<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Belgesel - Nasıl Yapılır?</title>
	<atom:link href="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/belgesel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/belgesel/</link>
	<description>Merak Ettiğiniz Herşey Burada.!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 20 Aug 2022 08:43:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2018/06/cropped-favicon-150x150.png</url>
	<title>Belgesel - Nasıl Yapılır?</title>
	<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/belgesel/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çamlıca Kulesi Nasıl Yapıldı?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/camlica-kulesi-nasil-yapildi/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/camlica-kulesi-nasil-yapildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Aug 2022 12:15:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=10299</guid>

					<description><![CDATA[Çamlıca Kulesi ya da Küçük Çamlıca Televizyon Kulesi, Türkiye&#8217;nin İstanbul şehrindeki televizyon ve seyir kulesi. <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Türkiye’nin Dev Yapıları | Çamlıca Kulesi | TRT Belgesel" width="840" height="473" src="https://www.youtube.com/embed/GciQlCk1F5s?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Çamlıca Kulesi ya da Küçük Çamlıca Televizyon Kulesi, Türkiye&#8217;nin İstanbul şehrindeki televizyon ve seyir kulesi.</p>



<p>Üsküdar ilçesindeki Küçük Çamlıca Tepesi&#8217;nde yer alır. Toplam yüksekliği 369 metre olan kulenin 221 metrelik bölümü 49 katlı betonarme yapı, 168 metrelik bölümü ise antendir.</p>



<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin 2011 yılında açtığı Çamlıca Tepesi TV Radyo Kulesi Fikir Projesi Yarışması nda dereceye giren ve uygulanmasına devrin başbakanı Erdoğan&#8217;ın seçimi ile karar verilen yapı Eylül 2020&#8217;de tamamlanıp hizmete girdi. Açılışı, 29 Mayıs 2021 tarihinde yapıldı.</p>



<p>Kule hizmete girdikten sonra şehirdeki diğer anten ve anten kuleleri kaldırılmıştır. Kulede iki restoran ve bir seyir terası bulunmaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Mimari tasarım</h2>



<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin 2011 yılında açtığı fikir yarışması ile projelendirilen yapı, mimar Melike Altınışık&#8217;ın kurucusu olduğu &#8220;Melike Altınışık Architects&#8221; tarafından tasarlanmıştır.</p>



<p>Herhangi bir kent dokusundan bağımsız bir duruşu olan yapı, ışığı, doğayı ve mekânsal boşlukları kullanarak sürpriz karşılaşmalar yaratma; böylece insanların bakış açısını değiştirme ve farklı bakıp farklı düşünmesini sağlamak üzere tasarlandı.</p>



<p>Tek bir parça bir yapı olan kulenin tasarımında Osmanlı döneminde Türkler için önemli bir simge haline gelen lale çiçeğinden esinlenilmiştir. Kulenin ana aksı lalenin köklerini ve besleyici gövdesini; güneşe doğru yükseldikçe şekillene seyir terası ve restoran katları henüz açmayan bir lale tomurcuğuna benzer. Giriş katından antenlerin olduğu kata kadar yükselen panaroma asansörleri, ana kabuğun iki yanında yer alır. Bu asansörler Asya ve Avrupa kıtalarını hem ayıran, hem de bütünleştiren İstanbul Boğazı&#8217;nı simgeler.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yapının özelikleri</h2>



<p>Bu kuleden 100 radyo yayını, birbirlerinin güçlerini kesmeden, frekansları birbirine karışmadan, aynı yüksek kalitede yayın yapabilmektedir. Kulede bir seyir terası ve restoranı bulunmaktadır. Kule, özel günlerde ışık gösterilerine ev sahipliği yapmaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Proje maliyeti</h2>



<p>31 Aralık 2014 tarihinde yapılan ilk ihalede projenin maliyeti 73,1 milyon Amerikan doları olarak açıklanmıştır. Bununla birlikte yapının değişen isterleri sebebiyle 3 yeni ihale daha yapılmış; bu yeni ihalelerle birlikte Çamlıca Kulesi&#8217;nin toplam maliyeti 121,7 milyon dolara çıkmıştır. İhalelerin imzalandığı döviz kuru değeri hesaba katıldığında ise, yapının Türk Lirası cinsinden toplam maliyeti 381,8 milyon TL olmaktadır. Ocak 2022 baz alınarak enflasyon hesabı yapıldığında ise bu maliyetler sırasıyla 173,3 milyon dolar ve 873,7 milyon TL olmaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Projeye itirazlar</h2>



<p>Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, SİT alanı olarak tescilli olan Küçük Çamlıca Tepesi&#8217;ne yapılacak kulenin İstanbul&#8217;un silüetine, doğasına ve kültürel değerlerine verebileceği tahribata vurgu yaparak meslektaşlarının İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı tarafından 2011 yılında düzenlenen Çamlıca Tepesi TV Radyo Kulesi Fikir Projesi Yarışmasına katılmaması yönünde görüş bildirmiştir. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Küçük Çamlıca Gönüllüleri inisiyatifi 2015 yılında korunun girişinde bir açıklama yaparak Küçük Çamlıca Korusunun Doğal ve Kentsel SİT alanı olduğunu belirterek inşaat faaliyetinin durdurulmasını talep etmiştir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/camlica-kulesi-nasil-yapildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göbeklitepe&#8217;nin Gizemi</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/gobeklitepenin-gizemi/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/gobeklitepenin-gizemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Jul 2022 14:58:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=10026</guid>

					<description><![CDATA[Göbeklitepe, Türkiye&#8217;nin Şanlıurfa il merkezinin 18 km kuzeydoğusunda, Haliliye ilçesine bağlı Örencik köyü yakınlarında yer <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Şanlıurfa&#039;daki Göbeklitepe&#039;nin Gizemi" width="840" height="473" src="https://www.youtube.com/embed/wzuQEUBq4OI?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Göbeklitepe, Türkiye&#8217;nin Şanlıurfa il merkezinin 18 km kuzeydoğusunda, Haliliye ilçesine bağlı Örencik köyü yakınlarında yer alan, dünyanın bilinen en eski kült yapılar topluluğudur. Bazı popüler kaynaklarda &#8220;tarihin sıfır noktası&#8221; nitelendirmesiyle de anılır. Buradaki kazılarda çıkartılan bazı heykel ve taşlar, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi&#8217;nde sergilenmektedir. Bu yapıların ortak özelliği, T biçimindeki 10-12 dikilitaşın yuvarlak planda dizilmiş, aralarının ise taş duvarla örülmüş olmasıdır. Bu yapının merkezinde daha yüksek boyda iki dikilitaş, karşılıklı olarak yerleştirilmiştir. Bu dikilitaşların çoğu üzerinde insan, el ve kol, çeşitli hayvan ve soyut semboller, kabartılarak veya oyularak betimlenmiştir.</p>



<p>Söz konusu motifler, yer yer bir süsleme olamayacak kadar yoğun olarak kullanılmıştır. Bu kompozisyonun bir öykü, bir anlatım veya bir mesaj ifade ettiği düşünülmektedir. Hayvan motiflerinde boğa, yaban domuzu, tilki, yılan, yaban ördeği ve akbaba en sık görülen motiflerdir. Bir yerleşim yeri değil, kült merkezi olarak tanımlanmaktadır. Buradaki kült yapıların tarım ve hayvancılığa yakın olan son avcı grupları tarafından inşa edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda bölgenin en erken kullanımının Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ&#8217;a, yani günümüzden en az 11.600 yıl öncesine dayandığı ileri sürülmektedir.</p>



<p>Söz konusu dikilitaşlar, stilize insan heykelleri olarak yorumlanmaktadır. Özellikle D yapılı merkez dikilitaşlarının gövdesinde bulunan insan el ve kol motifleri, bu konudaki her türlü şüpheyi yok etmektedir. Bundan ötürü &#8220;dikilitaş&#8221; kavramı, işlev belirtmeyen yardımcı bir kavram olarak kullanılmaktadır. Esasen bu &#8220;dikilitaş&#8221;lar, insan vücudunu üç boyutlu olarak betimleyen stilize tarzda yontulardır.</p>



<p>Bununla birlikte, Göbeklitepe&#8217;deki en eski faaliyetlerin tarihlendirme olanağı şimdilik yoktur; fakat bu anıtsal yapılara bakıldığında Paleolitik Çağ&#8217;a kadar uzanan, birkaç binyıl daha eskiye, epipaleolitike kadar giden bir geçmişi olduğu düşünülmektedir. Göbeklitepe&#8217;nin bir kült merkezi olarak kullanımının MÖ 8000 tarihine kadar devam ettiği ve bu tarihten sonra terk edildiği, başka veya benzer amaçlarla kullanılmadığı anlaşılmaktadır.</p>



<p>Bütün bunlar ve kazılarda ortaya çıkarılan anıtsal mimari, Göbeklitepe&#8217;yi eşsiz ve özel bir yapı kılmaktadır. Bu bağlamda, UNESCO tarafından 2011 yılında Dünya Mirası geçici listesine alındı ve 2018&#8217;de kalıcı listeye girdi.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="800" height="220" src="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2022/07/gobeklitepe-sanliurfa.jpg" alt="" class="wp-image-10027" srcset="https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2022/07/gobeklitepe-sanliurfa.jpg 800w, https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2022/07/gobeklitepe-sanliurfa-300x83.jpg 300w, https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/wp-content/uploads/2022/07/gobeklitepe-sanliurfa-768x211.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></figure></div>


<h2 class="wp-block-heading">Konum ve çevre</h2>



<p>Tepede ziyaret edilen bir yatır bulunması dolayısıyla yerel olarak ‘’Göbekli Tepe Ziyareti’’ olarak bilinen yükselti, yaklaşık 1 km uzunluğundaki bir kireç taşı plato üzerinde, 300&#215;300 metrelik bir alanı kaplayan 15 metre yükseklikte bir tepedir. Platoda kült yapıların yanı sıra, taş ocakları ve işlikleri de bulunmaktadır.</p>



<p>Buluntuların ortaya çıkarıldığı alan, batısında sarp kenarlı bir sel yatağı bulunan, kuzeybatı-güneydoğu yönünde uzanan, aralarında hafif çökmeler bulunan, çapı 150 metre kadar olan kırmızı toprak yükselti grubudur. En yüksek iki tepecikteki mezarlar ortaya çıkarılmıştır.</p>



<p>Tepe üzerinden kuzey ve doğuya bakıldığında Toros Dağları ve Karaca Dağ etekleri, batıya bakıldığında Şanlıurfa platosu ile Fırat ovasını ayıran dağ silsilesi, güneye bakıldığında ise Suriye sınırına kadar Harran Ovası görülmektedir. Bu konumuyla Göbeklitepe&#8217;nin çok geniş bir bölgeyi görebildiği gibi kendisi de çok geniş bir bölgeden görülebilmektedir. Bir kült yapıları inşa etmek için buranın seçilmesinde bu özelliğin etkisinin olması muhtemeldir. Diğer taraftan böylesi anıtsal yapılar için çok kaliteli taş kaynağına ihtiyaç duyulduğu açıktır. Gerçekten Göbeklitepe&#8217;de kullanılan kireç taşı, her yerde bulunmayan oldukça sert bir taştır. Bugün bile bölgedeki en kaliteli kireç taşı olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla Göbeklitepe Platosu&#8217;nun seçilme sebeplerinden biri de bu olsa gerektir.</p>



<p>Urfa bölgesindeki Yeni Mahalle, Karahan, Sefer Tepe ve Hamzan Tepe gibi merkezlerde T biçiminde sütunların yüzeyde bulunduğu, Nevali Çori höyüğündeki kazılarda da benzer mimari ögelerin ortaya çıkarıldığı, dolayısıyla Göbeklitepe&#8217;nin bu merkezlerle ilişkili olabileceği de ileri sürülmektedir. Söz konusu merkezlerde saptanan sütunların Göbeklitepe&#8217;de ortaya çıkarılanlardan daha küçük (1,5-2 metre) olduğuna da dikkat çekilmektedir. Sonuç olarak Urfa bölgesinde Göbeklitepe&#8217;nin tek inanç merkezi olmayabileceği, birkaç inanç merkezinin daha olduğu görüşü ortaya atılmaktadır. Fakat bu noktada önemli olan konu, diğer yerleşimlerde daha küçük boyutlu dikilitaşların Göbeklitepe&#8217;nin daha geç tabakası ile benzerlik göstermesidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Araştırma ve kazılar</h2>



<p>Göbeklitepe, 1963 yılında İstanbul Üniversitesi ve Chicago Üniversitesi&#8217;nin yürüttüğü “Güneydoğu Anadolu Tarihöncesi Araştırmaları Projesi” yüzey araştırmalarında tespit edilmiştir. Olağan ve doğal görünmeyen birkaç tepe, insan eliyle yapıldığı kesin olan binlerce kırık çakmak taşı döküntüyle kaplıydı. Yapılan yüzey araştırmaları sırasında höyüğün yüzeyinden toplanan buluntulara dayanılarak buranın Biris Mezarlığı ve Söğüt Tarlası 1, Söğüt Tarlası 2 gibi bölgenin önemli yerleşimlerinden biri olabileceği sonucuna varılmış ancak başka bir çalışma yapılmamıştır. Bölgeden ilk kez, 1980 yılında yayımlanan Peter Benedict’in &#8220;Survey Work in Southeastern Anatolia&#8221; adlı makalesinde söz edilmiştir. Ancak yine de üzerinde durulmamıştır. Daha sonra 1994 yılında Heidelberg Üniversitesi’nden Klaus Schmidt tarafından bölgede bir araştırma daha yapılmıştır. Sitenin anıtsal karakteristiği ve buna bağlı olarak arkeolojik değeri ancak o zaman dikkat çekmiştir.</p>



<p>Kazı çalışmaları ise 1995 yılında Şanlıurfa Müzesi başkanlığında ve İstanbul Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden (DAI) Harald Hauptmann bilimsel danışmanlığında yapılan yüzey araştırmasından sonra başlatılmıştır. Hemen ertesinde yine Şanlıurfa Müzesi başkanlığında ve Klaus Schmidt bilimsel danışmanlığında kazılar başlatılmıştır. 2007 yılından itibaren ise kazı çalışmaları Bakanlar Kurulu kararlı kazı statüsüyle ve yine Alman Arkeoloji Enstitüsü&#8217;nden Prof. Dr. Klaus Schmidt&#8217;in başkanlığında devam ettirilmiştir. Projeye Alman Heidelberg Üniversitesi Tarihöncesi Enstitüsü de katılmıştır. Yıllarca sürdürülen ayrıntılı kazı çalışmaları, Neolitik Devrim&#8217;i ve hazırlayan zemini yeniden yazmayı sağlayacak güvenilir bilimsel sonuçlar sağlamıştır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/gobeklitepenin-gizemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karıncalar Selde Hayatta Nasıl Kalır?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/karincalar-selde-hayatta-nasil-kalir/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/karincalar-selde-hayatta-nasil-kalir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Jun 2022 09:04:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=9905</guid>

					<description><![CDATA[Karınca, karıncalar (Formicidae) familyasını oluşturan, yaban arıları ve arılarla birlikte zar kanatlılar (Hymenoptera) takımında yer <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="fb-video" data-href="https://www.facebook.com/DMAXTR/videos/1041083546654225" data-width="auto" data-allowfullscreen="false" data-autoplay="false" data-show-captions="false"></div>



<p>Karınca, karıncalar (Formicidae) familyasını oluşturan, yaban arıları ve arılarla birlikte zar kanatlılar (Hymenoptera) takımında yer alan, sosyal yaşam gösteren böceklere verilen ortak addır. Karıncalar, Kretase Dönemi&#8217;nin ortalarında, 110 ile 130 milyon yıl önce yaban arısına benzeyen hayvanlardan türemiş ve çiçekli bitkilerin ortaya çıkışından sonra çeşitlenmiştir. Günümüzde 12.000&#8217;den fazla türü sınıflandırılmıştır ve yaklaşık 14.000 civarında türü olduğu sanılmaktadır. Dirsekli antenleri ve ince bellerini oluşturan düğümsü yapıları ile kolaylıkla tanınırlar.</p>



<p>Karıncalar, boyutları küçük doğal boşluklarda yaşayan birkaç düzine avcı bireyden, çok büyük bölgeleri kaplayan ve sayıları milyonlarca bireyi içeren oldukça yüksek oranda organize kolonilere kadar oluşan topluluklar içinde yaşarlar. Büyük koloniler çoğunlukla &#8220;işçi&#8221; ve &#8220;asker&#8221; sınıflarını oluşturan kısır dişilerden oluşur. Bu kolonilerde aynı zamanda verimli erkekler ile bir ya da daha fazla ve &#8220;kraliçe&#8221; adı verilen verimli dişiler de bulunur. Bu koloniler bazen &#8220;süperorganizmalar&#8221; olarak tanımlanır çünkü karıncalar tek bir vücut hâlinde koloniyi desteklemek için bir arada çalışırlar.</p>



<p>Karıncalar (Dünya) üzerinde hemen hemen her kara parçasında bulunur. Kendine özgü karınca türleri bulunan ender yerler Antarktika ile birlikte bazı uzak ve uygun olmayan adalardır. Karıncalar ekosistemlerin çoğunda yaşayabilir ve kara hayvanları biyokütlesinin yaklaşık %15 ile %25&#8217;ini oluştururlar. Bu başarıları sosyal örgütlenmelerine, yaşam alanlarını değiştirebilmelerine, kaynaklardan yararlanmalarına ve kendilerini savunmalarına bağlanmıştır. Diğer türlerle birlikte geçirdikleri uzun evrim sürecinde, benzerlik, ortakçılık, asalaklık ve karşılıklılık içeren türler arası ilişkiler geliştirmişlerdir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ateş karıncası</h2>



<p>Ateş karıncaları Solenopsis cinsine ait karıncaların genel adıdır. Dünya çapında 200&#8217;ü aşkın türü bulunan ateş karıncaları stinger sınıfı üyesidirler. Ateş karıncası ısırığı insanda yanmanın verdiğine benzer bir acıya neden olur. Propodeumları sayesinde kolayca tanınırlar.</p>



<p>Dünyada &#8220;ateş karıncası&#8221; adını taşıyan birçok tür bulunmaktadır ancak bunların bir bölümü Solenopsis türüyle herhangi bir akrabalık bağına sahip değildir. &#8220;Küçük ateş karıncası&#8221; olarak bilinen Wasmannia auropunctata bu duruma örnek olarak gösterilebilir.</p>



<p>Ateş karıncaları kış uykusuna yatmamakta ancak aşırı düşük sıcaklıklara dayanabilmektedir. Lycaenidae ve Riodinidae gibi kelebek türleriyle karşılıklı yarara dayalı ilişkiler kurabilmektedirler.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/karincalar-selde-hayatta-nasil-kalir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pablo Escobar&#8217;ın Kayıp Milyonları Nerede?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/pablo-escobarin-kayip-milyonlari-nerede/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/pablo-escobarin-kayip-milyonlari-nerede/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Jun 2022 18:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=9901</guid>

					<description><![CDATA[&#160; &#160; &#160; Pablo Emilio Escobar Gaviria (1 Aralık 1949, Kolombiya &#8211; 2 Aralık 1993, <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Variller Dolusu Para | Escobar&#039;ın Kayıp Milyonları" width="840" height="473" src="https://www.youtube.com/embed/KZu-WSZuDCU?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<div class="fb-video" data-href="https://www.facebook.com/DMAXTR/videos/3197492020528769" data-width="auto" data-allowfullscreen="false" data-autoplay="false" data-show-captions="false"></div>



&nbsp;



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Escobar&#039;ın Kale Hapishanesinde Girilmemiş Bölgeler | Escobar&#039;ın Kayıp Milyonları" width="840" height="473" src="https://www.youtube.com/embed/u0Q4-bmV_VM?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<div class="fb-video" data-href="https://www.facebook.com/DMAXTR/videos/285410446879887" data-width="auto" data-allowfullscreen="false" data-autoplay="false" data-show-captions="false"></div>



&nbsp;



<div class="fb-video" data-href="https://www.facebook.com/DMAXTR/videos/438577874578464" data-width="auto" data-allowfullscreen="false" data-autoplay="false" data-show-captions="false"></div>



&nbsp;



<div class="fb-video" data-href="https://www.facebook.com/DMAXTR/videos/240723531509824" data-width="auto" data-allowfullscreen="false" data-autoplay="false" data-show-captions="false"></div>



<p>Pablo Emilio Escobar Gaviria (1 Aralık 1949, Kolombiya &#8211; 2 Aralık 1993, Medellín, Kolombiya), Kolombiyalı uyuşturucu baronu ve Medellín Karteli&#8217;nin kurucusudur.</p>



<p>Escobar, başta DEA olmak üzere çeşitli kurumlar tarafından ilk ve en ünlü &#8220;narko-terörist&#8221; olarak tanımlanmaktadır. Yapmış olduğu uyuşturucu ticaretinin en parlak döneminde Dünya&#8217;nın en zengin 7. insanı olmuştur.</p>



<p>&#8220;Kokain Kralı&#8221; olarak da adlandırılan Escobar&#8217;ın, öldüğü zaman servetinin yaklaşık 30 milyar dolar (2019 enflasyonuyla 58,7 milyar dolar) olduğu tahmin edilmektedir. Uyuşturucu sektöründe farklı uyuşturucu kartellerini bir araya getirerek kokain ticaretini tekelleştirmesi, devrim niteliğinde bir etki yaratmıştı. 1980&#8217;lerden 1991&#8217;e kadar lideri olduğu Medellín Karteli; başta Amerika Birleşik Devletleri ve Güney Amerika olmak üzere birçok bölgede büyük çaplı uyuşturucu ağları oluşturmuştur. Uyuşturucu kaçakçılığının yanı sıra Kolombiya Hükümeti&#8217;ne savaş ilan etmiş; güvenlik birimlerine, kamu çalışanlarına ve sivillere karşı bombalı ve silahlı eylemler gerçekleştirmiştir. Escobar, en az 4000 kişinin ölümünden sorumlu tutulmaktadır. Ayrıca M-19 gibi yasa dışı örgütler ve Küba için kaçak silah ticareti yapmış, kara para aklamıştır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">İlk yılları</h2>



<p>1949&#8217;da Kolombiya&#8217;nın Rionegro şehrinde yaşayan çiftçi bir baba ile ilkokul öğretmeni bir annenin yedi çocuğundan biri olarak dünyaya gelen Escobar, doğumundan kısa bir süre ailesi ile beraber Medellín&#8217;e taşındı. Yoksul bir ailenin evladı olan Escobar, Çocukluk ve gençlik yıllarını burada geçiren Escobar&#8217;ın suç hayatı ergenlik çağında başladı. Yaptığı ilk yasa dışı faaliyetleri stereo ekipman kaçakçılığı yapmak ve mezar taşlarını çalıp satmaktı. Medellín Universidad Autónoma Latinoamericana&#8217;da eğitim gördü ancak mezun olmadan üniversiteyi bıraktı. 1970&#8217;lerin başında, hırsızlık yapmaya devam eden Escobar, Medellínli bir yöneticiyi kaçırmış ve kişiyi serbest bırakmasının karşılığında fidye olarak 100.000 dolar kazanmıştır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hayatı</h2>



<p>1976&#8217;da Escobar, kokain işine girmeye karar vermiş, Fabio Restrepo gibi rakiplerini öldürmüş ve bölgede uyuşturucu kaçakçılığı yapan çeşitli kişiler ile Medellín merkezli Medellín Karteli isimli uluslararası faliyet gösteren yasa dışı bir suç örgütü kurmuştur. 1976 yılında Escobar ve çok sayıda adamı Ekvador&#8217;da 18 kg uyuşturucu madde ile yakalanmıştır. Açılan dava süresince hâkimlere rüşvet teklif etmiştir fakat davadan beraat edememiştir. Aylar süren yasal süreçten sonra kaçakçılığına tanıklık eden 2 memur Escobar tarafından öldürülünce dava düşmüştür.</p>



<p>1980&#8217;lere kadar Escobar&#8217;ın aylık 70 ila 80 ton arasında uyuşturucu sevkiyatı gerçekleştirdiği tahmin edilmektedir. 1980&#8217;li yıllarda ise hava yolu desteği ile Florida üzerinden özellikle Amerika&#8217;ya yasa dışı yollarla uyuşturucu ticareti gerçekleştirmeye başlaması ile kazancı hızla artmıştır. Amerika&#8217;nın uyuşturucu trafiğinin yüzde 80&#8217;i bu dönemde Medellin kartelinin eline geçmiştir. Yine aynı dönemde günlük 60 milyon dolardan fazla kazanç elde etmiştir, ayrıca bu rakamlarla Medellín&#8217;i kokain kaçakçılığının başkenti haline getirmiştir. 1980&#8217;lerin ortasında uyuşturucu trafiğinden elde ettiği para sayesinde hızla dünyanın en zengin insanlarından biri hâline geldi. 1990&#8217;lı yılların başında ise liderliğideki Medellín Karteli&#8217;nin gücü zayıflamış ve Escobar&#8217;ın ölümüyle kartel tamamen dağılmıştır.</p>



<p>Uyuşturucu ticaretinden kazandığı para ile 1978 ila 1982 yılları arasında Kolombiyalıların desteğini kazanmak amacıyla fakir kesimler için hastane, stadyum ve konutlar inşa ettirmiş, çeşitli spor takımlarına ve kurumlara sponsor olmuştur. Yaptığı bu yardımlardan dolayı halkın bir kesimi tarafından &#8220;Robin Hood&#8221; lakabı takılan Escobar 1982 yılından halktan aldığı oylar ile Kolombiya Liberal Partisi&#8217;nin adayı olarak Kolombiya Meclisi&#8217;ne seçilmiş fakat seçildikten iki yıl sonra işlediği suç faliyetlerinin ifşa edilmesi sonucu istifa etmek zorunda kalmıştır. Escobar&#8217;ın işlediği suçların ortaya çıkarılmasında önemli rol oynayan dönemin Kolombiya Adalet Bakanı, Escobar&#8217;ın istifası sonrası suikaste uğramış ve öldürülmüştür.</p>



<p>Pablo Escobar; başta Cali Karteli olmak üzere yerli ve yabancı rakip kartellerle savaşarak birçok insanın ölümüne sebep olmuştur. Uyuşturucu kaçakçılarının Amerika&#8217;ya yollanma kararını protesto eden Escobar, devletin aldığı bu karardan dolayı Kolombiya Hükümeti&#8217;ne savaş ilan etmiş; aralarında gazeteciler, siyasiler ve kamu çalışanları da olmak üzere birçok insanı kaçırıp rehin tutmuştur. Güvenlik güçlerine silahlı saldırılar düzenleten Escobar, aralarında yolcu uçağı da olmak üzere sivillere karşı bombalı ve silahlı eylemler düzenlenmesini emretmiştir. Escobar&#8217;ın silahlı ve bombalı eylemleri doğrultusunda en az 4000 insanı öldürdüğü düşünülmektedir. Ayrıca Kolombiya&#8217;da faliyet gösteren Ulusal Kurtuluş Ordusu gibi yasa dışı silahlı örgütleri Kolombiya&#8217;da bombalı saldırılar yapmaları için desteklemiştir. İşlediği uyuşturucu kaçakçılığına dair suç kayıtlarını sildirmek için, Kolombiya&#8217;da faaliyet gösteren ayrılıkçı M-19 adlı silahlı örgütü finanse etmiş ve örgütün başkent Bogota&#8217;da bulunan Adalet Sarayına saldırıp, üst düzey yargıç ve hakimleri rehin alıp, öldürmesine ön ayak olmuştur. Kolombiya&#8217;da gerçekleştirdiği silahlı ve bombalı eylemler yüzünden Forbes dergisi Kolombiya&#8217;yı dünyanın cinayet başkenti ilan etmiştir. Öte yandan Escobar, Kolombiya halkına karşı yaptığı hiçbir saldırı eyleminin sorumluluğunu üstlenmemiştir. Gerçekleştirdiği eylemlere rağmen birçok Medellínli tarafından sevilmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kardeşim Escobar Kitabı</h2>



<p>&#8220;Kardeşim Escobar&#8221; adlı kitapta, Pablo&#8217;nun kardeşi ve muhasebecisi Roberto Escobar, Pablo&#8217;nun orta sınıfken nasıl milyarder biri olduğunu anlatır. Gücünün zirvesindeyken kokain satışlarından günde yarım milyon Amerikan doları kazandığını, para destelerini bir arada tutmaya yarayan lastikler için haftada 2500 dolar civarı para ödediğini; ayrıca kazandığı paraların %10&#8217;a yakın kısmını farelerin yediği ve ıslaklıktan dolayı paraların çürüdüğü yazmaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kişisel hayatı</h2>



<p>1976 yılının Mart ayında 27 yaşında iken Escobar, 15 yaşındaki Maria Victoria ile evlendi ve çiftin Juan Pablo (şimdiki adı Juan Sebastian Santos Marroquín) ve Manuela adında iki çocuğu oldu.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ölümü ve sonrası</h2>



<p>2 Aralık 1993 tarihinde Pablo Escobar&#8217;a karşı yapılan operasyonda Pablo Escobar arama ekibinden kaçarken radyo dalgaları teknolojisi kullanarak Kolombiya elektronik gözetleme ekibi tarafından yeri tespit edildi; Tuğgeneral Hugo Martínez tarafından yönetilen operasyonla Medellin&#8217;de orta sınıf bir daire içinde saklanırken bulundu. Uzun çatışma sonrası DEA ve Kolombiya güvenlik güçleri tarafından öldürüldü. Ölümünden sonra akrabaları tarafından Escobar&#8217;ın öldürülmek yerine intihar ettiği de iddia edilmiştir.</p>



<p>Cenaze törenine yaklaşık 25 bin civarı seveni katıldı. Yine akrabaları tarafından Pablo Emillo Escobar Gavirya&#8217;nın sol kulağına ateş ederek intihar ettiği ve Medellín&#8217;de ölmeyi Amerika&#8217;da hapiste geçirmeye tercih edeceğini söylemiştir. Oğlu Juan Pablo Escobar veya şu anki adı ile Sebastián Marroquín ise telefondaki konuşmalarını anlatırken babasının &#8220;intihar edeceğini ve teslim olmayacağını defalarca kez dile getirdiğini&#8221; söylemiştir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/pablo-escobarin-kayip-milyonlari-nerede/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kediler Neden Mırlar?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/kediler-neden-mirlar/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/kediler-neden-mirlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Jun 2022 18:01:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=9898</guid>

					<description><![CDATA[Evcil kedi, küçük, genelde kıllı, evcilleştirilmiş, etobur memeli. Genelde ev hayvanı olarak beslenenlere ev kedisi, <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Kediler Neden Mırlar?" width="840" height="473" src="https://www.youtube.com/embed/NR5Pjk_dzj8?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Evcil kedi, küçük, genelde kıllı, evcilleştirilmiş, etobur memeli. Genelde ev hayvanı olarak beslenenlere ev kedisi, ya da diğer kedigillerden ve küçük kedilerden ayırmak gerekmiyorsa kısaca kedi denir. İnsanlar kedilerin arkadaşlığına ve haşarat ev zararlılarını avlayabilme yeteneğine önem vermektedir.</p>



<p>Kediler anatomik olarak güçlü, esnek bedenleriyle, hızlı refleksleriyle, keskin, geri çekilebilen pençeleriyle ve küçük avları öldürmeye uyarlanmış dişleriyle diğer kedigillere benzerler. Kediler, insan kulakları için çok zayıf ya da çok yüksek frekanstaki sesleri duyabilirler. Karanlığa yakın ortamlarda görebilirler. Çoğu memeli gibi, kediler insanlara göre daha zayıf renkli görüşe ve daha güçlü koku alma duyusuna sahiptir.</p>



<p>70&#8217;ten fazla kedi ırkı olduğu tahmin edilmekle birlikte çeşitli uluslararası organizasyonlar tarafından tanınan ırkların sayısı tescil eden kurumun standartlarına göre farklılık gösterebilmektedir. Bu sayı, IPCBA tarafından 73, ABD merkezli en büyük ikinci organizasyon olan TICA tarafından 58, CFA tarafından 44, Lüksemburg merkezli FIFE tarafından 43 olarak açıklanmıştır.</p>



<p>Kediler, tek başlarına avlanmalarına rağmen sosyal bir türdür. Kedilerde iletişim; salgıladıkları kokular, kedi feromonları ve kedilere özgü vücut dilinin yanı sıra seslenme çeşitliliğini (miyavlama, mırıltı, sesini titretme, tıslama, hırıltı ve gırtlaksı ses) de içinde barındırır.</p>



<p>Kedilerin üreme hızı yüksektir. Kontrollü üreme halinde, çoğalabilirler ve tescilli cins hayvanlar olarak gösterilebilirler. Ev kedilerinin üreme kontrolündeki kısırlaştırma ile oluşan başarısızlık ve eski evcil hayvanları terk etme dünya çapında, hayvan nüfus kontrolünü gerektirecek kadar fazla sayıda sokak kedisiyle sonuçlandı. Bu nüfus sadece Birleşik Devletler&#8217;de 60 milyona kadar çıkmıştır.</p>



<p>Kediler Antik Mısır&#8217;da tapılan hayvanlar olduğundan beri, genellikle orada evcilleştirildiklerine inanılır, ama Neolitik dönem kadar eskiye dayanan evcilleştirme örneklerinin de olma olasılığı vardır.</p>



<p>2007&#8217;deki genetik bir çalışma, evcil kedilerin milattan önce 8000&#8217;de, Orta Doğu&#8217;da Afrika yaban kedisi soyundan türediğini ortaya çıkardı. Scientific American&#8217;a göre kediler, dünyadaki en popüler evcil hayvandır ve günümüzde insanların yaşadığı hemen hemen her yerde bulunurlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading">İletişim</h2>



<p>Evcil kediler iletişim için birçok seslendirme sesi kullanır, bunlara mırıldama, sesini titretme, tıslama, hırlama/hırlama, homurdanma ve birkaç farklı miyavlama biçimi dahildir. Kulakların ve kuyruğun konumu, tüm vücudun gevşemesi ve pençelerin çıkarılması dahil olmak üzere beden dili, tümü ruh halinin göstergeleridir. Kuyruk ve kulaklar, kedilerde özellikle önemli sosyal sinyal mekanizmalarıdır. Yükseltilmiş kuyruk dostça bir selamlama anlamına gelir ve düzleştirilmiş kulaklarsa düşmanlığı gösterir. Kuyruk kaldırma aynı zamanda kedinin grubun sosyal hiyerarşi içindeki konumunu da gösterir, baskın bireylerin kuyruklarını astlarından daha az kaldırır. Vahşi kediler genellikle sessizdir. Burun buruna dokunma da yaygın bir selamlamadır ve ardından kedilerden birinin başını kaldırıp başını eğerek talep ettiği sosyal bakım gelebilir.</p>



<p>Mırıldama, anne kediler ve emziren yavru kediler arasında bir güvence mekanizması olarak evrimsel yarar olarak gelişmiş olabilir. Emziren kediler genellikle memnuniyet belirtisi olarak mırıldanırlar: okşanırken, rahatlarken, ya da yerken mırıldanırlar. Kedilerin mırıldandığı mekanizma belirsizdir. Kedinin, sesten açıkça sorumlu olan benzersiz bir anatomik özelliği yoktur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/kediler-neden-mirlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tırtıllar Nasıl Kelebek Olur?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/tirtillar-nasil-kelebek-olur/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/tirtillar-nasil-kelebek-olur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jun 2022 18:42:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=9882</guid>

					<description><![CDATA[Kelebek, böceklerin, pul kanatlılar veya kelebekler (Lepidoptera) takımının kanatlı fertlerine verilen genel ad. 150.000 kadar <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="fb-video" data-href="https://www.facebook.com/DMAXTR/videos/415825916619883" data-width="auto" data-allowfullscreen="false" data-autoplay="false" data-show-captions="false"></div>



<p>Kelebek, böceklerin, pul kanatlılar veya kelebekler (Lepidoptera) takımının kanatlı fertlerine verilen genel ad. 150.000 kadar türü bilinmektedir.</p>



<p>Vücutları kiremit dizilişi şeklinde renkli gözle zor görülebilen pullarla örtülüdür. Pullar, uçları yassılaşarak genişlemiş kıllardır. Ufak sarsıntılarda koparlar. İki çift olan kanatlarının büyüklüğü türlere göre değişir. Pek az türde ve bazı türlerin dişilerinde kanat bulunmaz. Emici tipteki ağız parçaları hortum şeklindedir. Kullanılmadığı zamanlar bu hortum başın alt tarafında helezon biçiminde kıvrılır ve bal özünü emerler. Çiçeklerin balözünün tadını ayaklarıyla alırlar. Tat alma cisimcikleri ayaklarına yerleşmiştir. Ayaklarıyla çiçeğin suyunu kontrol ederler. Beğendikleri takdirde kıvrılı duran hortumlarını uzatarak emerler.</p>



<p>Ağız organları, yalnız çiçek tozu (polen) ile geçinen &#8220;Micropterygidae&#8221; kelebek familyasında çiğneyicidir. Tüylü başlarında büyükçe iki petek göz ve çoğunda iki nokta (osel) göz bulunur.</p>



<p>Kelebekler faaliyet durumlarına göre gece ve gündüz kelebekleri olarak iki gruba ayrılırlar.Gece kelebekleri kalın ve ağır vücutlarıyla alaca karanlıkta veya gece uçarlar. İnce kıl gibi olan antenlerinin ucu sivridir. Bazı türlerde antenlerde birer dizi tüy bulunduğundan tarak görünümündedirler. Genellikle renkleri mattır. Hızlı uçucudurlar.Bu uçucular diğer kelebeklere göre daha hızlı uçarlar fakat daha az uçarlar. Tehlike anında sürüden ayrılarak farklı yönlere kaçışırlar ve tehlike bittiğinde tekrar toplanırlar.</p>



<p>Gündüz kelebekleri gece istirahat edip, gündüz uçarlar. İnce ve hafif vücutludurlar. Anten uçları topuzludur. Kanatları renk ve desenlerle süslüdür. Uçuşları yavaştır. Bir yere konduklarında kanatlarını yukarıya dik tutarlar. Gece kelebekleri ise dinlenme hâlinde kanatlarını çatı gibi gövdelerinin üzerine kapatırlar veya tamâmen açık bırakırlar. Bu kâideler bütün kelebekler için geçerli değildir. Meselâ; Skiperler pervâne olmadığı halde antenleri incedir. Vücutları kalın ve renkleri mattır. Gündüz uçarlar. Çoğunlukla pervanelerle karıştırılırlar.</p>



<p>Gece kelebeklerinin işitme ve koku alma duyuları da çok hassastır. Bazı türlerin erkekleri, 5 km uzaktaki dişinin kokusunu alabilirler. Gündüz kelebeklerinin duyargaları (anten) çıplak olduğundan bu hassaslıktan mahrumdurlar.</p>



<p>Kelebekler yumurta ile çoğalırlar. Kelebek yumurtaları yarım küre, küre, silindir ve iğ şeklindedir. Dişileri yumurtalarını tek tek veya gruplar halinde ağaç kabukları veya yapraklar üzerine yapıştırarak bırakırlar. Bazıları da üst üste yapıştırarak kuleler meydana getirir. Bazıları yumurtaların üzerini vücutlarından kopardıkları kıllarla bir kürk gibi kapatırlar. Kışı geçirmek zorunda kalan yumurtalar “Korion” denen sert bir kabukla örtülüdür. Yumurtadan çıkan larvalara “tırtıl” adı verilir. Kışı genellikle tamamen gelişmiş olarak yumurta kabuğu içinde geçirir. İlkbaharda her yer yeşermeye başlayınca kabuğunu yırtarak besin aramaya çıkar. Dişi kelebekler yumurtlarken özellikle tırtılların beslendiği bitki türlerinin üzerine veya yakınına yumurtalarını bırakırlar.</p>



<p>Tırtıllarda üç çift göz ve 2-5 çift karın bacağı bulunur. Ağız parçaları ısırıcı çiğneyicidir. Alt dudağa dökülen ipek salgı bezleri vardır. Oburca beslenen tırtıllar, 4-5 defa deri değiştirirler. Normal iriliğe ulaşınca ipek salgısı ile kendilerine koza örerler.</p>



<p>Koza içinde erginin şekillendiği pupa durumuna geçer. Bir müddet sonra pupa kabuğunu yırtar ve kozadan genç ergin yeni kelebek ortaya çıkar. Fakat hemen uçamaz. Kanatlarındaki damarların kanla dolması ve kuruyarak güçlenmesi için birkaç saat beklemesi gerekir. Bazı erginlerin ömrü 24 saat, bir kısmının 1-2 aydır. Hayatları birkaç mevsim sürenler kış uykusuna yatar veya daha sıcak bölgelere göç ederler. Bunlar yüzlerce kilometrelik yolu uçabilecek güçtedir. Birleşik Krallık&#8217;ta yaygın bir tür, havalar soğumaya başlayınca Kuzey Afrika’ya göç eder. Kuşların aksine kelebeklerin göçü tek yönlüdür. Amerika’da yaşayan bir çeşidin dışında hiçbiri geri dönmez.</p>



<p>Bazı kelebekler zehirlidir. Bunlar çok yavaş uçar ve göz kamaştırıcı parlak renklere sahiptir. Bu renkler düşmanlarına karşı bir ikaz işaretidir. Böcekçil hayvanlar bunları yemekten çekinirler. Bazı kelebekler de, sahte kafa işaretleri, kanatlarındaki göz işaretleriyle ve antene benzeyen kuyruk uzantılarıyla düşmanlarını şaşırtarak kendilerini korurlar. Bu işaretlere aldanan avcı hayvanlar, kelebeklerin öldürücü olmayan kısmına saldırır. Yırtık kanatlı bir kelebek hayatını sürdürebilir. Birçokları da kondukları yerlerde tamamen kamufle olabilirler. Kuru yaprak görünümündeki bazı kelebekleri kondukları yerden ayırt edebilmek çok zordur. Ayrıca çiçeklerde insanların çıplak gözle göremediği bir ışık vardır. Bu ışık sayesinde kelebekler çiçeği görürler.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/tirtillar-nasil-kelebek-olur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fillerin Neden Hortumu Var?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/fillerin-neden-hortumu-var/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/fillerin-neden-hortumu-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Jun 2022 18:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=9881</guid>

					<description><![CDATA[Fil, hortumlular takımının filgiller familyasını oluşturan memeli bir hayvandır. Geleneksel olarak Asya fili ve Afrika <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="fb-video" data-href="https://www.facebook.com/DMAXTR/videos/325442449311372" data-width="auto" data-allowfullscreen="false" data-autoplay="false" data-show-captions="false"></div>



<p>Fil, hortumlular takımının filgiller familyasını oluşturan memeli bir hayvandır. Geleneksel olarak Asya fili ve Afrika fili olmak üzere iki türü tanınır; ancak bazı kanıtlara dayanarak Afrika savan fili ile Afrika orman filinin de iki ayrı tür olduğu öne sürülür. Filler, Sahra altı Afrika ile Güney ve Güneydoğu Asya&#8217;da bulunur. İçinde mamutlar ve mastodonlar gibi soyu tükenmiş türleri de barındıran hortumlular takımından günümüzde soyunu sürdüren bir tek filler kalmıştır. Karada yaşayan en büyük hayvan olan Afrika filinin erkeği 4 m boya ve 7.000 kg ağırlığa ulaşabilir. Fillerin dikkat çekici ve ayırt edici özellikleri arasında, nesneleri yakalamak gibi çeşitli amaçlar için kullanılan uzun hortumları başta gelir. Uzun ve sivri olan kesici dişlerini nesneleri taşımak, yeri kazmak için kullanırlar. Fildişinin kaynağı olan bu kesici dişler aynı zamanda dövüşürken silah olarak da kullanılır. Filin büyük ve geniş kulakları vücut ısısını kontrol etmeye yarar. Afrika fillerinin kulakları daha büyük olur ve sırtları içbükeydir. Asya fillerinin ise kulakları daha küçük olur ve sırtları dışbükey ya da düzdür.</p>



<p>Otçul olan filler; savan, orman, çöl ve bataklık gibi doğal yaşam alanlarında bulunur. Genellikle su kenarlarında kalmayı tercih eder. Çevrelerinde bıraktıkları etki yüzünden kilittaşı türlerden biri sayılır. Diğer hayvanlar fillerden uzak durur ve aslan, kaplan, sırtlan ile yabani köpekler gibi yırtıcılar yalnızca yavru fillere saldırır. Dişi filler, genellikle bir dişi ve yavruları ya da akraba dişiler ve yavrularından oluşan aile grupları hâlinde yaşar. Birkaç dişi ve yavrularından oluşan grubun lideri en yaşlı dişidir. Fillerin oluşturduğu aile grupları zaman zaman bir araya gelerek daha büyük topluluklar oluşturabilir. Ergenliğe ulaşan erkek filler aile gruplarını terk eder veya yalnız ya da diğer erkek fillerle birlikte bir grup oluşturabilir. Erişkin erkekler çiftleşmek için eş aradıklarında aile grupları ile bir araya gelir. Testosteron salgılanmasının arttığı ve aşırı saldırgan davranışların görüldüğü mest adı verilen durum erkek fillerin baskın olmalarına olanak verir ve üreme başarısını artırır. Aile gruplarında ilgi odağı yavru fillerdir ve anneleri tarafından üç yıl kadar bakılırlar. Filler doğal ortamlarında 70 yıl kadar yaşar; dokunma, görme ve işitme yolu ile iletişim kurar. Uzun mesafelerde, filler insanın duyamayacağı kadar düşük frekanslı sesler ve sismik iletişim yolu ile haberleşir. Fillerin zekâsı primatlar ve balinalar ile kıyaslanacak düzeydedir. Kendilerinin farkında oldukları ve kendi cinslerinden ölmekte olan ya da ölmüş hayvanlara karşı empati gösterdikleri gözlemlenmektedir.</p>



<p>Afrika filleri Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından soyunun tükenme riski yüksek olan hassas türler arasında listelenirken, Asya filleri soyunun tükenme riski çok yüksek olan tehlikedeki türler arasında listelenmiştir. Fil popülasyonları için en büyük tehditlerden birisi kaçak olarak avlanan hayvanların dişleri ile yapılan fildişi ticaretidir. Diğer tehditler arasında doğal yaşam alanı kaybı ve yerel halk ile olan çıkar çatışmaları sayılabilir. Filler, Asya&#8217;da yük hayvanı olarak kullanılmaktadır. Geçmişte savaşlarda kullanılmıştır. Filler günümüzde hayvanat bahçeleri ve sirklerin üyelerindendir. Çok kolay tanınabilen filler sanat, folklor, din, edebiyat ve popüler kültür alanlarında sıklıkla kullanılmıştır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hortum</h2>



<p>Filin hortumu burun ile üst dudağın kaynaşmasından oluşur. Fil fetusunun hortumu ve üst dudağı ayrıktır. Uzun ve uzmanlaşmış olan hortum filin en önemli ve çok yönlü uzvudur. İçinde çok az yağ bulunan ve hiç kemik bulunmayan hortumda 150.000 kadar ayrı kas demeti bulunur. Bu eşleşmiş kaslar, yüzeysel ve iç kaslar olarak iki çeşittir. Yüzeysel kaslar dorsal, ventral ve lateral olarak üçe ayrılır. İç kaslar da çapraz ve ışınsal olarak ikiye ayrılır. Hortum kasları, kafatasında bulunan kemiksi bir açıklığa bağlıdır. Burun bölmesi burun delikleri arasında yatay olarak uzanan küçük kaslardan oluşur. Burun bölmesi tabanı kıkırdak ile ikiye ayrılır. Kassal hidrostat olan hortum hassas olarak koordine olan kas kasılmalarıyla hareket eder. Kasların hareketleri hem birlikte hem de karşılıklı olarak gerçekleşebilmektedir. Maksiler ve fasiyal sinirin oluşturduğu tek bir hortum siniri hortumun iki yanı boyunca uzanır.</p>



<p>Fil hortumu soluma, koku alma, dokunma, tutma ve ses çıkarma gibi çeşitli işlevlere sahiptir. Filin koku alma duyusu tazınınkinden dört kat daha güçlüdür. Hortumun güçlü sarma ve bükme yapabilme yeteneği besin toplamasına, diğer fillerle güreşebilmesine ve 350 kg&#8217;a kadar ağırlık kaldırabilmesine olanak tanır. Aynı zamanda göz silme ya da bir deliği kontrol etme gibi hassas görevlerde de kullanılabilir. Bir fil hortumuyla yer fıstığına zarar vermeden kabuğunu kırabilir, 7 m&#8217;ye ulaşan yüksekliklerdeki nesnelere erişebilir ve çamur ile kum altında su arayabilir. Hortumla nesneleri kavramada bireyler arasında farklı yön tercihleri görülür, bazıları sağa bazıları da sola doğru hortumlarını kıvırmayı tercih eder. Fil, hortumuyla içmek ya da vücuduna püskürtmek için su çekebilir. Yetişkin bir Asya fili hortumu ile 8,5 litreye kadar su tutabilir. Suyun dışında vücutlarına toz ve ot da püskürtürler. Suyun altındayken hortumunu şnorkele benzer şekilde kullanıp, nefes alıp verebilirler.</p>



<p>Afrika filinin hortumunun ucunda, besinleri tutup ağzına götürmesini sağlayan ve parmağa benzeyen iki adet uzantı bulunur. Asya filinde bu uzantı bir tanedir ve besinleri daha çok hortumun ucu ile sarıp sıkıştırarak ağzına götürür. Asya fillerinin kas koordinasyonu Afrika fillerine oranla daha iyidir ve karmaşık görevleri yerine getirebilirler. Filin hortumunun kesilmesi hayatta kalmasını zorlaştırırsa da nadir durumlarda kısalmış hortum ile yaşamlarını sürdürebilmiş örnekler bulunmaktadır. Böyle bir filin ön ayakları üzerinde diz çökerek ve arka ayaklarını kaldırarak dudakları yardımıyla otladığı gözlemlenmiştir. Gevşek hortum sendromu Afrika savan fillerinde görülen ve uçlardan başlayarak çevresel sinirler ile kasların bozulmasıyla oluşan bir hortum felci durumudur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/fillerin-neden-hortumu-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Köpekler Neden Kuyruk Sallar?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/kopekler-neden-kuyruk-sallar/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/kopekler-neden-kuyruk-sallar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jun 2022 18:47:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=9879</guid>

					<description><![CDATA[Köpekler biz insanların dilinden konuşabilseydi neler söylerdi kim bilir? Köpeklerin en azından şimdilik bizimle konuşamayacağı <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="fb-video" data-href="https://www.facebook.com/DMAXTR/videos/482790722995201" data-width="auto" data-allowfullscreen="false" data-autoplay="false" data-show-captions="false"></div>



<p>Köpekler biz insanların dilinden konuşabilseydi neler söylerdi kim bilir? Köpeklerin en azından şimdilik bizimle konuşamayacağı bir gerçek olsa da, köpeklerle farklı yollardan iletişim kurmak mümkündür. Köpeklerin beden hareketleriyle bir şeyler anlatmak istemesi bunun en güzel örneğidir. Bu vücut hareketlerinden kuyruk sallama ile de köpeklerin duyguları anlamak mümkündür.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Köpekler Neden Kuyruklarını Sallar?</h2>



<p>Köpekler duygularını ve düşüncelerini kuyruk hareketleriyle ifade ederler. Bu yüzden kuyruk hareketlerini yorumlamak da oldukça önemlidir. Çünkü köpeğinizin ne istediğini anlamak aranızdaki ilişkiyi daha da güçlendirir.</p>



<p>Köpekler iletişim kurarken gözlerini, vücutlarını, kulaklarını, kuyruklarını kullanırlar. Kendilerini ifade ederlerken en çok da kuyruklarını kullanırlar. Evcil hayvanınızın ne dediğini anlamak, onlara ihtiyacı olan şeyleri sağlamak ve onları düzgün anlamak için oldukça önemlidir. Köpekler duygu durumuna göre kuyruk pozisyonunu ve hareketlerini değiştirir. Onların ruh hallerini, memnuniyetlerini, oyuncu tavır mı yoksa korku içinde mi olduklarını kuyruklarına bakarak anlayabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/kopekler-neden-kuyruk-sallar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mars’ta Hayat Var Mı?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/marsta-hayat-var-mi/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/marsta-hayat-var-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jun 2022 06:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=9912</guid>

					<description><![CDATA[Mars, Güneş Sistemi&#8217;nin Güneş&#8217;ten itibaren dördüncü gezegeni. Roma mitolojisindeki savaş tanrısı Mars&#8217;a ithafen adlandırılmıştır. Yüzeyindeki <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Mars’ta Hayat Var Mı? &#x1f92f; | Uzayın Bilinmeyenleri | TRT Belgesel" width="840" height="473" src="https://www.youtube.com/embed/xP8tNGplhoE?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Mars, Güneş Sistemi&#8217;nin Güneş&#8217;ten itibaren dördüncü gezegeni. Roma mitolojisindeki savaş tanrısı Mars&#8217;a ithafen adlandırılmıştır. Yüzeyindeki yaygın demir oksitten dolayı kızılımsı bir görünüme sahip olduğu için &#8220;Kızıl Gezegen&#8221; de denir.</p>



<p>İnce bir atmosferi olan Mars gerek Ay&#8217;daki gibi meteor kraterlerini, gerekse Dünya&#8217;daki gibi volkan, vadi, çöl ve kutup bölgelerini içeren çehresiyle bir yerbenzeri gezegendir. Ayrıca dönme periyodu ve mevsim dönemleri Dünya’nınkine çok benzer. 2 adet uydusu bulunmaktadır.</p>



<p>Mars’taki Olimpos Dağı, Güneş Sistemi’nde bilinen en yüksek dağdır ve Marineris Vadisi adı verilen kanyon en büyük kanyondur. Ayrıca Haziran 2008’de Nature dergisinde yayımlanan üç makalede açıklandığı gibi, Mars’ın kuzey yarımküresinde 10.600 km uzunluğunda ve 8.500 km genişliğindeki dev bir meteor kraterinin varlığı saptanmıştır. Bu krater, bugüne kadar keşfedilmiş en büyük meteor kraterinin (Ay&#8217;ın güney kutbu kısmındaki Atkien Havzası) dört misli büyüklüğündedir.</p>



<p>Mars, Dünya hariç tutulursa, hâlen Güneş Sistemi’ndeki gezegenler içinde sıvı su ve yaşam içermesi en muhtemel gezegen olarak görülmektedir. Mars Express ve Mars Reconnaissance Orbiter keşif projelerinin radar verileri gerek kutuplarda (Temmuz 2005) gerekse orta bölgelerde (Kasım 2008) geniş miktarlarda su buzlarının var olduğunu ortaya koymuş bulunmaktadır. 31 Temmuz 2008’de Phoenix Mars Lander adlı robotik uzay gemisi Mars toprağının sığ bölgelerindeki su buzlarından örnekler almayı başarmıştır.</p>



<p>Günümüzde, Mars, yörüngelerine oturmuş üç uzay gemisine evsahipliği yapmaktadır: Mars Odyssey, Mars Express ve Mars Reconnaissance Orbiter. Mars, Dünya hariç tutulursa, Güneş Sistemi’ndeki herhangi bir sıradan gezegenden ibaret değildir. Yüzeyi pek çok uzay aracına ev sahipliği yapmıştır. Bu uzay araçlarıyla elde edilen jeolojik veriler şunu ortaya koymuştur ki, Mars önceden su konusunda geniş bir çeşitliliğe sahipti; hatta geçen on yıllık süre sırasında gayzer (kaynaç) türü su fışkırma veya akıntıları meydana gelmişti. NASA’nın Mars Global Surveyor projesi kapsamında sürdürülen incelemeler Mars’ın güney kutbu buz bölgesinin geri çekilmiş olduğunu ortaya koymuştur. Bilim insanları, 2006&#8217;da Mars yörüngesine oturtulan &#8220;Mars Reconnaissance Orbiter&#8221; (Mars Yörünge Kaşifi) uydusundan alınan veriler sonucu, Mars&#8217;ta sıcak aylarda tuzlu su akıntılarının oluştuğunu bildirmişlerdir.</p>



<p>Mars’ın 1877 yılında astronom Asaph Hall tarafından keşfedilen Phobos ve Deimos adları verilmiş, düzensiz biçimli iki küçük uydusu vardır. Mars Dünya’dan çıplak gözle görülebilmektedir. &#8220;Görünür kadir&#8221;i −2,9’a ulaşır ki bu, çıplak gözle çoğu zaman Jüpiter Mars’tan daha parlak görünmesine karşın; ancak Venüs, Ay ve Güneş’çe aşılabilen bir parlaklıktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yaşam</h2>



<p>Evrende yaşamın Dünya’daki koşullara benzer koşullar altında ortaya çıkabileceği varsayımından hareketle, günümüzde bir gezegenin yaşanabilirlik ölçüsü, yani bir gezegende yaşamın gelişebilme ve sürebilmesinin ölçüsü yüzeyinde su bulunup bulunmamasıyla yakından ilgili görülmektedir. Bu da bir güneş sistemindeki gezegenin güneşine uzaklığının gereken uygun uzaklıkta olup olmamasına bağlıdır. Mars’ın yörüngesinin Dünya’nın yer aldığı bu uygun kuşağın yarım astronomik birim kadar daha uzağında olması, ince bir atmosfere sahip bu gezegenin yüzeyinde suyun donmasına neden olmaktadır. Bununla birlikte gezegenin geçmişindeki sıvı su akışları Mars’ın yaşanabilirlik potansiyeli taşıdığını ortaya koymaktadır. Verilere göre, Mars yüzeyindeki sular yaşam için gerekenden çok daha tuzlu ve çok daha asitlidir.</p>



<p>Gezegenin manyetosferinin olmayışı ve son derece ince bir atmosfere sahip oluşu büyük bir handikaptır. Yüzeyindeki ısı tranferi (İng. heat transfer) pek büyük değildir, meteorlara ve güneş rüzgârlarına karşı savunması hemen hemen yok gibidir ve suyu sıvı halde tutacak atmosfer basıncı yetersizdir (dolayısıyla su gaz haline geçer). Verilere göre gezegen geçmişte günümüzdeki haline kıyasla daha yaşanabilir haldeydi. Bütün bu olumsuzluklara rağmen Mars’ta organizmaların olmadığı ya da hiç yaşamamış olduğu söylenemez. Nitekim 1970’lerdeki Viking Programı sırasında Mars toprağındaki mikroorganizmaların saptanması amacıyla Mars’tan getirilen örneklerde bazı pozitif görünen sonuçlar elde edildi. Fakat bu sonuçlar birçok bilim insanının katıldığı bir tartışmaya yol açtı ve kesin bir sonuca ulaşılamadı. Buna karşılık Viking Programı’yla edinilen verilerden yararlanan profesör Gilbert Levin, Rafaël Navarro-González ve Ronalds Paepe yeni bir taksonomik sistem hazırladılar ve bu sistemde Mars’taki yaşam türü Gillevinia straata adı altında ele alındı.</p>



<p>Sonraki yıllarda Phoenix Mars Lander tarafından yürütülen deneyler Mars toprağında sodyum, potasyum ve klorür içeren bir alkali bulunduğunu gösterdi. Bu besleyici toprak yaşamı taşımaya gayet elverişliydi, fakat unutulmaması gereken bir sorun daha vardı: Yaşamın yoğun morötesi ışınlardan korunabilmesi.</p>



<p>Nihayet Johnson Uzay Merkezi Laboratuvarı’nda Mars kökenli ALH84001 meteoru üzerinde organik bileşimler saptandı; varılan sonuca göre bunlar Mars üzerindeki ilk yaşam türleriydi. Öte yandan Mars yörüngesindeki uzay gemileri kısa zaman önce düşük miktarlarda metan ve formaldehit saptadılar ki, bunlar da yaşamın varlığını ima eden işaretler olarak yorumlandılar; zira bu kimyasal bileşimler Mars atmosferinde hızla çözünmektedirler.</p>



<p>Mars’ta biyolojik kökenli oldukları ileri sürülen oluşumlardan en tanınmışları “koyu kumul lekeleri” adıyla bilinen oluşumlardır. İlk kez Mars Global Surveyor tarafından 1998-1999 yıllarında gönderilen fotoğraflarla keşfedilen “koyu kumul lekeleri” Mars’ın özellikle güney kutup bölgesinde (60°-80°enlemleri arasında) görülebilen, buz tabakasının üzerinde veya altında beliren, mahiyeti henüz anlaşılamamış oluşumlardır. Mars ilkbaharının başlarında belirmekte ve kış başlarında yok olmaktadırlar. Bunların kış boyunca buz tabakasının altında kalan fotosentetik koloniler, yani fotosentez yapan ve yakın çevrelerini ısıtan mikroorganizmalar oldukları ileri sürülmektedir. Ayrıca bilim insanları, Mars&#8217;ta yaşam koşullarını sağlayabilecek bir ortam oluşturmak amacıyla yapay fotosentez ile ilgili çalışmalar yapmaktadırlar.</p>



<p>28 Eylül 2015&#8217;te Mars&#8217;ta sıvı halde tuzlu su bulunduğu açıklanmıştır. Tuzlu suyun bulunması ile birlikte, bilim insanları Mars&#8217;ta yaşam bulma olasılığının da arttığını ifade etmişlerdir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/marsta-hayat-var-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Denizanaları Sonsuza Kadar Nasıl Yaşar?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/denizanalari-sonsuza-kadar-nasil-yasar/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/denizanalari-sonsuza-kadar-nasil-yasar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2022 18:09:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=9874</guid>

					<description><![CDATA[Denizanası veya medüz, Scyphozoa ve Cubozoa sınıflarında bulunan, serbestçe yüzen ve beyni bulunmayan deniz canlısı. <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="fb-video" data-href="https://www.facebook.com/DMAXTR/videos/982957742442006" data-width="auto" data-allowfullscreen="false" data-autoplay="false" data-show-captions="false"></div>



<p>Denizanası veya medüz, Scyphozoa ve Cubozoa sınıflarında bulunan, serbestçe yüzen ve beyni bulunmayan deniz canlısı.</p>



<p>Denizanaları, yassılaşmış ve yüzmeye uyum sağlamış varlıklar olarak tanımlanabilirler.</p>



<p>Vücut şekli çoğunlukla yayvan ya da kubbeli bir şemsiye şeklindedir. Poliplerden daha karmaşık yapılı canlılardır. Yüzme organı olarak bir şemsiye gelişmiştir. Bu organ sayesinde hayvan ileriye doğru hareket eder.</p>



<p>Medüzlerin beyinleri yoktur. Bunun yerine sinir sistemleri ışığa ve kokuya duyarlı şekilde gelişmiştir. Küçük balıklarla ve diğer küçük deniz canlılarıyla beslenirler. Vücutları hidrodinamik olmadığı için yavaş yüzerler ve avlarını yakalamalarına yardımcı olacak şekilde bir dalgalanma yaratırlar. Denizanaları bir eşeysiz üreme şekli olan tomurcuklanmayla ürerler.</p>



<p>Denizanasının çeşitli türleri dokungaçlarında zehir taşırlar. Başka bir canlının bunlarla teması halinde, denizanasının ölü olduğu durumlarda bile zehirlenme söz konusu olabilir. Bu durum denizanası sokması olarak nitelendirilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/denizanalari-sonsuza-kadar-nasil-yasar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Marmaray Nasıl Yapıldı?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/marmaray-nasil-yapildi/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/marmaray-nasil-yapildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Jun 2022 09:40:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=9737</guid>

					<description><![CDATA[Marmaray, Türkiye&#8217;nin İstanbul ve Kocaeli illerinde hizmet veren banliyö treni sistemidir. Sistem, İstanbul Boğazı&#8217;nın altında <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Marmaray Nasıl Yapıldı? | Mühendislik Harikaları - İstanbul" width="840" height="473" src="https://www.youtube.com/embed/ivc1okLqy4k?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Marmaray, Türkiye&#8217;nin İstanbul ve Kocaeli illerinde hizmet veren banliyö treni sistemidir. Sistem, İstanbul Boğazı&#8217;nın altında inşa edilen Marmaray Tüneli&#8217;nin inşa edilmesi ve Avrupa Yakasındaki Halkalı Tren İstasyonu ile Anadolu Yakasındaki Gebze Tren İstasyonu arasında yer alan ve Marmara Denizi boyunca uzanan mevcut B1 ve B2 banliyö hatlarının modernizasyonu sonucu hayata geçirilmiştir. İnşaat çalışmaları Şubat 2004&#8217;te başlamış ve projenin tamamlanma tarihi olarak Nisan 2009 olarak ilan edilmiştir. Ancak çalışmalar sırasında ortaya çıkan tarihî ve arkeolojik buluntular nedeniyle gecikmeler yaşanmış ve projenin ilk etabı 29 Ekim 2013&#8217;te, ikinci etap çalışmaları ise 12 Mart 2019&#8217;da hizmete girmiştir.</p>



<p>Marmaray projesi kapsamında, batırma tüp tünel (1,4 km), delme tüneller (toplam 9,4 km), aç-kapa tüneller (toplam 2,4 km), yer üstünde üçüncü bir hat, üç yeni yer altı istasyonu, 37 yer üstü istasyonu (yenileme ve iyileştirme), yeni işletim kontrol merkezi, depo sahaları, atölyeler, bakım tesisleri inşa edilmiş ve 440 vagonluk modern demiryolu araçları satın alınmıştır. Bu trenler şu an Halkalı &#8211; Gebze ve Ataköy &#8211; Pendik arası hizmet vermektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Güzergâh</h2>



<p>Marmaray, B1 (Sirkeci &#8211; Halkalı) ve B2 (Haydarpaşa &#8211; Gebze) banliyö hatlarının iyileştirilmesi ve Marmaray Tüneli ile birbirine bağlanması ile hayata geçirilmiştir. İkinci etabın da tamamlanmasıyla 76,6 km uzunluğundaki hat 43 istasyonla hizmet vermektedir.</p>



<p>İnşaat tamamlandığında Marmaray&#8217;a bağlı hat, 1,4 km. (tüp tünel) ve 12,2 km. (delme tünel) TBM boğaz geçişi ve Avrupa yakasında Halkalı &#8211; Sirkeci, Anadolu yakasında Gebze &#8211; Haydarpaşa arasındaki kısımlar olmak üzere yaklaşık olarak 76 km uzunluğunda olması planlanmaktaydı. Farklı kıtalardaki demiryolları İstanbul Boğazı&#8217;nın altından batırma tüp tüneller ile birleştirildi. Marmaray, 60,46 metre derinliği ile raylı sistemler tarafından kullanılan dünyanın en derin batırma tüp tüneline sahiptir.</p>



<p>Ayrılık Çeşmesi &#8211; Gebze ve Halkalı &#8211; Kazlıçeşme arasındaki hat sayısı 3, Ayrılık Çeşmesi &#8211; Kazlıçeşme arasındaki hat sayısı 2&#8217;dir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Trenler</h2>



<p>CR2 Demiryolu Araç İmalı etabında 2013 yılına kadar, 34 adedi 10&#8217;lu vagonlardan, 20 adedi 5&#8217;li vagonlardan oluşan toplam 440 vagonluk 50 adet banliyö tren seti Güney Kore&#8217;den ithal edilmiştir. Toplam maliyeti 586 milyon dolar olan setlerin sadece 5&#8217;li vagonlardan oluşan 12 seti 2013 yılında Kazlıçeşme &#8211; Ayrılık Çeşmesi arası banliyö kısmının devreye alınmasıyla hizmete girmiş, 10&#8217;lu vagondan oluşan 34 adet set açılan kısımda 10&#8217;lu trenlerin manevra kabiliyeti için gerekli uzunlukta ray-makas sistemi olmadığı için hizmete alınamamıştır. 13 Mart 2019 tarihi ile açılan Halkalı &#8211; Gebze hattıyla 10&#8217;lu setler de hizmete alınmıştır. Marmaray şu anda her iki hatta 10 vagonlu veya 5+5 vagonlu trenlerle hizmet vermektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/marmaray-nasil-yapildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahtapotlar Görünmez Nasıl Olur?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/ahtapotlar-gorunmez-nasil-olur/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/ahtapotlar-gorunmez-nasil-olur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jun 2022 18:12:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=9878</guid>

					<description><![CDATA[Ahtapot; yumuşak gövdeli, sekiz kollu, Octopoda takımında sınıflandırılan yumuşakçaların genel adı. Kabul görmüş 300 civarında <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Ahtapotlar Nasıl Görünmez Olur?" width="840" height="473" src="https://www.youtube.com/embed/3r_hzN0dyl0?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Ahtapot; yumuşak gövdeli, sekiz kollu, Octopoda takımında sınıflandırılan yumuşakçaların genel adı. Kabul görmüş 300 civarında türü bulunan ahtapotlar kalamarlar, mürekkep balıkları ve nautiloidler ile birlikte kafadan bacaklılar (Cephalopoda) sınıfında gruplandırılırlar. Diğer kafadan bacaklılar gibi ahtapot bilateral simetrik, iki gözlü ve tek gagalıdır. Ağzı kollarının ortasında yer alır. Çok hızlı şekil değiştirebilen yumuşak gövdesi sayesinde küçük deliklerden gövdesini sıkıştırarak geçebilir. Yüzerken sekiz kolu arkasından uzanır. Sifon hem solunum hem de su jeti fışkırtmak vasıtasıyla hareket için kullanılır. Karmaşık bir sinir sistemine ve mükemmel bir görme duyusuna sahip olan ahtapotlar omurgasızlar içerisinde en zeki ve davranışsal olarak en büyük farklılıkları gösteren hayvanlar arasındadırlar.</p>



<p>Ahtapotlar aralarında mercan resiflerinin, pelajik bölgenin ve deniz yatağının da bulunduğu okyanusun farklı katmanlarında yaşarlar. Bazıları gelgit bölgesinde görülürken diğerleri abisal bölgede bulunur. Türlerin çoğu hızlı büyür, erginliğe erken girer ve kısa yaşamlıdır. Çiftleşme sırasında erkek özel olarak adaptasyon geçirmiş bir kolu yardımıyla dişinin manto boşluğuna bir demet sperm gönderir. Çiftleşmeden sonra hücre yaşlanması geçiren erkek ahtapot ölür. Dişi ahtapot döllenmiş yumurtaları bir kovuğa bıraktıktan sonra yumurtalar çatlayana kadar bekler ve sonrasında o da ölür.</p>



<p>Kendilerini avcılara karşı koruma stratejileri arasında mürekkep fışkırtma, kamuflaj kullanımı ve tehditkâr davranışlar, su içinde çok hızlı hareket edebilme ve saklanma yetenekleri sayılabilir. Tüm ahtapotlar zehirlidir ama yalnızca mavi halkalı ahtapotlar insan için ölümcül zehir taşırlar.</p>



<p>Ahtapotlar mitolojide ve folklorda deniz canavarları olarak tasvir edilmiştir. İskandinav mitolojisinde Kraken, Aynu folklorunda Akkorokamui ve hatta Antik Yunanistan&#8217;da Gorgonlar bu tasvirlere örnek olarak gösterilebilir. Victor Hugo&#8217;nun Deniz İşçileri romanında bir ahtapotla olan çarpışma sahnesi Ian Fleming&#8217;in Ahtapot eseri gibi başka eserlere de esin kaynağı olmuştur. Ahtapotlara Japon erotik sanatı shunga&#8217;da da rastlanır. Özellikle Akdeniz ve Asya&#8217;da olmak üzere dünyanın çoğu yerinde ahtapot eti yenmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Zekâ</h2>



<p>Ahtapotların zekâsı yüksektir ancak zekâlarının ve öğrenme kapasitelerinin sınırları tam olarak tanımlanmamıştır. Labirent ve problem çözme deneyleri ahtapotların hafıza sistemlerinin hem kısa hem de uzun süreli bellek sahibi olduklarını kanıtlamıştır. Öğrenme eyleminin ergen ahtapotların davranışlarında ne değişiklik yaptığı ise tam olarak bilinmemektedir. Dişi ahtapotlar yumurtalar çatlayana kadar bekçilik yapmaktan başka bir bakım davranışında bulunmadığı için genç ahtapotlar ebeveynlerinden bir şey öğrenmezler.</p>



<p>Laboratuvarlarda yapılan deneylerde ahtapotlara farklı şekil ve desenleri kolaylıkla ayırt edebilmeleri öğretilebilmektedir. Gözlem yolu ile öğrendikleri bildirilmiş olsa da bu bulguların geçerliliği tartışmalıdır. Ahtapotların oyun olarak tanımlanabilecek davranışlarda da bulundukları gözlemlenmiştir. Akvaryumlarında şişeleri ya da oyuncakları arka arkaya dairesel akıntıya bırakıp tekrar yakalayarak oyun oynadıkları izlenmiştir. Ahtapotlar sıklıkla akvaryumlarından kaçarak başka akvaryumlara besin aramak için girebilmektedir. Hatta balıkçı teknelerine çıkıp, depo kapaklarını açıp burada bulunan yengeçleri yedikleri de görülmüştür. Amphioctopus marginatus türü ahtapotun hindistan cevizi kabuklarını toplayarak bunlarla barınak yapması ise hayvanlarda alet kullanımına bir örnek olarak gösterilmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kamuflaj ve renk değiştirme</h2>



<p>Ahtapotlar avlanırken ya da avcılardan kaçarken kamuflaj kullanırlar. Bunu yapmak için derinin rengini, opaklığını ve yansıtma özelliğini değiştirebilen özelleşmiş deri hücrelerine sahiptirler. Kromatoforlar sarı, turuncu, kırmızı, kahverengi ve siyah pigmentler içerir ve türlerin çoğunda bu renklerin en az üçü bulunurken bazılarında iki ya da dört pigment bulunabilir. Diğer renk değiştirebilen hücreler yansıtıcı iridoforlar ile beyaz lökoforlardır. Bu renk değiştirme yeteneği ayrıca diğer ahtapotlarla iletişim ve uyarı için de kullanılır.</p>



<p>Ahtapotlar &#8220;bulut geçişi&#8221; olarak bilinen ve gövdelerinde koyu renklerin dalgalar hâlinde ilerlemesinden ibaret rahatsız edici desenler oluşturabilirler. Deride bulunan kaslar mantonun dış yapısını değiştirerek daha iyi bir kamuflaj sağlamaya yardımcı olurlar. Bazı türlerde manto su yosunlarının dikenli görünüşünü alabilirken bazı türlerde deri anatomisi yalnızca tek bir rengin tonları ile sınırlıdır. Gündüzleri aktif olup sığlıklarda yaşayan ahtapotlar geceleri aktif olan ya da derin sularda yaşayan ahtapotlara göre daha karmaşık deri yapıları olacak şekilde evrimleşmişlerdir.</p>



<p>&#8220;Hareket eden taş&#8221; hilesi bir ahtapotun taş taklidi yapıp sonra da etrafını çevreleyen suyun dalga hareketi ile eş bir hızda yavaş yavaş açık alanda ilerleyerek avcıların gözü altında kamufle bir şekilde hareket etmesidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Savunma</h2>



<p>Ahtapotlar insanlar dışında balıklar, deniz kuşları, deniz samurları, yüzgeçayaklılar, balinalar ve yunuslar ve diğer kafadan bacaklılar tarafından avlanılır. Ahtapotlar genellikle kamuflaj ya da taklitçilik yolu ile avcılardan saklanırlar; bazıları dikkat çekici uyarı renklerine (aposematizm) sahipken diğerleri tehditkâr (deimatik) davranışlar gösterirler. Bir ahtapot zamanının %40&#8217;ını kovuğunda saklanarak geçirir. Yanına yaklaşıldığında bir kolunu uzatarak durumu inceler. Yapılan bir araştırmada Enteroctopus dolfleini türü ahtapotun %66&#8217;sında yaralar tespit edilmiş %50&#8217;sinde de bazı kolların kopuk olduğu görülmüştür. Çok zehirli mavi halkalı ahtapotun halkaları kaslı deri kıvrımlarında saklıdır ve hayvan tehdit altında olduğunda bu kıvrımlar kasılarak yanar döner mavi halkaları ortaya çıkar. Callistoctopus macropus türü ahtapot ise tehdit altında üzerinde oval beyaz benekler olacak şekilde parlak kahverengimsi bir renge bürünür. Renk değişikliğinin yanında hayvan kollarını, yüzgeçlerini ya da ağ yapısını uzatarak olduğundan daha da büyük görünmeye çalışır.</p>



<p>Bir avcı tarafından görüldüklerinde genellikle kaçmaya çalışırlar ama aynı zamanda mürekkep keselerinden savunma amaçlı püskürttükleri mürekkep bulutu ile de dikkat dağıtabilirler. Koku alma organlarının etkinliğini azalttığı düşünülen mürekkep sayesinde köpekbalıkları gibi koku ile avlanan avcılardan kaçmak mümkün olabilmektedir. Bazı türlerin saldığı mürekkep bulutları su içinde kendilerine benzer bir görüntü yarattığından avcılar bu bulutlara da saldırabilmekte ve hayvan kaçabilmektedir.</p>



<p>Kertenkelelerin kuyruklarını kendi kendilerine koparabildikleri gibi saldırıya maruz kalan bazı ahtapotlar kol ototomisi uygulayabilirler. Sürünmeye devam eden kol olası avcıların dikkatini dağıtabilmektedir. Bu şekilde kopan kollar uyaranlara karşı hassas olmaya devam etmekte ve nahoş uyaranlardan kaçınmaktadır. Ahtapotlar kopan kollarını yenileyebilmektedirler.</p>



<p>Taklitçi ahtapot gibi bazı ahtapotlar çok esnek gövdeleri ile birlikte renk değiştirme özelliklerini de birleştirerek aslan balıkları, deniz yılanları ve yılan balıkları gibi daha tehlikeli hayvanları taklit edebilirler.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/ahtapotlar-gorunmez-nasil-olur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayasofya Nasıl Yapıldı?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/ayasofya-nasil-yapildi/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/ayasofya-nasil-yapildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2022 13:53:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=9725</guid>

					<description><![CDATA[Ayasofya veya resmî olarak Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi, eskiden Kutsal Bilgelik Kilisesi ve Ayasofya Müzesi, <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Gizemli Tarih: Ayasofya | TRT Belgesel" width="840" height="473" src="https://www.youtube.com/embed/eltgqziRWWg?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Ayasofya veya resmî olarak Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi, eskiden Kutsal Bilgelik Kilisesi ve Ayasofya Müzesi, İstanbul&#8217;da yer alan bir cami, eski bazilika, katedral ve müze. Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından, 532-537 yılları arasında İstanbul&#8217;un tarihî yarımadasındaki eski şehir merkezine inşa ettirilmiş bazilika planlı bir patrik katedrali olup 1453 yılında İstanbul&#8217;un Osmanlılar tarafından fethedilmesinden sonra II. Mehmed tarafından camiye dönüştürülmüştür. Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1934 yılında yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile müzeye dönüştürülmüş, kazı ve tadilat çalışmaları başlatılmış ve 1935-2020 yılları arasında müze olarak hizmet vermiştir. 2020 yılında ise müze statüsü iptal edilerek cami statüsü verilmiştir.</p>



<p>Ayasofya, mimari bakımdan merkezî planı birleştiren kubbeli bazilika tipinde bir yapı olup kubbe geçişi ve taşıyıcı sistem özellikleriyle mimarlık tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak ele alınır. Hristiyanlar için hem sembolik hem de eksen olma anlamının yanında, turistik ve ruhsal bir çekim merkezidir.</p>



<p>Ayasofya adındaki &#8220;Aya&#8221; sözcüğü &#8220;kutsal&#8221; anlamına gelir. &#8220;Sofya&#8221; sözcüğü ise Grekçede &#8220;bilgelik&#8221; anlamındaki sophos sözcüğünden gelir. Dolayısıyla &#8220;Aya Sofya&#8221; adı Yeşua&#8217;ya (İsa) atfen &#8220;Kutsal Bilgelik&#8221; ya da &#8220;İlahî Bilgelik&#8221; anlamına gelmekte olup Hristiyan ilahiyatında Tanrı&#8217;nın üç niteliğinden biri sayılır. Miletli İsidoros ve Trallesli Antemius&#8217;un yönettiği Ayasofya&#8217;nın inşaatında yaklaşık 10.000 işçinin çalıştığı ve I. Jüstinyen&#8217;in bu iş için büyük bir servet harcadığı belirtilir. Bu çok eski binanın bir özelliği, yapımında kullanılan bazı sütun, kapı ve taşların binadan daha eski yapı ve tapınaklardan getirilmiş olmasıdır.</p>



<p>Bizans İmparatorluğu döneminde Ayasofya, büyük bir &#8220;kutsal emanetler&#8221; zenginliğine sahipti. Bu emanetlerden biri de 15 metre yüksekliğindeki gümüş ikonostasisti. Kostantiniyye Patriği&#8217;nin patrik kilisesi ve Doğu Ortodoks Kilisesi&#8217;nin bin yıl boyunca merkezi olan Ayasofya, 1054 yılında Patrik I. Mihail Kirularios&#8217;un Papa IX. Leo tarafından aforoz edilmesine şahitlik etmiş olup bu olay, genel olarak Schisma&#8217;nın, yani Doğu ve Batı kiliselerinin ayrılmasının başlangıcı sayılır.</p>



<p>1453&#8217;te kilise camiye dönüştürüldükten sonra mozaiklerinden insan figürleri içerenler tahrip edilmemiş (içermeyenlerse olduğu gibi bırakılmıştır), yalnızca ince bir sıvayla kaplanmış ve yüzyıllarca sıva altında kalan mozaikler, bu sayede doğal ve yapay tahribattan kurtulabilmiştir. Cami, müzeye dönüştürülürken sıvaların bir kısmı çıkarılmış ve mozaikler yine gün ışığına çıkarılmıştır. Günümüzde görülen Ayasofya binası, aslında aynı yere üçüncü kez inşa edilen kilise olduğundan &#8220;Üçüncü Ayasofya&#8221; olarak da bilinir. İlk iki kilise isyanlar sırasında yıkılmıştır. Döneminin en geniş kubbesi olan Ayasofya&#8217;nın merkezî kubbesi, Bizans döneminde bir kez (7 Mayıs 558) çökmüş, Mimar Sinan&#8217;ın binaya payandaları eklemesinden itibaren de hiç çökmemiştir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/ayasofya-nasil-yapildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrasya Tüneli Nasıl Yapıldı?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/avrasya-tuneli-nasil-yapildi/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/avrasya-tuneli-nasil-yapildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jun 2022 16:32:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=9606</guid>

					<description><![CDATA[Avrasya tüneli ya da İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçişi Projesi, temeli 26 Şubat 2011 tarihinde <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Bir Mühendislik Hikayesi | Avrasya Tüneli" width="840" height="473" src="https://www.youtube.com/embed/zZbsRwcdjtA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Avrasya tüneli ya da İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçişi Projesi, temeli 26 Şubat 2011 tarihinde atılan Asya ve Avrupa yakalarını, Kennedy Caddesi’nde Kumkapı ile D-100 Karayolu’nda Koşuyolu mevkii güzergâhında deniz tabanının altından bağlayan ve boğaz geçişine imkân sağlayan karayolu tünelidir. Toplam güzergâh tünel ve bağlantı yolları ile 14,6 kilometredir. Kumkapı ile Koşuyolu arasında yoğun trafikte 100 dakikaya varan seyahat süresinin 5 dakikaya kadar indirilmesi hedeflenmiştir.</p>



<p>İstanbul Boğazı&#8217;nda üç köprü ve bir arabalı feribotla beraber alternatif bir karayolu geçişi sağlamak amacıyla, Marmaray&#8217;ın 1,2 kilometre kadar güneyinde inşa edilen proje mevcut üç köprünün ve arabalı feribotun trafik yüklerini paylaşarak İstanbul&#8217;a daha dengeli bir şehir içi ulaşımı sağlanması beklenmektedir. İstanbul&#8217;da Marmaray tüp geçidinden sonra ikinci deniz altı tünelidir. Tünelin geçiş ücreti iki yönlü alınmakla birlikte; 2022 yılı otomobiller için tek geçiş ücreti 05:00-23:59 saatleri arası ₺53,00 00:00-04.59 saatleri arası ₺26,50 , minibüsler için 05:00-23:59 saatleri arası ₺79,50 00:00-04.59 saatleri arası ₺39,75. Tünelin ismi için hükümet yetkilileri halk oylaması ile belirleneceği belirtilip, resmi adresinden 10 aralık tarihine kadar oylaması yapılması istenmiştir. Fakat 11 Aralık&#8217;ta yetkililer sitedeki oylama sonucunu açıklamayıp, konunun çarpıtıldığı gerekçesiyle paylaşmamışlardır. İsim değiştirilmeyerek aynı olarak &#8220;Avrasya Tüneli&#8221; adı altında 20 Aralık&#8217;ta tünelin açılışı yapılmıştır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Proje</h2>



<p>vrasya Tüneli Projesi (İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçişi Projesi), Asya ve Avrupa yakalarını, deniz tabanının altından geçen bir karayolu tüneli ile birbirine bağlıyor. İstanbul’da araç trafiğinin yoğun olduğu Kazlıçeşme-Göztepe hattında hizmet veren Avrasya Tüneli, toplam 14,6 kilometrelik bir güzergâhı kapsıyor.</p>



<p>Projenin 5,4 kilometrelik bölümü, deniz tabanı altına özel bir teknoloji ile inşa edilen iki katlı tünelden ve diğer metotlarla inşa edilen bağlantı tünellerinden oluşurken, Avrupa ve Asya yakalarında toplam 9,2 kilometrelik güzergâhta yol genişletme ve iyileştirme çalışmaları gerçekleştirildi. Sarayburnu-Kazlıçeşme ile Harem-Göztepe arasında yer alan yaklaşım yolları genişletilerek kavşak, araç alt geçitleri ve yaya üst geçitleri inşa edildi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tünel Özellikleri</h2>



<p>Tünel kazısını yapan ve ‘Yıldırım Bayezid’ adı verilen tünel açma makinesi (TBM); 33,3 kW/m2’lik kesici kafa gücü ile dünyada 1. sırada, 12 bar’lık tasarım basıncı ile 2. sırada ve 147,3 m2’lik kesici kafa alanı ile 6. sırada yer alıyor.</p>



<p>Sismik aktivitesi yüksek ‘Kuzey Anadolu Fayı’, Avrasya Tüneli güzergâhının 17 km yakınından geçiyor. Sismik aktivitelerden doğacak gerilme ve yer değiştirmeleri kabul edilebilir düzeye indirmek amacıyla tasarlanan iki sismik bileziğin (sismik mafsal/conta) Tüneldeki konumları özenle belirlendi. Yer değiştirme limitleri, kayma için ±50 mm, uzama/kısalma için ±75 mm olarak belirlenen sismik bilezikler, laboratuvarlarda test edilerek uygunluğu ve başarısı kanıtlandıktan sonra üretildi. Bilezikler, geometrik boyutları ve maruz kalacağı sismik aktivite seviyesi dikkate alındığında, TBM tünelcilik sektöründe bu özelliklere sahip ‘ilk’ uygulama oldu.</p>



<p>Deprem davranışı ile ilgili tasarımda, moment büyüklüğü Mw = 7,25 kabul edilmiş olup; Tünelin 500 yılda bir görülebilecek depreme karşı ‘servis şartları’ ve 2.500 yılda bir görülebilecek depreme karşı ise ‘güvenlik şartları’ bozulmaksızın davranabileceği ortaya konuldu. Tasarım aşamasında sismik bilezik konumlarının başarıyla saptandığı, Tünel inşaatı sırasında sürekli ölçülen ‘kesici kafa döndürme moment’ (tork) değerleriyle doğrulandı.</p>



<p>Tünelin kazı sürecinde 440 kesici disk, 85 keski ve 475 fırça değiştirildi. Kazı sırasında, sürekli değişen jeolojik şartlar nedeniyle 4 kez, ‘özel eğitimli dalgıçlar’ tarafından hiperbarik bakım-onarım operasyonu yapılması gerekti ve tümü başarıyla tamamlandı. Toplam 47 gün süre kaybına neden olan bu operasyonların biri, Tünelin yaklaşık en derin noktasına rastladı. 10,8 bar gibi bugüne kadar denenmemiş bir basınç ortamında yapılmak zorunda kalınan bu tamir-bakım operasyonunun başarıyla tamamlanması ile dünyada bir ‘ilk’ gerçekleştirildi ve kazının devamı sağlandı.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yap-İşlet-Devret Modeli</h2>



<p>T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü (AYGM), Avrasya Tüneli Projesi’nin tasarım, inşaat ve işletmesini gerçekleştirmesi için Yapı Merkezi ve SK E&amp;C firmalarının ortaklığı ile kurulan Avrasya Tüneli İşletme İnşaat ve Yatırım A.Ş.’yi (ATAŞ) görevlendirdi. İşletme süresinin tamamlanması ile Avrasya Tüneli kamuya devredilecek.</p>



<p>Yap-işlet-devret modeliyle 1 milyar 245 milyon dolarlık bir yatırımla 22 Aralık 2016&#8217;da hayata geçirildi.</p>



<p><strong>Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü bilgi notlarına göre</strong></p>



<ul class="wp-block-list"><li><strong>Yatırım süresi: </strong>55 ay (4 yıl 7 ay )</li><li><strong>İşletme süresi:</strong> 24 yıl 5 ay</li><li><strong>Sözleşmeye göre hizmete alma:</strong> Ağustos 2017</li><li><strong>Hedef: </strong>Aralık 2016</li><li><strong>Trafik garantisi: </strong>Yılda 25 milyon araç (günde 68.500 araç)</li><li><strong>Garanti üstü araç geçmesi durumunda kamu payı:</strong> %30</li></ul>



<p>Tünelden 2017 yılında 15.6 milyon, 2018 yılında ise 17,5 milyon araç geçti. En yüksek geçiş yapılan gün 13 Mayıs 2018 tarihi olan Anneler Gününde 65 bin 799 araçla gerçekleşti.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Karşılaşılan sorunlar</h2>



<p>1 Mart 2011&#8217;de Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi, projenin kamuyu zarara uğrattığı, imar planı olmadığı ve tahrip edeceği tarihi yapıların tespit edilmemiş olduğunu iddia ederek Koruma Kurulu&#8217;nun kararına karşı dava açmıştır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/avrasya-tuneli-nasil-yapildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tavuk Nasıl Üretilir?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/tavuk-nasil-uretilir/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/tavuk-nasil-uretilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Jun 2022 12:15:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=9616</guid>

					<description><![CDATA[Tavuk, sülüngiller familyasından evcilleştirilebilir bir kuş alt türüdür ve genelde çiftliklerde yetiştirilir. Hindistan&#8217;da Asya&#8217;nın güneydoğusundaki <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Yiyeceğin Serüveni | Tavuk | TRT Belgesel" width="840" height="473" src="https://www.youtube.com/embed/rHZNih1lVd8?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Tavuk, sülüngiller familyasından evcilleştirilebilir bir kuş alt türüdür ve genelde çiftliklerde yetiştirilir. Hindistan&#8217;da Asya&#8217;nın güneydoğusundaki kırmızı Hint kuşundan geldiğine inanılır.</p>



<p>2003 yılında 24 milyar nüfus ile, dünyada en fazla bulunan kuş türüdür. İnsanlara iki çeşit sık kullanılan besin kaynağı sunarlar: etleri ve yumurtaları. Tavuklar uçamayan kuşlardandır. Yumurta ile çoğalırlar. Akciğerleri ile nefes alan tavuklar, hepçil hayvanlardır.</p>



<p>Tavuklar hayatlarının farklı evrelerinde farklı isimler alırlar. Yeni doğmuş yavrularına civciv, genç ve gelişme çağında olanlara piliç, yumurtlama olgunluğuna henüz ulaşmamış, ergenlik öncesi dönemdeki dişiye yarka, cinsi olgunluğa ulaşmış ergin dişilere tavuk, ergin erkeklere horoz denir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tavuk ırkları</h2>



<p>Tavuklarda hayvanın dış görünümü, davranış ve verimlilik durumunu belirleyen, değişik coğrafyalarda evrimleşme sonucu gelişmiş değişik tavuk türleri bulunur. Bu ırklar, &#8220;saf&#8221; veya &#8220;melez&#8221; ırklar olarak sınıflandırılabilirler.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Saf ırklar</h4>



<p>Saf ırklarda anne ve babadan elde edilen yavrular ebeveynleri ile aynı verim ve biyolojik özellikleri gösterirler. Bunlar et ve yumurtası için tercih edilen kombineler ve sadece yumurtacı özellikleri ile öne çıkan et verimi düşük ırklar veya cüce süs tavuğu olarak kullanılan ırklar olabilir.</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Plymouth Rock, Rhode İsland Red, Sussex, Australorp, Bielefelder, Amrock, New Hampshire, Wyandotte, Brahma, Cochin, Langshan, Dorkinng, Orpington, Cornish, Leghorn (Ligorin), Minorca, Denizli ve Gerze (hacıkadın)</li></ul>



<h4 class="wp-block-heading">Melez ırklar</h4>



<p>Genetik yаpı bakımından birbirinden farklı ebeveyn hatların çiftleştirilmeleri ile elde edilen yüksek verimli, bir özelliği öne çıkan ve уaşama gücü yüksek döllere denir. Hibrit veya melez çeşitlerde yavruların kendi arasında çaprazlanmasıyla elde edilen yeni nesillerde 1. derece ebeveynlerinin değil, uzak ebeveynlerinin özellikleri ortaya çıkabilir.</p>



<p><strong>Yumurtacı hibritler:</strong> Kahverengi yumurtаcı hibritler beyaz yumurtacı hibritlere göre % 30 – 40 daha ağırdırlar. Koyu renk horoz ile açık renk tavuklar çiftleştirildiği zaman renkli yavrular dişi, açık olanlar ise horozdur.</p>



<p><strong>Etçi hibritler:</strong> Broiler tavuğu tavuk eti üretiminde kullanılırlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hayvancılıkta Tavuk</h2>



<p>Tavuk çiftliklerinde kümesler yüksek ve büyüktür (ortalama 10 000 et tavuğu ya da 4 000 yumurta tavuğu), oysa ilkel bir barınak ile önündeki gezinti alanından ibaret geleneksel kümeste; ancak elli kadar tavuk barınabilir. Aydınlatmanın cinsine (doğal ya da yapay ışık), yetiştirme tarzına (yerde ya da kafeslerde), havalandırmaya, ısıtma sistemine, beslenme sistemine göre çeşitli kümes tipleri vardır.</p>



<p>Et tavuğu (piliç) üretimi için başvurulan yerde yetiştirme, hayvan sıklığının çok yüksek olduğu (metrekareye 15 ila 18 piliç) yapılarda gerçekleştirilir. Isıtma ve havalandırma için, sıcaklık kışın 15 ila 18 derece arasında ve yazın 25 derecenin altında tutulur. Civcivler, kuluçkalıklar sayesinde tamamlayıcı bir ısıtmadan yararlanırlar. Yem dağıtımı gerek yemliklere elle dökülerek, gerek otomatik besleme zincirleri sayesinde mekanik olarak yapılır.</p>



<p>Yumurta tavukları için kafeste yetiştirme yerde yetiştirmenin yerine geçmiştir. Tavuk çiftliğinde, tavukların tek tek yerleştirildikleri bitişik tel örgülü kafeslerin üst üste konduğu 3 ya da 4 batarya bulunur. Kafeslerin tabanı yumurtaların oluklara yuvarlanmasını sağlayacak biçimde eğik yapılmıştır; oluklara düşen yumurtalar ya elle ya da hareketli bant ile otomatik olarak toplanır.</p>



<p>Karanlık denen kümeslerde aydınlatma yapay olduğundan pencere bulunmaz. Yumurta ve üretim tavuklarında ışık ritminin (gün boyunca aydınlık ve karanlık dönemlerin karşılıklı süreleri) kesin kontrolü gerektiğinden böyle bir sistem çok elverişlidir. Aydınlatmanın gün ışığı ile sağlandığı pencereli kümesler et hayvanı (piliç, hindi palazı, ördek palazı vb.) üretimi için daha elverişlidir.</p>



<p>Erysipelothrix insidiosa bakterisi tavuklarda en sık görülen depresyon ve uyuklama semptomlarının nedenidir. Bu bakteri alkalik topraklarda yıllarca yaşayabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/tavuk-nasil-uretilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>1915 Çanakkale Köprüsü Nasıl Yapıldı?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/1915-canakkale-koprusu-nasil-yapildi/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/1915-canakkale-koprusu-nasil-yapildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Jun 2022 12:29:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=9628</guid>

					<description><![CDATA[1915 Çanakkale Köprüsü, Türkiye&#8217;nin Çanakkale ilinin Lapseki ile Gelibolu ilçeleri arasında bulunan asma köprüdür. Çanakkale <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Türkiye&#039;nin Dev Yapıları | 1915 Çanakkale Köprüsü | TRT Belgesel" width="840" height="473" src="https://www.youtube.com/embed/uE_8EXZOX7c?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>1915 Çanakkale Köprüsü, Türkiye&#8217;nin Çanakkale ilinin Lapseki ile Gelibolu ilçeleri arasında bulunan asma köprüdür. Çanakkale Boğazı&#8217;nın ilk ve Marmara Bölgesi&#8217;nin beşinci asma köprüsüdür. Malkara-Çanakkale Otoyolu&#8217;nun bir parçası olan köprü, 18 Mart 2022&#8217;de hizmete girdi. 2.023 metre orta açıklık uzunluğu ile Japonya&#8217;daki Akashi Kaikyō Köprüsü&#8217;nü geçerek dünyanın en uzun orta açıklığına sahip asma köprüsü olmuştur.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tarihçe</h2>



<p>Çanakkale Boğazı&#8217;na köprü yapma düşüncesi ilk kez 1984-1989 yılları arasında ortaya atıldı. Daha sonra 1994&#8217;te tekrar gündeme gelen köprü projesi için 1995&#8217;te ihaleye çıkıldı. 18 yabancı firmanın katıldığı ihaleyi kazanan firma, projenin yapılabilir olmadığını belirterek projeden çekildi.</p>



<p>3 Mart 2016 tarihinde dönemin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, yeniden gündeme alınan köprünün adının &#8220;1915 Çanakkale Köprüsü&#8221; olacağını açıkladı. 26 Ocak 2017 tarihinde 1915 Çanakkale Köprüsü’nün ihalesini en kısa işletme süresini teklif eden Daelim (Güney Kore) – Limak – SK (Güney Kore) – Yapı Merkezi OGG kazandı. İhale sürecinin tamamlanmasıyla, köprünün temeli 18 Mart 2017 tarihinde Başbakan Binali Yıldırım, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ve Güney Kore Altyapı ve Ulaştırma Bakanı Ho-In Kang&#8217;ın da katıldığı törenle Lapseki&#8217;de atıldı. 16 Mayıs 2020&#8217;de köprünün kuleleri tamamlandı. Şubat 2022&#8217;de tamamlanan köprü, 18 Mart 2022&#8217;de trafiğe açılmıştır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tasarım</h2>



<p>Lastik tekerlekli araçların geçebildiği köprünün orta açıklığı 2.023 m, toplam uzunluğu 3.563 m&#8217;dir. Bu orta açıklık uzunluğu ile köprü, Japonya&#8217;daki Akashi Kaikyō Köprüsü&#8217;nü 32 metre geçerek &#8220;Dünyanın En Uzun Asma Köprüsü&#8221; unvanını aldı. Orta açıklığı cumhuriyetin 100. yılına atfen 2.023 metre olarak belirlenmiştir. Yan açıklıklar ve yaklaşım viyadüklerinin uzunluğu ile birlikte köprünün toplam uzunluğu 4.608 metredir. İki çelik kulesi olan köprünün kule yüksekliği 318 metredir. Kule yüksekliği ise, Osmanlı ordusunun Çanakkale Savaşı&#8217;nda 18 Mart 1915&#8217;te aldığı galibiyetine atıfla, üçüncü ayın on sekizinci günü anlamına gelecek şekilde, 3 ve 18 sayılarından oluşturulmuştur. Kulelerin üzerine Seyit Onbaşı&#8217;nın savaş sırasında tek başına kaldırdığı top mermilerini temsilen 16 metre uzunluğunda ve 78 ton ağırlığında mermi figürleri yerleştirilmiştir. Böylece köprünün toplam yüksekliği 334 metreye ulaşmış; köprü, dünyanın en yüksek kulelerine sahip asma köprüsü olmuştur. Kulelerde kullanılan kırmızı ve beyaz renkler, Türk bayrağına atfen seçilmiştir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Trafik</h2>



<p>Malkara-Çanakkale Otoyolu&#8217;nun bir parçası olan köprü, otoyol tamamen hizmete girdiğinde Silivri&#8217;deki O-3 ve O-7 ile Balıkesir&#8217;deki O-5 arasında bağlantı kurulmasını sağlayacaktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yapım maliyeti ve geçiş ücretleri</h2>



<p>Türkiye-Güney Kore ortaklığında yapılan 1915 Çanakkale Köprüsü&#8217;nün toplam maliyeti 2 milyar 545 milyon euro olarak açıklanmıştır. 2034 yılından itibaren köprü, devlete tamamıyla devredilecektir. Sözleşmede yüklenici firma ile geçiş ücreti eşdeğer araç başına 15 euro + %18 KDV olarak belirlenmiş, ancak köprü açılışında geçiş ücreti 200 Türk lirası olarak açıklanmıştır. </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/1915-canakkale-koprusu-nasil-yapildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boğaziçi Köprüsü Nasıl Yapıldı?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/bogazici-koprusu-nasil-yapildi/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/bogazici-koprusu-nasil-yapildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Oct 2012 14:26:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=3005</guid>

					<description><![CDATA[Boğaziçi Köprüsü, Karadeniz ile Marmara Denizi&#8217;ni birbirine bağlayan İstanbul Boğazı üzerinde yer alan iki asma <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-dailymotion wp-block-embed-dailymotion wp-embed-aspect-4-3 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Boğaziçi Köprüsü Nasıl Yapıldı? | NasılYapılır.Net |" frameborder="0" width="840" height="630" src="https://www.dailymotion.com/embed/video/xuks7q?pubtool=oembed" allowfullscreen allow="autoplay"></iframe>
</div></figure>



<p>Boğaziçi Köprüsü, Karadeniz ile Marmara Denizi&#8217;ni birbirine bağlayan İstanbul Boğazı üzerinde yer alan iki asma köprüden biridir. Köprünün ayakları Avrupa Yakası&#8217;nda Ortaköy, Anadolu Yakası&#8217;nda Beylerbeyi semtlerindedir.</p>



<p>İstanbul Boğazı üzerine yapılan ilk köprü olmasına atfen halk arasında Birinci Köprü olarak da adlandırılan Boğaziçi Köprüsü, sonra yapılan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve şehirhatları vapurlarıyla birlikte kentin iki yakası arasında ulaşımı sağlar. 20 Şubat 1970 tarihinde yapımına başlanan köprü, 30 Ekim 1973 tarihinde saat 12.00&#8217;de, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin kuruluşunun 50. yıldönümü şerefine devlet töreniyle hizmete açıldı. Yapımı tamamlandığında dünyanın en uzun dördüncü asma köprüsüyken, 2010 yılı itibarıyla on sekizinci sırada bulunmaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">İlk Köprü Önerileri</h2>



<p>Avrupa ve Asya kıtalarını ayıran Boğaz&#8217;dan karşıdan karşıya kolayca geçebilme fikri yüzyıllar boyunca çekiciliğini korudu. İskit seferine çıkan Pers Kralı Darius&#8217;un 80 bin kişilik ordusu, gemilerin yan yana getirilmesiyle oluşturulan yüzer köprü ile Trakya&#8217;ya geçti.</p>



<p>Mühendisler, Boğaz&#8217;ın bir köprüyle geçilmesi konusunda zaman zaman değişik projeler üretse de bunlar tasarı halinde kaldı. Örnek olarak 1940 yılında Nuri Demirağ&#8217;ın girişimiyle Türk mühendisler ve Amerikalı uzmanlar tarafından boğaz köprüsü projelendirilmiş ve bu işe talip olunmuştur ama o zamanki iktidar tarafından &#8220;boğaza köprü olmaz, yıkılır&#8221; diye bu teklif rededilmiştir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yapım Süreci</h2>



<p>20. yüzyıl&#8217;ın ikinci yarısında İstanbul&#8217;un hızla gelişmesi ve Avrupa-Asya arasındaki trafiğin artışı Boğaz&#8217;a köprü yapılmasını zorunlu hale getirdi. T.C. Karayolları İdaresinden, Boğaz&#8217;da köprü geçişinin 9 yerden mümkün olduğu raporunu alan dönemin Demokrat Parti&#8217;li Başvekili Adnan Menderes 25 Mayıs 1960&#8217;da teknik mühendislik (fizibilite çalışması, tasarım, inşaat kontrollüğü ve garanti süresince verilecek danışmanlık) hizmetleri için Türk-İngiliz ortak girişimi ile sözleşme imzaladı. Birkaç gün sonra meydana gelen 27 Mayıs Darbesi dolayısıyla bu projenin gerçekleşmesi ancak 1965 yılında Adalet Partisi&#8217;nin tek başına iktidara gelmesinden sonra olabildi.</p>



<p>1967&#8217;de konuda uzmanlaşmış dört mühendislik firmasından yeni bir proje hazırlamaları istendi ve en uygun öneriyi yapan BOTEK Boğaziçi Teknik Müşavirlik A.Ş. ve Freeman Fox and Partners ortaklığıyla 1968&#8217;de anlaşma imzalandı. İnşaatı gerçekleştirecek firmayı seçmek için açılan ihaleyi de Hochtief AG adlı Alman ve Cleveland Bridge and Engineering Company adlı İngiliz firmalarının oluşturduğu konsorsiyum kazandı. Köprünün inşaatına 1970 yılında başlandı. Anlaşmaya göre inşaatın maliyeti 21.774.283 ABD Doları&#8217;dır. İnşaat üç yılda tamamlanmış ve 29 Ekim 1973&#8217;te, Cumhuriyetin ilanı&#8217;nın 50. yıldönümünde hizmete açılmıştır.</p>



<p>Avrupa ve Asya ile sabit bağlantı olarak Türkiye ulaşım ağının çok önemli bir halkasını oluşturan köprüde, o dönemden bugüne trafik artışı beklenenin çok üstünde gerçekleşti. Köprünün ilk hizmete açıldığı yıl günlük ortalama araç geçişi 32 bin iken 1987&#8217;de bu sayı 130 bine, 2004 yılında ise 180 bine çıktı. Boğaziçi Köprüsü 1978&#8217;den beri yaya trafiğine kapalıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/bogazici-koprusu-nasil-yapildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Telefonun Gelişimi</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/telefonun-gelisimi/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/telefonun-gelisimi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Sep 2012 10:17:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=2166</guid>

					<description><![CDATA[Cep telefonu, kolayca taşınabilen, geniş kapsama alanlı, kablosuz telefon sistemini kullanan bir iletişim ve multimedya <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-dailymotion wp-block-embed-dailymotion"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Telefonun Gelişimi | NasılYapılır.Net |" frameborder="0" width="840" height="687" src="https://www.dailymotion.com/embed/video/xteavt?pubtool=oembed" allowfullscreen allow="autoplay"></iframe>
</div></figure>



<p>Cep telefonu, kolayca taşınabilen, geniş kapsama alanlı, kablosuz telefon sistemini kullanan bir iletişim ve multimedya aygıtı.</p>



<p>Cep telefonu ile sağlanan hizmetler, telefon modeline ve servis sağlayıcıya göre değişmekle beraber en yaygın olarak kullanılanları, sesli görüşme ve kısa mesaj hizmetidir. Sesli ve yazılı görüşmenin yanı sıra görüntülü görüşme, görüntülü mesaj, müzikçalar, video oyunları, internet, veri transferi ve hatta ofis uygulamaları gibi tüm diğer bilgisayar işlevlerini kullanıcısına ulaştırabilir.</p>



<p>Cep telefonları internet ve telefon bankacılığı hizmetlerindede kullanılabilir. Paypal gibi çevrimiçi hesapları kullanarak, sms aracılığıyla, satın alınan mal ve hizmetlerin ücretlerinin ödenmesi amacıyla kullanılabilir. Türkiye&#8217;de ilk cep telefonu görüşmesi 23 Şubat 1994 günü gerçekleştirilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/telefonun-gelisimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anıtkabir Belgeseli</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/anitkabir-belgeseli/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/anitkabir-belgeseli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Sep 2012 10:12:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=1448</guid>

					<description><![CDATA[Anıtkabir, Türk Kurtuluş Savaşı&#8217;nın ve inkılaplarının önderi ve Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün, <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="ANITKABİR BELGESELİ" width="840" height="473" src="https://www.youtube.com/embed/pnjOsS2AfjU?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Anıtkabir, Türk Kurtuluş Savaşı&#8217;nın ve inkılaplarının önderi ve Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün, Ankara Anıttepe&#8217;de (eski adıyla Rasattepe) bulunan anıt mezarıdır. Ayrıca dördüncü cumhurbaşkanı Cemal Gürsel de 1966 yılında devrim şehitleri bölümüne defnedilmiştir (6 Kasım 1981 tarihli Devlet Mezarlığı Kanunu 1.madde 2.fıkra gereğince, 27 Ağustos 1988&#8217;de çıkartıldı). 1973&#8217;den beri İsmet İnönü&#8217;nün kabri de Anıtkabir&#8217;dedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Mimari Özellikleri</h2>



<p>Anıtkabir Projesi&#8217;nde mozolenin kolonat üstünde yükselen tonoz bir bölüm bulunmaktaydı. 4 Aralık 1951 tarihinde hükümet, projenin mimarlarına Şeref Holü&#8217;nün 28 metrelik yüksekliğinin azaltılması ile yapının daha çabuk bitirilmesinin mümkün olup olmadığını sordu. Mimarlar yaptıkları çalışmalar sonucu Şeref Holü&#8217;nü taş bir tonoz yerine, betonarme bir tavan ile örtmenin mümkün olduğunu bildirdiler. Böylece tonoz yapının zemine vereceği ağırlık ve bunun doğuracağı teknik sıkıntılar da ortadan kalkıyordu.</p>



<p>Anıtkabir&#8217;in yapımında, beton üzerine dış kaplama malzemesi olarak kolay işlenebilen gözenekli, çeşitli renklerde traverten, mozole içi kaplamalarında ise mermer kullanılmıştır.</p>



<p>Heykel grupları, aslan heykelleri ve mozole kolonlarında kullanılan beyaz travertenler Kayseri Pınarbaşı ilçesi&#8217;nden, kulenin iç duvarlarında kullanılan beyaz travertenler ise Polatlı ve Malıköy&#8217;den getirilmiştir. Kayseri Boğazköprü mevkiinden getirilen siyah ve kırmızı travertenler tören meydanı ve kulelerin zemin döşemelerinde, Karabük Eskipazar&#8217;dan getirilen sarı travertenler zafer kabartmaları, şeref holü dış, duvarları ve tören meydanını çevreleyen kolonların yapımında kullanılmıştır.</p>



<p>Şeref holünün zemininde kullanılan krem, kırmızı ve siyah mermerler Çanakkale, Hatay ve Adana&#8217;dan, şeref holü iç yan duvarlarında kullanılan kaplan postu Afyon&#8217;dan, yeşil renk mermer Bilecik&#8217;ten getirilmiştir. 40 ton ağırlığındaki yekpare lâhit taşı Osmaniye&#8217;den, lahitin yan duvarlarını kaplayan beyaz mermer ise Afyon&#8217;dan getirilmiştir.</p>



<p>Anıtkabir&#8217;in genel mimarisi Türk mimarlığında 1940-1950 yılları arasındaki &#8220;II. Ulusal Mimarlık Dönemi&#8221; olarak adlandırılan dönemin özelliklerini yansıtır. Bu dönemde daha çok anıtsal yönü ağır basan, simetriye önem veren, kesme taş malzemenin kullanıldığı binalar yapılmıştır, Anıtkabir de bu özelliklere uymaktadır. İlk projede mozole iki katlı olara tasarlanmış, ancak ekonomik nedenlerle ikinci katın yapımından vazgeçilmiştir.</p>



<p>Bu dönem özellikleri ile birlikte Anıtkabir&#8217;de Selçuklu ve Osmanlı mimari özelliklerine ve süsleme öğelerine sıkça rastlanır, örneğin dış cephelerde, duvarların çatı ile birleştiği yerde kuleleri dört yandan saran Selçuklu taş işçiliğinde testere dişi olarak adlandırılan bordür bulunmaktadır. Ayrıca Anıtkabir&#8217;in bazı yerlerinde (Mehmetçik Kulesi, Müze Müdürlüğü) kullanılan çarkıfelek ve rozet denilen taş süslemeler Selçuklu ve Osmanlı sanatında da göze çarpmaktadır.</p>



<p>Bütün bu özellikleriyle yapıldığı dönemin en iyi mimari örneklerinden biri olan Anıtkabir yaklaşık 750.000 m² lik bir alanı kaplamakta olup, Barış Parkı ve Anıt Bloku olarak iki kısma ayrılır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/anitkabir-belgeseli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem Nasıl Oluşur?</title>
		<link>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/deprem-nasil-olusur/</link>
					<comments>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/deprem-nasil-olusur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Aug 2012 08:13:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Belgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/?p=1715</guid>

					<description><![CDATA[Deprem, (yer sarsıntısı, zelzele) yer kabuğunda beklenmedik bir anda ortaya çıkan enerji sonucunda meydana gelen <span class="more-text">&#8230;</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-4-3 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Deprem Nasıl Oluşur?" width="840" height="630" src="https://www.youtube.com/embed/-bOSxsdNQxM?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>


<p>Deprem, (yer sarsıntısı, zelzele) yer kabuğunda beklenmedik bir anda ortaya çıkan enerji sonucunda meydana gelen sismik dalgalanmalar ve bu dalgaların yeryüzünü sarsması olayıdır. Sismik aktivite ile kastedilen meydana geldiği alandaki depremin frekansı, türü ve büyüklüğüdür. Depremler Sismometre ile ölçülür. Bu olayları inceleyen bilim dalına da Sismoloji denir. Depremin şiddeti Moment magnitüd ölçeği (ya da eskiden kullanımda olan Richter ölçeği) ile belirlenir. Bu ölçeğe göre 3 ve altı şiddetteki depremler genelde hissedilmezken 7 ve üstü şiddetteki depremler yıkıcı olabilir. Sarsıntının şiddeti Mercalli şiddet ölçeği ile ölçülür. Depremin meydana geldiği noktanın derinliği de yıkım kuvvetine etkilidir ve yer yüzüne yakın noktada gerçekleşen depremler daha çok hasar vermektedir.</p>
<p>Dünya yüzeyinde gerçekleşen depremler kendilerini bazen sallantı bazen de yer değiştirme şeklinde göstermektedir. Bazen yeryüzüne yakın bir noktada güçlü bir deprem gerçekleştiğinde tsunamiye sebep olabilir. Bu sarsıntılar ayrıca toprak kayması ve volkanik aktiviteleri de tetikleyebilir.</p>
<p>Genel olarak deprem sözcüğü herhangi bir sismik olayın -Doğal bir fenomen olarak gerçekleşmiş veya insanların sebebiyet verdiği- ürettiği sismik dalgaları adlandırmak için kullanılır. Depremler genellikle kırıkların (fay hatları) çatlamasıyla oluşur. Bunun yanı sıra volkanik faaliyetler, toprak kaymaları, mayın patlamaları veya nükleer testler sonucunda da gerçekleşebilir.</p>
<p>Yeryüzünde ölçülmüş en büyük deprem, 22 Mayıs 1960 tarihinde Şilinin Cañete kentinde meydana gelen 9.5 büyüklüğündeki depremdir. Enerji boşalımı olarak bakıldığında ise bir sonraki en büyük deprem 9.2 ile 27 Mart 1964 tarihinde Alaskada gerçekleşmiştir.</p>
<p>Yeryüzünde ölçülmüş en büyük 10 depremin tamamı 8.5 ve üstü büyüklükteyken buna paralel olarak en çok can kaybına sebebiyet vermiş depremlerden biri de bunlar dışında 2004 yılında Hint Okyanusunda meydana gelen depremdir.</p>
<p>Depremlerin en önemli sonucu insanların hayatını kaybetmesidir. Güçlü bir deprem gerçekleştiğinde okyanus kıyısında bulunan ve pek çok insanın yaşadığı bölgeler önemli risk oluşturmaktadır. Bu depreme bağlı olarak tsunami meydana gelebilmekte ve binlerce kilometre uzaklıktaki bölgeleri bile etkileyebilmektedir. Tehlike altındaki diğer insanlar depremlerin nadir ancak kuvvetli görüldüğü yerlerde, depreme önem vermeyen fakir bölgelerde ve kontrolsüz inşa edilmiş yapılarda yaşayan insanlardır.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.xn--naslyaplr-xpbeb.net/deprem-nasil-olusur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
