Basketbol Nasıl Oynanır?

Oyun içerisinde sürekli değişen oyun stratejileri ve sürekli artan skoru ile hem izlemesi hem de oynaması oldukça keyifli bir spor olan , en dinamik sporlar içerisinde yer alır. Her sporda olduğu gibi oynamanın da bazı kuralları vardır.

Basketbol bir salon sporudur ve temel salon basketboluna göre şekillenmiştir. Basketbol oynamak için öncelikle nizami bir basketbol sahasına ihtiyaç vardır. 28×15 metre ebatlarında, dikdörtgen şeklinde olan basketbol sahası, uzun kenarlarının tam ortasından ikiye bölünmüştür. Her bölümde kısa kenarın tam ortasında birer adet pota bulunur ve oyun sırasında top pota üzerindeki çemberden geçirilmeye çalışılır. Potanın altından başlayarak, saha ortasına doğru ise boyalı alan bulunur. Pota merkezde kalacak şekilde boyalı alanın dışından çizilmiş olan yarım çember ise 3 sayı çizgisi olarak adlandırılır.

Basketbol oyunu her biri 5 kişiden oluşan 2 takım ile oynanır. Ayrıca her takımda 7 adet yedek oyuncu bulunur. Basketbol oyunu her iki takımdan belirlenen birer kişinin ortasından, hakemin topu havaya atması ile başlar. Top havaya atıldıktan sonra bu oyuncular sıçrayarak topu kendi takım arkadaşlarına ulaştırmaya çalışırlar.


Basketbolda her takım, rakip sahadaki potaya hücum eder. Basketbol oyununda topla ilerleme, topun sürekli olarak zeminde sektirilmesi şeklinde olur. Top tutulduğu zaman ise oyuncu ancak yere en son basan ayağını yerden kaldırarak hareket edebilir, etrafında dönebilir. Bu durumda yerde sabit olan ayak, pivot ayak olarak adlandırılır. Eğer oyuncu hareketli iken topu tutarsa, bu durumda topu tuttuktan sonra en fazla iki adım atabilir ve ikinci adımdan sonra ya takım arkadaşına pas vermeli ya da topu potaya atmalıdır. Eğer oyuncu pivot ayağını kaldırırsa ya da topla iki adımdan fazla atarsa bu durum hatalı yürüme olarak adlandırılır ve top rakibe geçer. Topun potaya atılması ise temel olarak şut ve turnike olmak üzere iki şekilde olur. Eğer oyuncu hareket halinde iken topu tutup, iki adım atarak potaya bırakırsa bu turnikedir. Ancak oyuncu herhangi bir anda topu tutup sıçrayarak atış yaparsa şut olur.

Yapılan atışlardan çemberden geçenler sayı olarak değerlendirilir ve sayıyı yapan takımın hanesine yazılır. 3 sayı çizgisi ile pota arasındaki alandan yapılan atışlar sayı olduğunda 2 sayı, 3 sayı çizgisine basılmayarak çizgi gerisinden yapılan atışlarda ise 3 sayı takım hanesine yazılır.

Basketbolda Süre
Basketbol, her biri 10 dakikadan oluşan 4 periyottan oluşur. Her takım, her bir periyotta en fazla 4 faul yapabilir. 5. faulden itibaren her faul için boyalı alanda bulunan serbest atış çizgisinden oyuncular 2 adet atış kullanır. Bu atışlar basket olduğunda, her atış için takım hanesine 1 puan yazılır. Ancak hücum oyuncusu atış yaparken yapılan faullerde, eğer oyuncu 3 sayılık atış yaparken faul yapılmışsa 3 atış, eğer oyuncu 2 sayılık atış yaparken faul yapılmışsa da 2 atış yapılır. Her oyuncunun 5 faul yapma hakkı vardır ve 5. faulünü yapan oyuncu diskalifiye olarak oyunda bir daha yer alamaz. Basketbolda oyuncu değiştirme sınırı bulunmamaktadır.

Bir takım 24 saniye içerisinde hücumu sonlandırmalı ve bu süre içerisinde atış yaparak topun çembere temas etmesini sağlamalıdır. Top çembere temas ettikten sonra 24 saniye yenilenir. Takımlar aynı zamanda hücum ederken 8 saniye içerisinde topu rakip sahaya geçirmelidirler. Rakip sahaya geçirilen top, hücum eden takım tarafından tekrar kendi sahalarına geçirilemez, bu durumda top rakip takıma geçer. Oyuncular hem kendi, hem de rakip sahadaki boyalı alan içerisinde 3 saniyeden fazla duramazlar.

Basketbolda oyuncuların savunma ve hücum sırasında rakibe yapmış oldukları kural dışı temaslar faul olarak adlandırılır. Basketbolda ayrıca sportmenlik dışı faul de bulunur. Sportmenlik dışı faul yapıldığında eğer önce serbest atış kullanılır, daha sonra atış kullanan takım oyuna başlar.

Oyun sonunda daha fazla sayı atmış olan takım oyunu kazanmış olur. Puanlama sistemine göre yapılan müsabakalarda galip takım 2 puan, mağlup takım da 1 puan alır. Basketbol müsabakaları berabere bitmez. Beraberlik halinde 5 dakikalık uzatma periyotları oynanır.

Oyun Kuralları

  • Basketbol müsabakaları üç hakem tarafından yönetilir. Misafir takım sahayı seçme hakkına sahiptir. 2. devreden sonra saha değişimi yapılır. Oyun, orta saha çizgisinde her takımdan birer oyuncu arasında yapılan hava atışı ile başlar. Hava atışına çıkan oyuncular, topu tek elleri ile takım arkadaşlarına kazandırma hedefini taşır.
  • Oyun, 10’ar dakikalık dört periyottan oluşur. Beraberlik durumunda uzatma periyodu oynanır. Her takım ilk üç periyotta ve uzatma periyodunda 1’er dakikalık bir, dördüncü periyotta iki mola hakkına sahiptir. İkinci ile üçüncü periyot arasında 15 dakikalık devre arası verilir. Diğer periyotlar arası 2 dakika ara verilir.
  • Hücum eden takım, kendi sahasını 8 saniye içinde terk etmek, 24 saniye içinde de hücumunu tamamlamak zorundadır, aksi halde top kullanma hakkı rakip takıma geçer.
  • Oyuncu topla birlikte, top sürme, pas atma, şut atma aktivitelerini yapma hakkına sahiptir. Bir oyuncu top sürerken, topu eline alarak durdurursa, tekrar top sürme şansına sahip değildir; topu istediği yöne ve kişiye pas ya da şut atmak zorundadır.
  • Her takım 5 kişiden oluşur ve takımların sınırsız oyuncu değişikliği hakkı vardır. Eğer faul hakkını doldurmamışsa, her çıkan oyuncu tekrar oyuna dahil olabilir.
  • Eğer bir oyuncu normal faul veya iki tane sportmenlik veya teknik faulle oyun dışında kalırsa, tekrar o maç için oyuna dahil olamaz. Her oyuncunun bireysel olarak yaptığı faul sayısının toplamı, takım faullerini de belirler. Bir periyotta toplamda dört takım faulüne ulaşan takımın daha sonra yaptığı her faul, karşı takıma serbest atış kullanma hakkı kazandırır. Avrupa’da faul hakkı 5, NBA’de 6’dır. Çeşitli kuruluşların kendi kuralları ile faul hakkı değişebilir (Örneğin Türkiye minikler kategorisinde oyuncuların faul hakkı 4’tür).
  • Hakem tarafından durdurulmadıkça, top potadan veya çemberden dönerse oyun devam eder. Ayrıca, oyuncu sahayı belirleyen çizgilerin dışına temas etmedikçe, top oyun çizgilerinin dışına değmeden havadan saha çizgisinin dışına çıksa dahi, oyuncu topu içeri çevirebilirse de oyun devam eder.
  • Her sayı atışından sonra veya hakemin düdüğü çalmasının ardından, oyun ve oyun zamanı durur. Sayı yiyen takımın pota gerisindeki çizgi arkasından topu oyuna sokması ile hem zaman hem de oyun tekrar başlar. Oyun içindeki diğer durumlara göre, hakemin gösterdiği yerlerden, top oyuna sokulur.
  • Üç sayı çizgisi içinden yapılan her başarılı atış iki sayı, üç sayı çizgisi gerisinden yapılan her başarılı atış üç sayı olarak değerlendirilir. Faullerden veya kural ihlallerinden dolayı kazanılan başarılı serbest atışlar bir sayı olarak değerlendirilir.
  • Oyuncular iki durumda cezalandırılır:
  • Bireysel kural ihlalleri,
  • Faul yapılan durumlar.
  • Kural ihlali veya hatası (hatalı yürüme, topun çizgi dışına çıkması, hücum oyuncusunun üç saniyeden fazla potanın dibindeki bölüm içinde durması v.b) top kullanma hakkını karşı takıma verir. Yapılan bireysel fauller (itme, çekme, vurma, tutma v.b) ise oyuncunun faul cezası almasını sağladığı gibi faulün yapıldığı yer göz önünde bulundurularak, rakip topu yandan oyuna sokar ya da serbest atış yapma hakkı kazanır.
  • Serbest atış hakkı adedi, faulün yapıldığı zaman, yer ve çeşidine göre değişir. İki sayılık şut atışı sırasında faul yapılmış ve atış sayı olmamışsa atışı yapan takıma iki serbest atış hakkı verilir. Üç sayılık şut atışı sırasında faul yapılmış ve atış sayı olmamışsa atışı yapan takıma üç serbest atış hakkı verilir. Eğer atış sayı olmuşsa, bir serbest atış hakkı verilir ve atılan basket geçerli olur. Bir takım, bir devredeki “takım faul” sınırını geçmiş ve atış sahası dışında faul yapmışsa, faul yapılan oyuncuya iki serbest atış hakkı verilir. Teknik faullerde (oyunu geciktirme, centilmenlik dışı davranışlar, hakeme itiraz, izinsiz oyuna girme v.b.) iki serbest atış hakkı verilir. Faul eğer sert bir müdahale ile gerçekleşmişse hakem oyuncuyu oyundan atma cezası verebilir.

Tarihçe

1891 yılındaki Springfield Koleji’ndeki ilk basketbol sahası. Duvara monte edilen pota bir şeftali sepetidir.
Basketbol, ABD’nin Massachusetts eyaletinde, Springfield Genç Hristiyan Erkekler Birliği Eğitim Okulunda beden eğitimi öğretmeni olan Kanadalı Dr. James Naismith tarafından 1891’de icat edilmiştir. Atlet ve beyzbolculara kış antrenmanı yaptırmak amacıyla geliştirilen bu oyunda amaç, tahtadan yapılmış altı kapalı şeftali sepetlerine futbol topunun sokulmasıydı. Sepet yaklaşık 3 metre yükseklikte duvara monte ediliyordu ve her sayıdan sonra top sepetten elle çıkarılıyordu. Zamanla sepetin altı çıkarıldı ve sayı olan ancak sepete takılan toplar bir değnekle itilerek çıkarılmaya başlandı.

Güney Amerika’da yerleşik Mayas Kabilesi ile ilgili günümüze gelen kalıntılardan edinilen bilgilere göre, bu sportif kabilede basketbol biraz daha farklı tarzda veya daha çok fiziki güce dayalı oynandığı söylenebilir. Bugünkü Basketbol oyun alanının en az 5 misli büyüklükte bir sahada mermerden yapılmış duvarlar üzerine yerden yaklaşık 4 metre yüksekliğe yere paralel değil, dik olarak sabitlenmiş ve yarım metre çapındaki çemberlerle oynanan ”Tlahiotenieé” oyunu bugünkü basketbol sporundan daha zor şartları içinde barındırıyormuş. James Naismith’in basketbolu Tlahiotenieé oyundan esinlenerek yaptığı düşünülür.

Basketbol ilk olarak 7 kişilik iki takım arasında 20’şer dakikalık üç devre üzerinden oynanmıştır. Dr. Naismitih bu oyuna “sepet topu” anlamına gelen “Basket Ball” adını verdi.

Basketbolun ünü, bulunmasından kısa bir süre sonra ortaya çıktığı okulu aşarak bütün okullara, üniversitelere ve hatta semtlerde bulunan jimnastik salonlarına kadar yayılmıştır. Gençlerde bu spora karşı uyanan istek ve heyecanda kulüpleri basketbol şubeleri açıp takımlar kurmaya zorlamış ve böylece basketbol, Amerika’nın en popüler ulusal oyunu haline gelmiştir.

Basketbolun Avrupa’daki ilk denemesi, 1893 yılında Paris’in Trevise sokağındaki eski bir jimnastik salonunda yapılmıştır. Daha sonraları, özellikle I. Dünya Savaşı sırasında, basketbolun Avrupa’da yayılmasında Amerikalı askerlerin büyük etkisi olmuştur. Hızla gelişme gösteren basketbol böylece Avrupa’da en gözde sporlar arasında yerini almıştır. Amerika, 1897 yılında erkeklerde, ardından 1900 yılında kadınlar arasında ilk millî basketbol şampiyonalarını düzenleyerek, bu sporu ülke çapında popüler hale getirmiştir. Amerikalılar millî spor olarak benimsedikleri basketbolu, 1904 Yaz Olimpiyatları’nda kulüp takımları arasında maçlar düzenleyerek, Olimpiyat Oyunları’na katılan tüm ülkelere tanıtmışlardır. 1905 yılında dünyanın en büyük spor salonlarından Madison Square Garden, kapılarını basketbola açmıştır.

Uzak Doğu’da da 1913 yılından itibaren karşılaşmalar yapılmaya başlanmıştır. Böylece bu oyun birkaç yıl içinde Kanada, Fransa, Birleşik Krallık, Avustralya, Çin ve Hindistan başta olmak üzere, tüm dünya ülkelerine hızla yayılmış, özellikle büyük kentlerdeki geniş spor alanlarında yapılan üniversiteler arası karşılaşmalar, basketbolun seyirlik spor olarak yayılmasında önemli katkılar sağlamıştır. Uluslararası Amatör Basketbol Federasyonu, uluslararası karşılaşmaları yönetmek amacıyla, 20 Haziran 1932’de İsviçre’nin Cenevre şehrinde İsviçre, Yunanistan, İtalya, Portekiz, Arjantin, Romanya ve Çekoslovakya basketbol federasyonlarının iş birliği ile oluşturulmuştur. FIBA her dört yılda bir, Olimpiyat Oyunları’nın düzenlendiği şehirde toplanarak, basketbolu daha çekici hale getirmek için gerekli kural değişikliklerini yapmaktadır.

Avrupa Basketbol Şampiyonası, 1935 yılında başlamış olup, 2 yılda bir düzenlenmektedir. Amatör bir spor dalı olarak basketbol, ilk kez 1936’da Berlin’de düzenlenen Olimpiyat Oyunları’na dahil edilmiştir. 1951 yılında başlayan Erkekler Dünya Şampiyonası’nı 1953’te Kadınlar Dünya Şampiyonası izlemiş, Olimpiyat Oyunları’na basketbol dalında kadınlar ilk kez 1976’da katılmışlardır. Avrupa Ligi ise 1995-96 sezonunda başlamıştır.