıkanmalıdır.</li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li>Dışarıdan eve girdiğimizde olası mikrop ve virüslerden korunmak için ellerimizi ve gelir gelmez yıkamak büyük önem taşımaktadır.</li></ul>



<figure class="wp-block-image"><img loading="lazy" decoding="async" width="620" height="351" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/el-nasıl-yıkanır.jpg" alt="" class="wp-image-7042" srcset="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/el-nasıl-yıkanır.jpg 620w, https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2020/04/el-nasıl-yıkanır-300x170.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Ellerimizi Nasıl Yıkamalıyız?</h2>



<ul class="wp-block-list"><li> El yıkamaya başlamadan önce yüzük ve saat gibi takılar mutlaka çıkarılmalıdır </li><li>Kağıt havlu ile musluk açılıp, su akış hızı ayarlanmalı ve su ılık olmalıdır.</li><li>Eller ve bilekler ıslatılmalıdır. Eller dirsek düzeyinin altında kalacak ve su parmak uçlarından lavaboya süzülecek tarzda konulmalıdır. Suyun en temiz olan yerden, en kirli olan yere doğru akması sağlanmalıdır.</li><li>El sabunla iyice köpüklendirildikten sonra musluk vanası da sabunlanmalı, sonra üzerine su akıtılarak yıkanmalı, musluk bundan sonra kapatılmalıdır. Musluk vanaları birer enfeksiyon kaynağı olabilir.</li><li>Kalıp sabun kullanıldığı zaman ellerin köpüğü korunacak şekilde sabunun durulanıp yerine bırakılması gerekmektedir. Çünkü köpük üzerinde mikroorganizmalar kalabilir. Elde kalan köpük ile eller tekrar ovulur ve iki el birbirine kenetlenerek avuç araları, parmaklar, elin dış yüzeyi, bilekler, tırnak ve tırnak araları temizlenir.</li><li>10 saniye boyunca ellerin ve parmakların tüm yüzeyleri ovulmalıdır.</li><li>Eller su altında iyice çalkalanmalıdır. Akan su ile kir ve mikroorganizmalar lavaboya akıtılmalıdır.</li><li>Bileklerin ve ön kolun kirli olduğu düşünülen kısımları dairesel hareketlerle ovulup çalkalanmalıdır. Eller aşağıya doğru bükülerek suyun iyice akması beklenmelidir. Bilek ve ön kol elden daha temiz olduğundan, ellerin temizlenmesinden sonra yıkanmalıdır.</li><li>Gerekiyorsa ellere krem ya da nemlendirici sürülmelidir. Böylece derinin çatlaması önlenir ve yumuşak kalması sağlanır.</li></ul>



<p><strong>Katı sabunda mikroplar barınır<br></strong>Katı sabunun temizlenmeden yerine konması kirlilik sebebi olabilir. Ayrıca mikroorganizmalar sabunun üzerinde kaldığı için ortak kullanıldığında mikropların yayılmasına yol açar. Bu nedenle özellikle toplu yaşanan yerde elleri yıkarken sıvı sabun kullanılması çok önemli.</p>



<p><strong>Havlunuz size ait olsun<br></strong>Ellerinizi yıkıyoruz ama ortak havlu mu kullanıyorsunuz? Ortak havlu kullanımı sonucunda havlunun nemli olması mikroorganizmanın üremesi için uygun ortamı oluşturur. Ellerin iyi yıkanmaması nedeniyle de enfeksiyonların kişiler arasında yayılımını kolaylaştırır.</p>



<p><strong>Elinizi Nemli Bırakmayın<br></strong>Elinizi yıkadınız ama doğru yıkama kuralları henüz tamamlanmadı. Çünkü &#8216;kendisi kurur&#8217; diye beklemek egzama ve mantar gibi bazı cilt hastalıklarına davetiye çıkarabiliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/el-nasil-yikanir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bench Press Nasıl Yapılır?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/bench-press-nasil-yapilir/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/bench-press-nasil-yapilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Oct 2018 11:10:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=6813</guid>

					<description><![CDATA[Bench Türkçede hareketin yapıldığı sehpa anlamına press ise sıkıştırma ve ittirme anlamına gelmektedir. Bu hareketi <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bench Türkçede hareketin yapıldığı sehpa anlamına press ise sıkıştırma ve ittirme anlamına gelmektedir. Bu hareketi yaparken kullanılan halter yukarıya doğru ittirildiği için bu isimi almıştır. Bench press hareketinde halteri tutma işlemine grip denilmektedir. Grip hareketi tutuş biçimlerine göre değişmektedir. Bu egzersiz halter dışında iki adet dambılla da yapılabilmektedir. Bench press eğitimlerine yeni başlayan kişiler için hareketi kolaylaştırıcı bench press makineleri bulunmaktadır. Bench press eğitiminden sonra güçlenen kol kasları, diğer itme ve güç egzersizlerinin daha kolay yapılmasını sağlar. Bu egzersiz mücadele ve gücün gerekli olduğu sporlarda gereklidir.</p>
<p><a href="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2018/10/bench-press-1.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-6818" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2018/10/bench-press-1.png" alt="" width="620" height="300" srcset="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2018/10/bench-press-1.png 620w, https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2018/10/bench-press-1-300x145.png 300w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></a></p>
<h2>Bench Press Nasıl Yapılır?</h2>
<p>Bench press yaparken, ilk olarak egzersiz için kullanılan sıranın üzerine bacaklar iki yanda olacak şekilde konulur. Daha sonra ağırlıkların bulunduğu kısım üzerinden halter alınır.<br />
Halteri tutarken omuz genişliği oranında pozisyon alınmalıdır. Halter çok sıkı bir şekilde tutulmamalı fakat tam olarak kavranmalıdır. Derin bir nefes alındıktan sonra köprücük kemiğinin 4 santim aşağısına kadar halter indirilir. Bu işlemden sonra yavaş ve dikkatli bir şekilde kollar tam olarak düz oluncaya kadar halter yukarıya kaldırılır.</p>
<p>Hareket yapılırken göğüs kaslarında tam bir gerginlik hissedilmelidir. Tekrarlanan bu hareket, göğüs kaslarının iç ve dış kısımlarını çalıştırmaktadır. Bench press tüm göğüs kısmını şekilllenmesine yardımcı olur.</p>
<p><a href="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2018/10/bench-press.gif"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-6819" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2018/10/bench-press.gif" alt="" width="500" height="500" /></a></p>
<p>Bench press yapmak isteyenlerin halteri kaldırabilecek güce sahip olması gerekmektedir. Bunun için de arka kol kasları yeterli düzeyde olmalıdır. Arka kol kasları gelişmeyen kişiler bench press esnasında çok çabuk yorulur ve egzersizden verim alamazlar. Bench press eğitimleri; close grip bench press, decline barbel bench press ve incline barbel bench press olarak üç kısıma ayrılır.</p>
<h2>Dambıl Bench Press Nasıl Yapılır?</h2>
<p>Dambıl Bench Press İse, Hem Daha Fazla Hareket Mesafesi İle Daha Çok Kas Gelişimi Sağlayabiliyorken Hem De Stabilize Etme Görevi Olan Kasları Daha İyi Çalıştırır. Bu Artıları İle Normalde Barbell İle Yapılan Bench Press Varyasyonunu Da Arttırır. Bu Şekilde Pozitif Etkilerin Kısır Döngüsünü De Beraberinde Getirebilir.</p>
<p>Bu Sebepler Doğrultusunda Size Tavsiyemiz, Dambıl Bench Press Hareketini Yıl İçerisinde Sık Sık Antrenmanınızın Bir Parçası Haline Getirmeniz Olacak.</p>
<p>Bench Press İle İlgili Tonlarca Kaynak Okumuşsunuzdur. Pek Çok Noktada, Bench Press İle İlgili Dikkat Edilmesi Gerekenler Artık Oturmaya Başladı.</p>
<h2>Decline Barbell Bench Press Nasıl Yapılır?</h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-6820 alignright" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2018/10/decline-barbell-bench-press.gif" alt="" width="400" height="237" /></p>
<ul>
<li>Decline barbell bench press »sehpahasına aşağı doğru 20 ile 40 derece arasında bir eğim verin.</li>
<li>Bacaklarınızı ayaklıklara takarak vücudunuzun sabitleyin ve aşağı doğru kaymasını engelleyin. Bench’e uzanın.</li>
<li>Barı tutarken el arası mesafeyi öyle bir ayarlamalısınız ki, ön kollarınız (dir</li>
<li>sek ve el arası) bara dik bir açı oluşturmalı. Bu pozisyon en doğru tutuş pozisyonudur.</li>
<li>Nefes vererek barı yukarı doğru itin. Son noktaya geldiğiniz de bir saniye kadar bekleyin ve nefes alarak başlangıç pozisyonuna dönün. Tekrar sayısı kadar yapıp seti tamamlayın.</li>
</ul>
<h3></h3>
<h2>incline Barbell Bench Press Nasıl Yapılır?<a href="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2018/10/incline-barbell-bench-press-gif.gif"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-6821 alignright" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2018/10/incline-barbell-bench-press-gif.gif" alt="" width="350" height="263" /></a></h2>
<ul>
<li>Hareketi yapmak için 45-60 derecelik incline sehpaya sırt üstü uzanın. Ayaklarınız yere tam bassın ve parmak uçlarınız karşıya baksın.</li>
<li>Eller arası mesafe ayarı için iki yöntem vardır. Birincisi barın üstündeki çizgileri kullanmaktır. Kişinin omuz genişliğine göre bir kaç santim içeriden ya da bir kaç santim dışarıdan tutulabilir.</li>
<li>İkinci yöntem ise üst kolların (dirsek – el arası) yere tam dik olmasıdır. Bu iki yöntem sayesinde düzgün formu yapmış olursunuz.</li>
<li>Doğru şekilde konumlandıktan sonra, nefes alarak barı göğüse (göğüs uçları hizasına) doğru yavaşça indirin.</li>
<li>Yavaşça indirmek triceps kaslarının da etkin şekilde çalışmasını sağlar.</li>
<li>Barın göğüse değmesine bir santim kala, nefes vererek tüm gücünüzle barı yukarı doğru itin.</li>
<li>Tepe noktaya ulaştığınızda beklemeden, nefes alarak barı tekrar göğüs uçlarınıza doğru indirin.</li>
<li>Tekrar sayısı kadar yapıp setinizi tamamlayın. Bu egzersiz için 4 set 10 tekrar uygun olacaktır.</li>
</ul>
<h3>Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar</h3>
<ul>
<li>Bench press egzersizleri esnasında, halter kaldırılırken omuzlar tamamen geri çekilmelidir. Ayrıca harekete adapte olmak için bazı alıştırmalar yapılabilir:</li>
<li>Bench press hareketinde ayakların yere sağlam bir şekilde basması önemlidir, hareket esnasında ayaklarınızı havaya kalkmamaya çalışın.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/bench-press-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diş İmplantı Nasıl Yapılır?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/dis-implanti-nasil-yapilir/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/dis-implanti-nasil-yapilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 May 2018 22:12:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=6521</guid>

					<description><![CDATA[Diş implantı kron, köprü, hareketli diş protezi, yüz protezi gibi diş protezlerini desteklemek veya ortodontik <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-dailymotion wp-block-embed-dailymotion wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="İmplant Nasıl Yapılır?" frameborder="0" width="840" height="473" src="https://www.dailymotion.com/embed/video/x6kh3jq?pubtool=oembed" allowfullscreen allow="autoplay"></iframe>
</div></figure>


<p>Diş implantı kron, köprü, hareketli diş protezi, yüz protezi gibi diş protezlerini desteklemek veya ortodontik tedavilerde sabit destek olarak kullanmak için çene kemiği ya da kafatası kemiklerinin içine cerrahi uygulama ile yerleştirilen tıbbi bir üründür.</p>
<p>İmplant oyulmuş diş kemiği içerisinde titanyumdan yapılma vidaların diş kemiğine yerleştirilmesiyle yeni bir diş kökü elde etme amacıyla yapılan bir tedavidir. İmplant uygulaması yapılabilmesi için eksik diş olması gerekir. Yaklaşık 20 dk süren operasyona başlamadan önce diş kemiğinin implanta uyumluluğunu ölçmek amacıyla röntgenle bazı testlerden geçirilir.İmplantın vücuda ve kemiğe uyumu onaylandıktan sonra anesteziyle birlikte operasyona başlanır. Operasyonun sonunda yeni bir diş kökü elde edilir. İmplant; çok maliyetli olmamakla birlikte muadil işlemlerden daha kolay, daha mantıklıdır ve orijinal diş görevi görür.</p>
<p><a href="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2018/05/diş-implant.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-6525 alignright" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2018/05/diş-implant-300x206.jpeg" alt="" width="300" height="206" srcset="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2018/05/diş-implant-300x206.jpeg 300w, https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2018/05/diş-implant.jpeg 500w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p><strong>Diş implantı uygulamalarının sağlıklı ve estetik sonuçlar sunması için gereken şartlar şunlardır:</strong></p>
<ul>
<li>Alanında uzman diş hekimleri tarafından yapılmalıdır.</li>
<li>Çene kemiği ile uyumluluğu yüksek düzeyde olan, iyileşmenin hızla tamamlanmasına olanak sağlayan ve yüksek teknolojiyle üretilen implantlar kullanılmalıdır.</li>
<li>Uygulanan implant; diş ve diş eti hastalıkları ile kemik erimesine yol açmamalıdır.</li>
<li>Doğal dişe en yakın görüntü sağlayan malzemelerle kaplanarak maksimum düzeyde diş ve gülüş estetiği sağlanmalıdır.</li>
</ul>
<h2>Diş İmplantının Amacı Nedir?</h2>
<p>İmplant, sağlam ve güvenilir bir uygulamadır. Kişiye daha iyi bir çiğneme fonksiyonu sunar. Böylece daha sağlıklı ve dengeli beslenilir. Estetik tatmin edici boyuttadır.Yaşam kalitesinin artmasıyla beraber kişi özgüvenini tekrar kazanır. Takılıp çıkarılan protez kullanan kişilerin özgüvenini kaybettiği, sosyal hayatlarında olumsuzsuzluklar yaşadığı gerçektir. İmplant tedavisi ile hareketli protezlerde ki sıkıntılar sona bulur. Takılıp çıkarılabilen hareketli protezlere göre kendi dişiniz gibi algılanır. Kişi daha mutlu bir sosyal yaşama kavuşur. Köprü yaparken eksik dişin yanındaki sağlam dişlerin yontulup küçültülmesine gerek kalmaz.İmplant uygulaması sayesinde çekilen diş bölgesinde kemiğin erimesi engellenir, çene kemiği korunmuş olur. İmplant tedavisi ile kaybedilen doğal dişlerinizin fonksiyonunu ve estetik görünümünü en iyi şekilde yeniden sağlamak mümkündür.</p>
<h2>Çene kemiğim zayıfsa implant uygulanabilir mi?</h2>
<p>Çene kemiğini kalınlaştırmak için kullanılan değişik materyaller (sentetik kemik tozları vb) ve cerrahi metotlar vardır. Şayet İmplant yerleştirilecek bölgede çene kemiğinizin zayıf ise bu kısımlara sentetik kemik tozları yığılır. Bu yapay kemik zerrecikleri 3-6 ay içinde gerçek yapıda kemiğe dönüşür. Ayrıca ağzın başka bir bölgesinden alınacak kemik parçası implant yapılacak çene bölgesine yapıştırılarak kemik güçlendirilebilir.</p>
<h2>İmplant operasyonunun başarı Oranı Nedir?</h2>
<p>Amerika da 10 000 hasta üzerinde yapılan araştırmalar da diş implantları yaklaşık 10 yıllık periyotta %93 oranın da başarı göstermiştir. Ağız da sorunsuz olarak 30 yıl kalan implantlar klinik olarak tespit edilmiştir.</p>
<p><strong>İmplant operasyonu sırasında ağrı duyar mıyım?</strong></p>
<p>İmplant cerrahisi (İmplantın çene kemiğine yerleştirme uygulaması) esnasında hasta kesinlikle hiçbir ağrı hissetmez. Diş çekimi yaparken kullandığımız lokal anestezi implant operasyonu için yeterlidir. Doğru uygulanan implant operasyonundan sonra duyulacak ağrı ise basit bir ağrı kesiciyle geçer.</p>
<h2>İmplantın üzerine protez hemen yapılır mı?</h2>
<p>Bazı özel durumlarda implant yerleştirilip aynı seansta yani aynı gün içerisinde protez yapılabilmektedir. Bu konu halen tartışılmakta olup değişik ekoller vardır. Genel olarak kabul gören implantın 3-6 ay kemiğe bağlanma sürecini beklemektir. Hasta iyileşme süreci (3-6 ay) boyunca ağzın konumuna uygun olarak yapılmış geçici bir protez kullanır. Bu süreci geçici protez kullanarak geçirmeniz gerekmektedir.</p>
<h2>İmplantın ömrü ne kadardır?</h2>
<p>İmplantın ömrünü etkileyen değişik etmenler vardır. İmplantın ömrünü etkileyen ilk faktör hekimin bilgi ve tecrübesidir. Kullanılan implant tür ve marka seçimi de önem arz etmektedir. İmplantın ömrü hastanın genel sağlık durumu, implantların temizlik ve bakımı ile yakından ilgilidir. Sağlıklı bir dişin ağızda kalma süresiyle, implantın ömrü aynı diyebiliriz.</p>
<p>Büyük oranda hastanın kontrolünde olan implantın, ağız da kalma süresi de hastaya bağlıdır. Doktor implantın başarısı için elinden geleni yapmalı hasta da aynı eforu implantların bakım ve temizliğinde göstermelidir İmplantaların ağızda 30 yıl sorunsuz kaldığı vakalar vardır.</p>
<h2>SGK de diş implantı tedavisi olabilirmiyim?</h2>
<p>En çok sorulan soruların başında kuşkusuz bu gelmektedir.Devlet güvencem var implant tedavisi ücretimi karşılar mı? Sosyal Güvenlik Kurumu implant tedavisini kapsar mı? Birçok yanlış bilgi olması nedeniyle hastaların kafası karışmaktadır.Ne yazıkki devlet sağlık kuruluşlarında şu aşamada implant tedavisi masraflarını ve implant diş fiyatları nı karşılamamaktadır. Kaldı ki özel bir sağlık kuruluşuna başvurmanız durumunda bunun tamamını kendi cebinizden ödemek durumunda kalıyorsunuz.</p>
<p>Bazı özel sağlık sigortaları, kişinin özel sağlık kurumundaki implant tedavisi ücretinin bir kısmını veya tamamını karşılayabilmektedir.Bunu ancak bağlı olduğunuz özel sağlık sigortasına arayarak kesin bir şekilde öğrenebilirsiniz.</p>
<h2>Teknoloji</h2>
<p>Modern diş implantlarının temelinde, titanyum gibi materyallerin kemik ile sıkı biçimde bütünleşmesini ifade eden osseointegrasyon adı verilen biyolojik bir süreç yer almaktadır. İlk olarak kemik içine bir implant yerleştirilmekte, daha sonra implant kemik ile bütünleşmekte bundan sonra da üzerine bir diş protez uygulanmaktadır. İmplanta veya diş protezine dayanak olmak üzere hazırlanan implant üst yapısının üzerine yerleştirilen bir diş protezi(kron, köprü ya da hareketli diş protezi) uygulanmadan önce önemli bir iyileşme süresine ihtiyaç duymaktadır.</p>
<p>Diş implantlarının başarı veya başarısızlığı, yerleştirildikleri insanın genel sağlığı, kemik bütünleşmesine etki eden ilaç kullanıyor olması ve ağızdaki dokuların sağlıklılığı ile doğrudan bağlantılıdır. Kemik ile bütünleşme başarısı açısından implant ve implant üstü protez üzerine gelecek stres de değerlendirilmelidir. İmplantların yerleştirilecekleri kemikteki yerlerinin ve sayılarının belirlenmesinde çiğneme sırasında oluşan biyomekanik kuvvetlerin etkili olmasından dolayı bu tespit protezin uzun dönem sağlıklı kalabilmesinin anahtarıdır. İmplantların yerleri ve açıları komşu dişlerin yerleri ve açıları, laboratuvar modellemeleri veya CAD/CAM modellemeleri ve cerrahi implant uygulama rehberleri ile uygulanan bilgisayarlı tomografi çalışmaları ile belirlenmektedir. Diş implantlarının uzun dönem başarısının ön şartları sağlıklı kemik ve dişetidir. Diş çekiminden sonra her ikisinde de atrofi meydana gelebileceği için ideal kemik ve dişetini elde etmek amacıyla bazen sinüs yükseltme veya dişeti grefti gibi protez öncesi uygulamalara ihtiyaç duyulmaktadır.</p>
<h2>Tarihçe</h2>
<p>İmplant tanımına uyan ve eksik dişlerin telafisi amacı ile yapılan ilk uygulamalar arkeolojik bulgulara göre Maya uygarlığına aittir (MÖ 6. yüzyıl).</p>
<p>İlk patenti alınan diş implantı 1908&#8217;de ABD&#8217;de Greenfield&#8217;in dizayn ettiği irridio-platin implanttır.</p>
<p>1939&#8217;da Strock krom-kobalt diş implantını tanıtmıştır. Lubit ve Rappaport 1949&#8217;da vitalyumdan yapılan vida veya kafes şeklindeki implantlarını geliştirmişlerdir. Cherchève çift spiral yivli implant dizaynını ve frezleme sonrası yiv açma tekniğini (screw-tapping), implantın çift safhalı cerrahi teknik ile fonksiyona sokulması gibi uygulamaları geliştirmiştir. Geçen yüzyılın orta larına kadar Formiggini, Peron, Tramonte, Benoit, Jeanneret, Muratori, Linkow gibi dişhekimleri günümüzde kullanılan implantlara benzer uygulamalar yapmışlardır. Ancak bu yaklaşım ve çabaların hepsi ampirik uygulamalar olarak ve vaka raporlarının ötesine gidememiş çalışmalar olarak kalmışlardır.</p>
<p>1940&#8217;lı yıllarda subperiostal implantlar ortaya atılmıştır.</p>
<p>1960&#8217;lı yıllara gelindiğinde Linkow tarafından geliştirilen blade (levha, plaka) dizayn implantlar ortaya çıkmıştır.</p>
<h3>Bilimsel dokümantasyon dönemi</h3>
<p>Oral implantolojideki bilimsel gelişmelerin başlangıcını Branemark ve ark. ile Schroeder ve ark.’nın saf titanyum implantlar ile yaptıkları temel çalışmalar oluşturur. Branemark 1955 yılında tavşan tibialarında revaskülarizasyonu vital mikroskopi ile inceleyen bir deney sırasında tesadüfen kemik ile titanyum arasındaki sıkı adaptasyonu fark ederek konuyu daha detaylı araştırmış ve bu fenomene osseointegrasyon adını vermiştir.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/dis-implanti-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saç Ekimi Nasıl Yapılır?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/sac-ekimi-nasil-yapilir/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/sac-ekimi-nasil-yapilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2015 09:11:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Nasıl Yapılır?]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=1947</guid>

					<description><![CDATA[Saç ekimi nasıl yapılır, kelliğe dirençli olan göğüs, bacak-kol, genital bölge vücut bölgelerinden, özellikle de <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-dailymotion wp-block-embed-dailymotion"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Saç Ekimi Nasıl Yapılır? | NasılYapılır.Net |" frameborder="0" width="840" height="477" src="https://www.dailymotion.com/embed/video/xt8pb5?pubtool=oembed" allowfullscreen allow="autoplay"></iframe>
</div></figure>


<p>Saç ekimi nasıl yapılır, kelliğe dirençli olan göğüs, bacak-kol, genital bölge vücut bölgelerinden, özellikle de enseye yakın başın arka tarafından alınan saç köklerinin, saçların döküldüğü bölgeye taşınmasıdır.<span style="color: #000000;">Saç naklinde daha fazla tercih edilen başın arka kısmında bulunan (ensedeki) saç kökleridir.Erkeklerde ensedeki saç kökleri DHT (dihidro testesteron) hormonuna karşı duyarsız olduklarından dökülmezler. Vucudun diğer bölgelerinden alınan saç kökleri ise dökülmeme özelliğine sahip değildirler ve saç ekimi sonrasında tekrar dökülebilirler.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Ancak kadınlarda erkeklerdeki gibi dökülmeme özelliğine sahip bir alan bulunmamaktadır. Bu sebeple kadınlarda yapılacak saç ekiminin başarı şansı erkeklerden daha azdır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Nakledilmiş saçlar da kalıtımsal (genetik) yapıdan etkileneceğinden zamanla döküleceği bilinmelidir. Son yıllarda saç nakline artan talep nedeniyle çok fazla reklamı yapılıp yaygınlaşmıştır ve rant kapısı olarak görülmektedir. Saç naklinde 1-4 saç hücresini barındıran saç köklerinin naklinin uzmanlar tarafından yapılması gerekmektedir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bugün, 1-4 hücre içeren doğal saç köklerinin ileri tekniklerle alınıp grup olarak transfer edilmesine FUT&#8221;Follicular Unit Transplantation.&#8221; denilmekte ve saç kaybı/kellik problemi olan kişiler tarafından bu yöntem hızla artan şekilde tercih edilmektedir.</span></p>
<h1><strong><span style="color: #ff0000;">Tarihçe</span></strong></h1>
<p><span style="color: #000000;">19 yüzyılda kafa derisinin operasyonla yüzülerek başka yere cerrahi aşılama yöntemi kullanılmaktaydı. Modern nakil tekniği 1930&#8217;larda Japonya&#8217;da kaş ve kirpik naklinde kullanılmıştır. Yalnız bu yöntemi saç naklinde denememişlerdir. II. Dünya Savaşı&#8217;dan sonra izole olmuş Japonya&#8217;nın bu çalışmalarından onlarca yıl dünyanın haberi olmamıştır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Modern çağın ilk saç nakli haberi, 1950&#8217;lerde Newyork&#8217;ta Dermatolog Orentreich&#8217;in erkek deneyler üzerinde saç nakli yapmaya başlaması ile duyuldu. Öncesinde saçın nakil yapılması durumunda orijinali gibi gelişemeyeceği fikri yaygında. Oysa Orentreich saçın geliştiğini ve kalıcı olduğunu denekler üzerinde gösterdi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yirmi yıl boyunca cerrahlar saç aşılama konusunda çalıştı ancak bunların çok başarılı olduğu söylenemezdi. 1980&#8217;lerde Brezilya&#8217;lı Uebel saç naklini küçük çaplı da olsa kullanmaya başladı ve yöntem duyulmaya başladı. Esas popüler olması ise ABD&#8217;den Rassman&#8217;ın mikro cerrahi yöntemiyle bir seferde binlerce saç kökü nakli yapması ile başlamıştır.</span><br /><span style="color: #000000;"> 1980&#8217;lerin sonunda Limmer, üç boyutlu mikroskop ile kafa derisini incelemiştir.</span></p>
<h1><span style="color: #ff0000;">Yan Etkiler (Komplikasyonlar)</span></h1>
<p><span style="color: #000000;">Saç ekimi operasyonlarından sonra karşılaşılan komplikasyonların başlıcaları aşağıda sıralanmıştır:</span></p>
<ol>
<li><span style="color: #000000;"><strong>Kanama:</strong> Greftlerin alındığı veya yerleştirildiği sahalardan kanama oluşabilir:Bu komplikasyonun olmaması için mutlaka işlemden önce hastanın kanama profili değerlendirilmeli buna yönelik gerekli laboratuar incelemeleri yapılmalı ve kanamayı artırma potansiyeli olan ilaçlar operasyondan yeterince önce kesilmelidir.</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><strong>Enfeksiyonlar:</strong> Saç alınan veya ekilen sahalarda enfeksiyon gelişmesi çok nadir görülen komplikasyonlardır.Bunun nedeni kafa derisinin çok iyi kanlanması nedeni ile enfeksiyonlara olan doğal direncidir.Fakat bir enfeksiyon görülmesi halinde sistemik olarak verilen antibiyotiklerle tedavi edilmelidir.</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><strong>Saç köklerinin alındığı sahada kötü yara dokusu oluşması:</strong> FUT metodu ile yapılan saç nakillerinde daha çok görülür.Cildi müsait olanlarda veya kötü teknik kullanılanlarda görülme ihtimali daha yüksektir.</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><strong>Saç alınan sahada his kaybı:</strong> FUT tekniği uygulanan hastalarda nadiren görülebilir, uygun tedavilerle genellikle kaybolur.</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><strong>Dermoid kist:</strong> İşlemden birkaç hafta sonra belirirler, ekilen saç köklerinin fazla derine yerleştirilmesinden kaynaklanırlar.Ekim işlemini yapan kişi saç kökünü yerleştirmezden önce alıcı sahayı iyice bastırıp kökü daha sonra yerleştirerek işlemi yapmalıdır.</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><strong>Parke taşı görünümü:</strong> Ekilen köklerin saç derisinin üzerinde kalması durumunda oluşur.Saçlı deride kabarcıklar şeklinde bir görünüm oluşur.</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><strong>Yanlış yöne uzayan saçlar:</strong> Saçın ekildiği bölgedeki diğer saç köklerinin çıkış yönleri ile alakasız yönde uzayan saç kökleri genellikle kötü saç ekimi tekniğinden kaynaklanır</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><strong>Hızlanmış saç kaybı:</strong> Saç kökleri ekilirken çevredeki diğer saç köklerinin zedelenmesinden kaynaklanabileceği gibi; saç ekim operasyonunun stresinden de kaynaklanabilir.Operasyon sırasında mutlaka keskin aletler kullanılmalı, körleşmiş aletler hemen değiştirilmelidir.</span></li>
</ol>
<p><span style="color: #000000;"> Yukarıda başlıcaları sıralanan kompikasyonların görülme riskini en aza indirmek için mutlaka işin ehli kişilerle çalışılmalıdır.</span></p>
<h1><span style="color: #ff0000;">Saç Ekimi Nasıl Yapılır?</span></h1>
<p><span style="color: #000000;"> Saç ekimi köklerin alınması ve alınan köklerin nakledilmesi olamak üzere 2 aşamada gerçekleşen bir işlemdir. Saç köklerinin alınması</span></p>
<ol>
<li><span style="color: #000000;"><span style="color: #0000ff;"><strong>FUE</strong>:</span> saç köklerinin tek tek alınmasıdır. Fue saç ekimi günümüzde ilk tanımlandığı zamana göre çok değişmiştir. Bugün mikromotor ile yapılan p-FUE ilk tanımlanan tekniğin yerini almıştır. Artık çok nadiren FUE tekniği uygun vakalarda punch dediğimiz biopsi iğneleri ile yapılmaktadır. Bu teknikte ensede dikiş izi kalmaz.</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><span style="color: #0000ff;"><strong>FUT</strong>:</span> enseden güvenli bölgeden bir bant halinde saç şeridi çıkarılarak mikroskop altında köklere ayrıştırılması olayıdır.</span></li>
</ol>
<p><span style="color: #000000;"> FUE saç ekimi tekniğinde mikromotor kullanımı sonucunda bugün kök transseksiyonu oranları %1&#8217;lere kadar düşmüş olup, artık altın standart olmak üzeredir. Dünyada kullanımı giderek yaygınlaşmakla birlikte teknik beceri gerektiğinden çok fazla klinik tarafından yaygın olarak kullanılmamaktadır. Ancak yaygınlaşmakta olduğu açıkça görülmektedir.</span></p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/sac-ekimi-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evde Diş Macunu Nasıl Yapılır?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/evde-dis-macunu-nasil-yapilir/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/evde-dis-macunu-nasil-yapilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Mar 2015 18:32:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=5679</guid>

					<description><![CDATA[Günde genellikle iki kez kullandığımız diş macununun içerisindeki kimyasal maddelerden çekiniyorsanız evinizde doğal diş macunu <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günde genellikle iki kez kullandığımız diş macununun içerisindeki kimyasal maddelerden çekiniyorsanız evinizde doğal diş macunu yapabilirsiniz.</p>
<p>Diş macunlarının içerisinde bulunan paraben, renklendiriciler, gliserin ve florid gibi maddelerin sağlığımıza zararlı olduğu dile getirilmektedir. Bu maddelerin kanser oluşumuna bile neden olabileceği belirtilmektedir.</p>
<p>Siz de daha doğal bir diş macunu arayışı içerisindeyseniz evde kendiniz yapabilirsiniz.</p>
<p><center><img decoding="async" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2012/09/Malzemeler.jpg" alt="" /></center><span style="color: #ff0000;"> </span>1 çay kaşığı karbonat<br />
<span style="color: #ff0000;">  </span>1 damla nane veya limon yağı<br />
<span style="color: #ff0000;"> <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/2666.png" alt="♦" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></span> 2-3 damla su</p>
<p><center><img decoding="async" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2012/09/Yapılış-Tarifi.jpg" alt="" /></center>Tüm malzemeleri sırasıyla temiz bir kasenin içerisine koyup karıştırın. Macun kıvamı alana kadar karıştırın ve dişlerinizi fırçalayın.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/evde-dis-macunu-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hıçkırık Nasıl Geçer?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/hickirik-nasil-gecer/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/hickirik-nasil-gecer/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2015 13:03:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=5683</guid>

					<description><![CDATA[Diyaframın kontrol edilemeyen şekilde kasılması sonucu ortaya çıkan hıçkırık nasıl geçer? İşte hıçkırığa iyi gelen <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Diyaframın kontrol edilemeyen şekilde kasılması sonucu ortaya çıkan hıçkırık nasıl geçer? İşte hıçkırığa iyi gelen yöntemler…</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hıçkırık Nasıl Geçer?</h2>



<p><strong>Eğilerek su için<br></strong>Vücudunuzu belinizden kırarak öne doğru eğilim bir bardak suyu bu şekilde için.</p>



<p><strong>Sirke için<br></strong>Yarım çay kaşığı sirke ve ardından 1 bardak su için. Veya aynı miktardaki sirkeyi suyla karıştırıp için.</p>



<p><strong>Şeker yiyin<br></strong>Bir çay kaşığı şekeri 5 saniye ağzınızın içinde tutun. Çiğnemeden şekerin erimesini bekleyin. Bir yudum su için ve hıçkırığın geçtiğini göreceksiniz.</p>



<p><strong>Fıstık ezmesi yiyin<br></strong>1 tatlı kaşığı fıstık ezmesini ağzınızda birkaç saniye bekletin. Ardından çiğnemeden yutun ve su için.</p>



<p><strong>Limon suyu için<br></strong>Yarım çay kaşığı limon suyunu ağzınızda birkaç dakika tutup yutun. Ya da 1 limonun suyunu içme suyuna karıştırıp için.</p>



<p><strong>Kese kağıdına nefes verin<br></strong>Kese kağıdından bir torbaya yavaşça nefes verin ve alın.</p>



<p><strong>Papatya çayı<br></strong>1 çay kaşığı papatyayı suya karıştırıp 10 dakika bekletip yavaşça için.</p>



<p><strong>Kakule karışımı<br></strong>1 çay kaşığı kakuleyi bir bardak sıcak suya koyup 5-10 dkika bekleyin ve yavaşça için.</p>



<p><strong>Nefesinizi tutun<br></strong>Derin bir nefes alın ve tutabildiğiniz kadar tutun. Kontrollü bir şekilde yavaşça nefesi verin ve tekrar nefes alıp tekrar tutun. Bir kaç kez tekrarlayın.</p>



<p><strong>Soğuk su için<br></strong>İçine bir kaşık bal karıştırıp soğuk su için veya 1 dakika boyunca soğuk suyla gargara yapın.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/hickirik-nasil-gecer/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diş Teli Temizliği Nasıl Yapılır?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/dis-teli-temizligi-nasil-yapilir/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/dis-teli-temizligi-nasil-yapilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2015 21:50:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=5407</guid>

					<description><![CDATA[Diş temizliği oldukça özen gösterilmesi gereken bir konudur. Ortodondik tedavi sırasında da dişlerin ve tellerin <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diş temizliği oldukça özen gösterilmesi gereken bir konudur. Ortodondik tedavi sırasında da dişlerin ve tellerin hijyenine ve bakımına önem verilmesi gerekmektedir. Ortodontik tedavi sürecinde, diş fırçasının her yere ulaşması oldukça zordur. Ortodondistlerin tavsiye ettiği fırçaların kullanılması gerekmektedir.</p>
<p>Ortodontistler, diş fırçası önerirken dişlerdeki braketlere uygun, onlara zarar vermeyecek çok lifli diş fırçalarını tavsiye ederler. Bu fırçalar diş teli tedavisine braketlerin aralarına girebilecek ve tam anlamıyla bir temizlik sağlayabilecek şekilde tasarlanmıştır. Sert fırçaların kullanılması sakıncalıdır. Çünkü braketlere zarar verebilir. Bu yüzden ortodontistlerin tavsiye ettiği yumuşak fırçalar kullanılmalıdır. Yemeklerden sonra vakit kaybetmeden dişlerin fırçalanması gerekmektedir.</p>
<p><a href="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2015/02/10.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-5573" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2015/02/10.jpg" alt="10" width="650" height="323" srcset="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2015/02/10.jpg 650w, https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2015/02/10-300x149.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 650px) 100vw, 650px" /></a></p>
<p>Diş teli kullananların mutlaka kullanması gereken diğer bir şey de ara yüz fırçasıdır. Bu fırça çok ince bir fırça olup braketlerin ve tellerin arasından kolayca geçebilecek bir yapıya sahiptir. Tüm dişlerin arasından tek tek geçirilmesi ve düzenli olarak kullanılması gerekmektedir.</p>
<p>Ortodondik tedavi sırasında fırçanın yanı sıra diş ipi, temizliği tamamlayan önemli bir unsurdur. Ucu sertleştirilmiş diş ipi, diş teli kullananlar için daha ergonomik olacaktır. Tüm dişlerin aralarından diş ipini tek tek geçirilmesi ve daha sonra dişlerin özenle fırçalanması gerekmektedir.</p>
<p>Dişleri fırçalarken kesinlikle florürlü diş macunu kullanılmalıdır. Fırçalama süresinin de 3-4 dakika altına düşürülmemesi gerekmektedir. Fırçalama sırasında fırçanın her diş üzerinde özenle hareket ettirilmesi gereklidir. Tellerin durumuna göre fırça braketle paralel ya da dairesel hareketlerle fırçalanabilir. Dil de ihmal edilmeden yumuşak bir fırça ile fırçalanmalıdır. Son olarak da ağız bakım suları ile gargara yapılarak temizlik tamamlanır. Bu aşamaların her yemekten sonra aksatılmadan yapıldığı takdirde ortadondik tedavi sırasında diş teli temizliği büyük ölçüde sağlanmış olacaktır. Braketlerin temizliği ve iyi bakılması, tedavinin aksamamasına ve zamanında tamamlanmasına da katkı sağlayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/dis-teli-temizligi-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan Vücudunun Keşfi Nasıl Gerçekleşti?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/insan-vucudunun-kesfi-nasil-gerceklesti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jan 2015 10:52:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlginç Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=5019</guid>

					<description><![CDATA[Orta çağ boyunca Avrupa’da Tıp Bilimi, Galenos ve öncekilerin çalışmalarına bağlı kaldı ancak; 12.yy ‘da <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Orta çağ boyunca Avrupa’da Tıp Bilimi, Galenos ve öncekilerin çalışmalarına bağlı kaldı ancak; 12.yy ‘da Yunan ve Arap Latince’ye çevrildikçe, Batı Avrupa’ya yeni fikirler ulaştı.Tıp Bilimciler eski kuramları sorgulamaya başladı.</p>
<h2>Çetin Bir Kişilik</h2>
<p>Aureolus Phippus Theophrastus Bombast von Hohenheim ya da bilinen öteki adıyla Paracelsus, İsviçre’de Zürihch yakınlarında doğdu. Ferrara Üniversitesi’ne okudu ve daha sonra cerrahlık yaptı. Paracelsus, en yakın arkadaşlarına bile sert davranan kırıcı bir insandı. Muayene ettiği zengin insanlardan çok fazla ücret alıp, buna karşılık yoksulları parasız tedavi ederdi. Romalı hekim Celsus’la öteki geleneksel doktorlarla uyuşamadığı çok fazla nokta olduğu için Paracelsus (para, Yunanca’da ”karşı” anlamına gelir) adını aldı.</p>
<h2>Gezgin Bir Doktor</h2>
<p>Paracelsus 1527′de Basel Üniversite’sinde hoca oldu. Burada bir muayenehanesi de vardı.Ancak diğer tıp oteriteleriyle arasında anlaşmazlıklar vardı. Galenos ve İbni Sina’nın kitaplarını herkesin önünde yakınca Basel Üniversite’sinden ayrılmak zorunda kaldı.Yaşamının geri kalan kısmında Avrupa’yı dolaştı ancak bir yerde asla 2 yıldan fazla kalmadı. Avusturya’da öldü.</p>
<p>Paracelsus, hastalıkların dört sıvı arasındaki dengesizlikten kaynaklandığını söyleyen eski Yunan düşüncesine inanmıyordu. O, vücuda giren bir zehirin hastalıklara neden olduğunu düşünüyordu.Zaman zaman hastaları, sahip oldukları hastalığın belirtilerine benzer belirtiler yaratan ilaçlar kullanarak tedavi ediyordu. Bu, vücuttaki doğal koruyucuları güçlendirerek bedeni iyileştirme yöntemi olan homeopatinin ilk biçimiydi.</p>
<h2>Büyük Anatomici</h2>
<p>Andreas Vesalius, Kutsal Roma İmparatoru V. Charles’ın eczacısının oğlu olarak Brüksel’de doğdu.Önce Louvain’de, sonra Paris Üniversite’sinde okudu, ancak savaş onu Louvain’e dönmek zorunda bıraktı. Veselius o sıralarda insan vücudunun yapısını inceleyen anatomi ile yakından ilgileniyordu.Tam anlamıyla yapabilmesi için insan ölülerini kesip parçalara ayırması gerekiyordu.Yasalar bunu yasakladığı için ihtiyaç duyduğu cesetler için mezar soyuyor, darağaçlarından ölüleri çalıyordu.1537′de İtalya’daki Padova Tıp okuluna devam etmeye başladı.Bilgisi son derece geniş olduğu için 2 günlük sınavın ardından kendisine doktorluk derecesi hemen arkasından da anatomi hocalığı verildi.<br />
Vesalius ,Padova’da bulunduğu sıralarda,insan vücudu ve çok sayıda hayvan ölüsü inceledi.Bu işi bizzat kendisi yaptı ve öğrencilerine yol göstermesi için bir çok vücut şeması hazırladı.</p>
<p>Bu çizimler Galenos’un kuramlarına dayanıyordu.Vesalius,yavaş yavaş Galenos’un söyledikleri ile kendi araştırmalarının sonuçları arasında farklar olduğunu gördü. Galenos’un anlattıklarının insanınkinden çok bir maymun bedeni için geçerli olduğu kanısına vardı. 1543′te, o zamana kadar yazılmış olan en büyük bilim bilim kitaplarından biri olan “İnsan Vücudunun Yapısı” adlı kitabını yayımladı. Kitap, anatomi biliminin akademik bir uğraşı olarak kabul edilmesini sağladı.17.yy’ye kadar Vesalius’un kuramları hemen hemen bütün Avrupa’da kabul gördü.</p>
<h2>Kraliyet Hekimi</h2>
<p>William Harvey 1578′de İngiltere’de dünyaya geldi. Cambridge Üniversite’sinde sanat ve tıp okuduktan sonra tıp eğitimini Fabricius adındaki ünlü anatomi profesörünün yanında sürdürmek üzere Padova’ya gitti.1618′de önce I. James’in , ardından I. Charles’ın özel hekimleğine getirildi.</p>
<p>Harvey, 1628′de De Motu Cordis (Kalbin ve Kanın Hareketi Üzerine) adlı bir kitap, yaptığı bir çok gözlemin ürünüydü ve kanın vücuttaki dolaşımıyla ilgili kuramlarını sergiliyordu.O zamanlar doktorların çoğu, Galenos gibi kanın kalbin bir yanından öteki yanına küçük deliklerden geçtiğine inanıyordu Harver kendi deneylerinden yola çıkarak dolaşım kavramını ortaya attı.Kanın kalpten atardamarlar yoluyla dışarı akıp, toplardamarlar yoluyla tekrar kalbe döndüğünü gösterdi. Fabricius toplardamarlardaki kapakçıkları saptamıştı, ancak ne işe yaradıklarını anlayamamıştı. Harvey, büyük toplardamarlardaki kapakçıkların kanı geriye, kalbe doğru yönelttiğini, kalpteki kapakçıkların ise kanın vücutta tek bir doğrultuda (sağ taraftan akciğerlere, sol taraftan da vücudun kalan bölümüne) akarak dolaşımını sağladığını fark etti ve kalbin kanın dolaşması için bir pompa görevi gördüğünü tespit etti.</p>
<p>Harvey’in buluşu gözleme dayanan akıl yürütmenin parlak bir örneğiydi. Harvey, ince damarların toplar damarlar ile atardamarları birbirine bağlaması gerektiğini tahmin ediyor fakat kanıtlayamıyordu.1661′de Marcello Malpighi (1628-1694) adında bir İtalyan, mikroskop altında kurbağa akciğerlerini incelerken (kılcaldamar dediğimiz) ince bağlantılı damarları buldu ve böylece bilmece çözüldü.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emar Nasıl Çekilir?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/emar-nasil-cekilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Dec 2014 14:36:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=5071</guid>

					<description><![CDATA[Açılımı “Manyetik Rezonans Görüntüleme” olan MRG veya MR, zararlı röntgen ışınlarını kullanmadan, güçlü bir mıknatıs <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Açılımı “Manyetik Rezonans Görüntüleme” olan MRG veya MR, zararlı röntgen ışınlarını kullanmadan, güçlü bir mıknatıs ortamında radyo frekansları sayesinde, vücuttaki hidrojen atomlarının hareketlerini kaydeden, değerlendiren ve görüntü oluşturan bir cihazdır</p>



<p>Çözümleme gücü en yüksek olan radyolojik görüntüleme yöntemidir.<br>Manyetik Rezonans Görüntüleme ilk kez 1946 yılında Bloch ve Purcell tarafından tanımlanmıştır. Manyetik Rezonans Görüntüleme, ilk kez 1973 Lauterbur tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Manyetik Rezonans Görüntüleme, Türkiye&#8217;de 1989 yılında İzmir&#8217;de Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinde kullanılmaya başlanmıştır. Manyetik Rezonans Görüntüleme de, ağrı, alerjiye yol açacak herhangi bir durum ve ilaç kullanma gibi zorunluluk yoktur.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hangi durumlarda MR Çekilir?</h2>



<ul class="wp-block-list"><li>Yumuşak dokuların görüntülenmesinde.</li><li>Kanser hastalığı saptanan kişilerde, hastalık derecesi tespit edilmesinde.</li><li>Yaşı geçmiş kadınlarda (30 yaşını geçmiş olan tüm kadınlarda) meme kanserinin olup olmadığının tespit edilmesinde.</li><li>Beyin ve omurilik ile ilgili rahatsızlıkların tespit edilmesinde.</li><li>Kalp hastalıklarının tespit edilmesinde.</li><li>İç organ rahatsızlıkların tespit edilmesinde.</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading">Kimlere EMAR çekilmez?</h2>



<ul class="wp-block-list"><li><em>Böbrek yetmezliği hastalığı olanlara. </em></li><li>Aşırı kiloya sahip olan kişilere.</li><li><em>Kalp pili kullanan kişilere. </em></li><li>Dişinde dişteli olan kişilere.</li><li><em>Daha önceden geçirdiğiniz ameliyat sonrasında protezi olanlara. </em></li><li>İşitme cihazı olanlara.</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading">MR çekimi gerçekleşmeden önce neler yapmamız gerekir?</h2>



<p>Bazı çekimlerde 6-8 saat aç gelmeniz gerekebilir. Doktorun verdiği ilaçlar dışında başka bir ilaç kullanıyorsanız kullanmamanız istenir. MR çekimine gelmeden üzerinizde yüzük, kolye, küpe, gözlük, kemer vb. gibi materyaller var, ise onları çıkarmanız istenir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Emar çekiminde nelere dikkat edilmelidir?</h2>



<ul class="wp-block-list"><li>MR çekiminden önce hasta, tüm metal eşyaları çıkarmalıdır. Bunlara, saat, kolye, küpe, kolye, gözlük, kemer gibi eşyalar olarak örnek verebiliriz.</li><li>Çekim esnasında oldukça hareketsiz kalmak.</li><li>Özellikle çekim yapılacak yerin hiç hareket ettirilmemesi.</li><li>Bazı çekimlerde nefes tutulmalıdır. Bu da teknisyenin komutu ile nefes tutup bırakılmalıdır.</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading">Emar nasıl çekilir?</h2>



<p>MR çekilecek hastanın, üzerinde yüzük, küpe, kolye, saat, gözlük, kemer gibi materyallerin var ise bunların çıkarılması istenmektedir. Daha sonra hasta, MR cihazına sokulduktan sonra, hastaya özel bir radyo anteni takılır. Özel radyo anteni sayesinde teknisyenin komutlarına uyulmaktadır. Teknisyen, çekim yapılacak yerin tam cihazın içine gelecek şekilde ayarlamalar yaparak sabit kalmasını sağlar. Daha sonra çekime başlanır. Çekim süresi, MR türüne göre değişmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">MR cihazı nasıl çeker?</h2>



<p>Manyetik Rezonans Görüntüleme, dev bir mıknatıstan oluşmaktadır. Manyetik dalgaların gücü sayesinde insan hücrelerinde bulunan hidrojen atomunu uyarılarak aktif hale geçmesi sağlanır. Daha sonra görüntülenmek istenen alana radyo frekans dalgaları verilir. Elde edilen sonucun özel bir radyo anteni aracığıyla bilgisayara göndererek yüksek kalite de bir görüntü oluşturur.</p>



<h2 class="wp-block-heading">MR çekim süresi ne kadardır?</h2>



<p>MR çekim süresi, MR çekilecek vücut bölümlerine bağlı olarak değişmektedir. MR çekim, 3-10 dakika arasında, tam çekim ise; 20-45 dakika arasında değişmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">MR türleri nelerdir?</h2>



<ul class="wp-block-list"><li>Beyin MR: beyin tümörleri, felçleri, bunamalar gibi sinir sistemi hastalıklarını tespit etmek amacıyla çekilen MRdır.</li><li>Kalp MR: Kalp hastalıklarını tespit etmek amacıyla çekilen MRdır.</li><li>Meme MR: Meme kanserinin hastalığını için erken bir tanı koymak amacıyla çekilen MRdır.</li><li>Vücut MR: Kalp, akciğer, böbrek, dalak, pankreas, safra kesesi, safra yolları, iç organları detaylı bir şekilde incelemek için çekilen MRdır.</li><li>Prostat MR: Prostat kanserinin tespit etmek için çekilen MRdır.</li><li>Kas İskelet Sistemi MR: Kaslar, bağlar, menüsküsler, diğer eklem diskleri hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için çekilen MRdır.</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading">MR Avantajları nelerdir?</h2>



<ul class="wp-block-list"><li>Öncelikle radyasyon yoktur.</li><li>Hastalıkların belirlenmesinde detaylı bilgiye ulaşılabilir.</li><li><em>Kalp hastalıklarının tespit edilmesinde herhangi bir yan etkisi yoktur. </em></li><li>Çok kısa sürede kaliteli görüntüler elde edilerek hastalığın tespit edilmesi daha kısa sürede tamamlanır.</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading">MR dezavantajları nelerdir?</h2>



<ul class="wp-block-list"><li><em>Öncelikle kapalı alan korkusu olan hastalar için zordur. </em></li><li>MR, pahalı bir incelemedir.</li><li>Başlıca incelemenin yapıldığı cihazın manyetik gücünün yarattığı etkenlere bağlıdır. Bunların başında kalp pili kullanan kişiler üzerinedir.</li></ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsülin Nasıl Yapılır?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/insulin-nasil-yapilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Nov 2014 16:46:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=5053</guid>

					<description><![CDATA[Kan şekerinin istenilen düzeyde tutulması, doğru enjeksiyon uygulamasına bağlıdır.Bu sebeple insülin enjeksiyonunun nasıl, nereye, ne <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kan şekerinin istenilen düzeyde tutulması, doğru enjeksiyon uygulamasına bağlıdır.Bu sebeple insülin enjeksiyonunun nasıl, nereye, ne şekilde yapıldığı çok önemlidir. Vücudun, insülinden en iyi şekilde faydalanması buna bağlıdır.</p>
<p>Enjeksiyonlar deri altına ve mümkün olduğunca derine yapılmalıdır. Bunun için, deri deri altı dokusuyla birlikte parmaklar arasında kavranmalıdır.</p>
<p>İğne 45 derece açı ile batırılmalıdır. Enjeksiyon bazı durumlarda 90 derece açı ile de yapılabilir ancak bunun için deri altı dokusunun, iğnenin uzunluğundan daha kalın olması gerekmektedir. Kas içine enjeksiyondan kaçınılmalıdır. İnsülin hızlı bir şekilde emileceği için, kas içine enjeksiyon ağrıya sebep olabilir. Standart insülin enjektörleri 12.7 mm’lik iğneye sahip olmakla birlikte insülin kalemlerinde 8 mm’lik iğneler kullanılır. Kısa iğneler, ergenlik dönemindeki çocuklarda uygun olabilir. Çok daha küçük çocuklara ve fazla kilosu olmayan, zayıf kişilere 45 derece açı ile enjeksiyon yapılmalıdır. Kısa iğne kullanıldığında, 90 derecelik açı ile enjeksiyon yapılabilir.</p>
<p>Diyabet hemşireniz tarafından, size insülin tedavisi hakkında mutlaka eğitim verilmelidir. İnsülini, hemşireniz yanınızda iken uygulayarak öğrenmeli, anlamadığınız konular hakkında mutlaka danışmalısınız. İnsülin enjeksiyonları aynı saatte ve her gün düzenli bir şekilde yapılması gerekir. Bu sebepten dolayı enjeksiyonlarınızı kendi kendinize uygulamanız daha doğru olur. Çünkü her zaman yanınızda enjeksiyonunuzu yapacak birilerini bulamayabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2014/11/m7250266-man_injecting_insulin_into_abdomen_using_novopen-spl.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-5365" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2014/11/m7250266-man_injecting_insulin_into_abdomen_using_novopen-spl.jpg" alt="m7250266-man_injecting_insulin_into_abdomen_using_novopen-spl" width="600" height="315" srcset="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2014/11/m7250266-man_injecting_insulin_into_abdomen_using_novopen-spl.jpg 600w, https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2014/11/m7250266-man_injecting_insulin_into_abdomen_using_novopen-spl-300x158.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<h2>İnsülin enjeksiyonu hangi bölgelere yapılmalıdır?</h2>
<ul>
<li>İnsülin enjeksiyonu mutlaka dönüşümlü olarak uygulanmalıdır. Yani her dozu farklı bölgelere uygulamak gerekir. Her zaman aynı bölgeye yapılan insülin, lipodistrofiye sebep olabilir. Lipodistrofiler, hep aynı bölgeye insülin yapılmasıyla yağ dokusunun değişikliğe uğramasından dolayı gelişir. Yağ dokusunun iyi huylu bir tümöre benzer biçimde birikim oluşturması lipodistrofiyi meydana getirir. Lipodistrofi, yağ dokusunun erimesidir. Bu bölgede sertleşme, şişme, acı, ağrı, ve kızarıklık oluşabilir.</li>
<li>İnsülinin uygulandığı bölgedeki deri ile kas arasında kalan yağlı dokunun kalınlığı en az enjeksiyon yerinin seçimi kadar önemlidir. Kas içine yapılan insülin daha hızlı etki gösterir ve etkisi daha kısa sürer. Bu durum hipoglisemiye sebep olabilir. Bu yüzden insülini cilt altına enjekte etmeniz gerekmektedir. Kas içine enjeksiyon yapmaktan kaçınmak için deriyi parmağımızla kavradıktan sonra iğneyi batırarak insülini enjekte etmelisiniz.</li>
<li>Enjeksiyon bölgesi mutlaka sabunlu suyla temizlenmiş olması gerekir. Alkol ile temizlik gerekmez. Eğer alkol ile temizlenirse iğnenin deliğinden alkol sızarak ağrılı enjeksiyona sebep olabilir. Enjeksiyon yapıldıktan sonra, beş altı saniye durup insülinin emildiğinden emin olduktan sonra iğneyi çekmelisiniz.</li>
</ul>
<h2>İnsülin yaparken oluşan ağrıyı nasıl azaltabilirim?</h2>
<p>İnsülin yaparken oluşan ağrıyı önleyebilirsiniz. Bunun için;</p>
<ol>
<li>İnsülini dolaptan çıkardıktan sonra bir süre oda ısısında bekletmelisiniz. Eğe dolaptan çıkarır çıkarmaz uygularsanız ağrı hissetmeniz mümkün.</li>
<li>İnsülini uygulamadan önce, alkol ve kolonya kullandıysanız uçuncaya kadar mutlaka bekleyin.</li>
<li>Enjeksiyon esnasında kaslarınızı fazla germemelisiniz.</li>
<li>İğneyi hızlıca batırmalı ve insülini boşaltırken elinizi oynatmamalısınız.</li>
<li>İğne ucu iki defadan fazla kullanılmamalıdır. Çünkü keskin ve çok ince olan iğne ucu deriye batırıldığında keskinliği bozulur. Kalemin kapağını takarken de zedelenebilir. Günde 4 kez yapanlarda her gün değiştirilmelidir.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fobi Nasıl Oluşur?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/fobi-nasil-olusur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2014 12:32:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=5057</guid>

					<description><![CDATA[Fobi gerçeklerden uzak, abartılı, bilinç dışı bir korku türüdür. Korku kişiyi tehlikelere karşı uyarır ve <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fobi gerçeklerden uzak, abartılı, bilinç dışı bir korku türüdür. Korku kişiyi tehlikelere karşı uyarır ve tedbir almasını sağlar. Bu yönüyle korku faydalı bir dürtüdür. Fakat fobide, kişi kendisi için tehlike arz etmeyen durumlara karşı panik olur ve yoğun bir korku hisseder. Örneğin kedi fobisi olan bir kişi, kedinin yavrusunu dahi görse aklını oynatacak kadar korkar.</p>
<p>Örnek fobilerden bazıları; geniş alan fobisi, yükseklik fobisi, hayvan fobisi, başarısızlık fobisi, evlilik fobisi, gök gürültüsü fobisi. Bunlar gibi fobilere sahip kişiler, fobilerini oluşturan nesne ve durumlardan uzak kaldıklarında kendilerini rahat ve güvende hissederler.</p>
<p><a href="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2014/10/fobi-nedir.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-5327" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2014/10/fobi-nedir.jpg" alt="fobi-nedir" width="555" height="277" srcset="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2014/10/fobi-nedir.jpg 555w, https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2014/10/fobi-nedir-300x150.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 555px) 100vw, 555px" /></a></p>
<p>Fobiler şöyle oluşmaktadır. Kişi bir nesnenin yol açtığı olumsuz bir durumu, o nesneyle ilgisi olmayan başka bir nesne yada duruma aktarır. Örneğin cinsel saldırıya uğramış olan bir çocuğun, daha sonra sokağa çıkma fobisi geliştirmesi gibi. Burada çocuk cinsel saldırı olayında yaşadığı korkuyu, sokağa aktarmıştır. İçindeki korku ve endişeyi bastırmak için sokağa çıkmamaktadır.</p>
<p>Yine aynı şekilde karanlık bir ortamdayken kötü bir olayla karşılaşmış birisi. İçindeki kaygıları ortamın karanlık olmasına bağlar. Ve karanlık korkusu geliştirir. Karanlık olmayan ortamlarda korkmaz. Karanlık bir ortama girdiğinde ise aşırı bir korku tepkisi verir. Çünkü bilinçaltı yine aynı olayla karşılaşacağına inanmaktadır.</p>
<p>Fobiler genelde üzerine gidilerek yenilebilmektedir. Örneğin kalabalık önünde konuşma fobisi olan bir kişi, sık sık topluluk önünde konuşarak bu korkusunu yenebilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
